inşaat sektörü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
inşaat sektörü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Şubat 2013 Çarşamba
Konut Sektöründe Müzik Durmak Üzere Kendinize Bir Sandalye Kapın!
Gazetelere yavaş yavaş yansımaya başlayan, batan inşaat şirketleri haberleri dikkatinizi çekmiştir. Eskiden medyada bu tarz haberler göremezdiniz, zira inşaat sektörü en fazla reklam veren sektörlerden biridir ve basın bindiği dalı kesmekten hoşlanmaz. Peki ne oldu da şimdi bu haberleri duymaya başladınız? Çünkü artık mızrak çuvala sığmıyor. Özellikle Esenyurt bölgesinde ortaya çıkan imar anlaşmazlığında Büyükşehir ve Esenyurt Belediyeleri aynı partiye mensup oldukları halde anlaşamadılar ve 20-25.000 kişinin satın almış olduğu konutlar bir anda kaçak durumuna düşmüş oldu. Bu gelişme bölgedeki müteahitlerden başlamak üzere sıkıntının yayılmasına neden oldu.
Aslında perşembenin gelişi çarşambadan belliydi tabiki; son iki yıldır sesimiz yettiğince inşaat sektörünün bir çöküşe doğru gittiğini ifade etmeye çalışıyorduk ancak sektörün duayen şirketleri bizi vesvese ile suçladılar. Bugün gelinen noktada İMKON gibi sektör dernekleri bile maketten satışın terbiye edilmesi gerektiğini aksi halde bir çöküşün yaklaştığını dillendirmeye başladılar. Ortada bir problem olduğu çok açık. Esenyurt müteahitlerinin “biz ne yapalım, projenin ortasında imar koşullarını değiştirdiler” söylemi teknik olarak doğru olsa da asıl problem müteahitlerin aşırı kar hırsıyla ve sermayesiz şekilde çok yüksek taahütlerin altına girmesi ve tek güvendikleri noktanın maketten yapılacak satışlar olmasıdır.
Bu işin bir suçlusu da bankalardır; doğrudan inşaat şirketlerine proje kredisi vermeyi reddeden bankalar, maketten ev alan tüketiciye konut kredisi açarak bir anlamda tek bir şirket yerine binlerce bireysel müşteriye riski aktarmayı tercih etmiştir, tabi ki oldukça yüksek faizlerle. Sonuçta Türkiye’de dünyada olmayan bir garabet sistem oluşmuştur. Ortada hiçbir şey olmadan alıcı bankadan konut kredisi kullanmakta, tüm malı mülkü ile bankaya sorumlu olmakta, kullandığı kredinin tamamını müteahite daha temel atılmadan kuzu kuzu ödemektedir. Yani müteahitler riskini alıcıya taşıttıkları konut kredilerini inşaat kredisi gibi kullanmaktadır. Herhangi bir olumsuz durumda (Esenyurt’da olduğu gibi) maddi gücü olmayan müteahitlerin projeleri nasıl tamamlayacakları belirsizdir. Dahası bakalım bankalar müteselsilen sorumlu oldukları bu projeleri (tüketici kanunun uyarınca bankalar krediverdikleri projelerin tesliminden sorumludur) nasıl tamamlayabileceklerdir? Zira herbir alıcıya krediyi aynı banka açmamıştır, hatta bazı alıcılar tamamen peşin konutun parasını ödemişlerdir ve bu paralar şimdi buharlaşmıştır. Bu durumda muhtemelen bankalar projeleri tamamlamak yerine açtıkları kredileri kapatmayı tercih edeceklerdir. Beklentim odur ki tamamlanmayan projeler nedeniyle yakında bankalar aleyhine bir sürü dava açılacaktır.
Bugün aklı başında müteahitler ve dernekler bu sistemin risklerinin artık ayyuka çıktığını ifade etmekte beis görmüyorlar. Henüz tüm sektörü saran bir fırtınadan söz edilemez, zira Türkiye’de borçluluk oranları halen çok yüksek değil, aile dayanışması çok kuvvetli ve hak arama kavramı çok gelişmiş değil. İnsanlar banker krizinden bile risk kavramını öğrenememiş durumda. En kötü biraz bekleriz diyorlar; ne de olsa kooperatif sisteminde yıllarca bekledikleri hala hafızalarında taze. En kötüsü sektörün içindekilerin,” alıcılar maketten çok düşük fiyatlarla konut alıyor ve prim kazanıyor, bu getiri aldıkları riskin karşılığı” demeleri, zira bu argüman profesyonel yatırımcılara karşı kullanılabilir ancak sektörün sanki garantiymiş gibi insanları alıştırdığı primlendirme sisteminin sürdürülmesi mümkün değil. İkinci ele çıktığında projelerin fiyatları hemen gerçekte olması gereken yerlere oturuyor. Bu da yatırımcılarda teslim sonrasında hayal kırıklığı yaratmaya başladı. Üstelik basındaki abartılı ve aldatıcı reklamlara normal bir vatandaşın kanması çok mümkün iken, sıradan insanların müteahitlerin mali gücünü bilebilmesi mümkün değildir. Bu durumda kamusal bir denetim olmaması insanları tamamen müteahitlerin iyi niyetine mahkum etmektedir.
Mevcut yasalara göre Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın kampanyalı satışları denetlemesi gerekirken bu yapılmamaktadır. Halkı yanıltıcı ve aldatıcı reklamlar hiçbir şekilde denetlenmemektedir. Müteahitlerin binlerce konutluk taahhütlerin altına girmesine Maliye Bakanlığı “dur bakalım senin bilgi birikimin ne? Sermayen ne kadar?” dememektedir. Bir şirket kurarak veya menkul kıymet çıkararak haktan para toplamak SPK iznine tabi iken, bir inşaat projesi maketiyle milyonlarca doları halktan toplamaya hiç bir denetim yoktur.
Sektörde batanlar olması işin doğasında vardır demek mümkün değildir. Her iş kolunda işi yönetememekten dolayı batanlar olabilir ama devlet sistematik olarak inşaat sektörünü denetimsiz bırakmakta, müteahitlere sermaye yaratma imkanı tanımakta ve tüm bu sistemin riskini binlerce konut alıcısına taşıttırmaktadır. Basına bugüne kadar yansıyan batma olayları yanlızca buzdağının görünen kısmıdır. Müteahitlik sektörünün sermaye yeterliliği %1′leri bulmamaktadır, çok güvenilir dediğimiz bankacılık sektöründe bu oran bugün %14′lerdedir, buna rağmen devlet üzerine titremektedir. Ekonominin ve finansal sistemin çok önemli bir ayağı olan inşaat sektöründe de halktan para toplanmakta, halka kredi verilmektedir, istihdam yaratılmakta ve yan sektörlere de destek olarak ekonomik büyümeye ivme sağlanmaktadır. Öyleyse bu başıboşluğun sebebi nedir?yorumlamak gerçekten çok güçtür.
En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın
Etiketler:
İMKON,
inşaat sektörü,
konut kredisi,
Kredi,
spk
16 Ocak 2013 Çarşamba
Konut Kredisi Faizlerinde İndirim Talebi
İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu (İMKON) Genel Başkanı Tahir Tellioğlu, inşaat sektörünün eski canlılığına kavuşabilmesi için konut kredisi faizlerinin düşmesi gerektiğini savunarak, mevduat faizlerinin yüzde 7’lere düştüğü bir dönemde, aylık konut kredisi faiz oranlarının hala yüzde 0,90-1 aralığında tutulmasını anlayamadıklarını belirtti.
Tellioğlu, yaptığı yazılı açıklamada, inşaat sektörünün zor bir süreçten geçtiğini, önlemler alınmaması halinde 2013 yılında sektördeki daralmanın yüzde 25’lere ulaşabileceğine dikkati çekti.
Yeni KDV uygulaması ile konut maliyetlerinin artacağını, konutun yatırım aracı olma özelliğini kaybedeceğini vurgulayan Tellioğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da en büyük imar hareketi olacak kentsel dönüşümün başarılı olabilmesi için inşaat sektörünün güçlendirilmesi gerekiyor. İnşaat sektörü, Türk ekonomisinin lokomotifi konumunda bulunuyor. İnşaat sektörünün zor duruma düşmesi, bu sektörle doğrudan ya da dolaylı olarak bağlantılı olan 300’e yakın sektörü de olumsuz etkiler. Vatandaşın yatırım aracı olarak yeniden konuta yönelmesi için konut kredisi faizlerinin makul seviyelere çekilmesi şart. Mevduat faizlerinin yüzde 7’lere düştüğü bir dönemde, aylık konut kredisi faizlerinin hala yüzde 0,9-1 aralığında tutulmasını anlayamıyoruz. Bankalar bu kadar yüksek kar marjıyla çalışmakta inat ederse, yakında kredi kullandıracak kişi bulamayacaklar.”
Yatırım Yeri
En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
15 Ekim 2012 Pazartesi
Konut Kredilerinde Müthiş Artış Var
Konut sektöründe kredi kullanımında patlama oldu. Son 4,5 yılda konut kredileri miktarı yüzde 125, inşaat sektörü kredileri yüzde 115 ve alım ve satıma acılık yapan komisyoncuların kullandığı kredi de yüzde 178 arttı!
Konut sektöründe kredi kullanımı yüzde 100'ün üzerinde arttı. Borcun 4'te 1'i faize gidecek.Son 4,5 yılda konut kredileri miktarı yüzde 125, inşaat sektörü kredileri yüzde 115 ve alım ve satıma acılık yapan komisyoncuların kullandığı kredi de yüzde 178 arttı.
Bugün'den Emine Açar'ın haberine göre İnşaat sektöründe al-sat ve komisyoncuların kullandığı kredi 2009'da 2,3 milyar iken 2012'de 9,92 milyar liraya ulaştı. Sektörün kullandığı toplam kredi ise 28,7 milyar liradan 56,9 milyar liraya ulaştı. Bankalardan son 4,5 yılda 45 milyar liralık kredi kullanımı gerçekleşti. Toplam kullanılan kredi 2009'da 35,9 milyar lira iken 2012 yılında 80,1 milyar oldu
Gayrimenkul sektörünün çarkları borç para ile döndürülmeye başladı. Sektörün 2009'da kullandığı 28 milyar liralık kredi miktarı 2012 Ağustos'ta 56 milyar liraya ulaştı.Bankaların konut almak isteyenlere verdiği kredi de 80 milyar liraya çıktı. Bunun 45 milyar lirası son 4 yılda verildi. Komisyoncularda da kredi sorunu var Emlak alım satımında aracılık eden komisyoncuların da sektöre iş yaparken kredi kullandıkları biliniyor. Komisyoncuların kredilerindeki artık da dikkat çekiyor.
2008 yılında 10 milyar 304 milyon olan kredi miktarı 2009 yılında 11 milyar 96 milyon lira, 2010 yılında 16 milyar 322 lira, 2011 yılında 26 milyar 648 milyon lira 2012'nin ilk sekiz ayında 28 milyar 620 milyon liraya yükseldi. Yaklaşık dört yılda 19 milyar liraya yakın kredi kullanıldı.
94 Milyar Krediye 25 Milyar Faiz
4,5 yılda çekilen 44,7 milyar lira krediyi 5 yıl vade ve yüzde 0,90 faiz hesaplandığında geri ödemede 13,3 milyar lira faiz ödemesi anlamına geliyor. İnşaat ve komisyon kredileri için yüzde 0,60'dan aynı hesap yapıldığında faiz ödemesi ortalama 11,4 milyar lirayı buluyor...
Kredi Faizleri Geriledi
Merkez Bankası'nın son kararının ardından kredi faizlerinde de aşağı yönlü bir eğilimin hızlandığı görülüyor. Yapı Kredi Bankası, Anadolu Bank, Tekstil Bank, DD Mortgage, Albarakatürk,Eurobank Tekfen,ING Bank, Denizbank, Garanti Bankası, Akbank, Halkbankası, Şekerbank, TEB, Vakıfbank konut kredilerini düşürdü. Uzmanlar konut kredileri faizinde son iki yılın en düşük seviyelerine inildiğini olağanüstü bir durum olmadıkça değişimin olmayacağı görüşünde.
Haber7
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Konut sektöründe kredi kullanımı yüzde 100'ün üzerinde arttı. Borcun 4'te 1'i faize gidecek.Son 4,5 yılda konut kredileri miktarı yüzde 125, inşaat sektörü kredileri yüzde 115 ve alım ve satıma acılık yapan komisyoncuların kullandığı kredi de yüzde 178 arttı.
Bugün'den Emine Açar'ın haberine göre İnşaat sektöründe al-sat ve komisyoncuların kullandığı kredi 2009'da 2,3 milyar iken 2012'de 9,92 milyar liraya ulaştı. Sektörün kullandığı toplam kredi ise 28,7 milyar liradan 56,9 milyar liraya ulaştı. Bankalardan son 4,5 yılda 45 milyar liralık kredi kullanımı gerçekleşti. Toplam kullanılan kredi 2009'da 35,9 milyar lira iken 2012 yılında 80,1 milyar oldu
Gayrimenkul sektörünün çarkları borç para ile döndürülmeye başladı. Sektörün 2009'da kullandığı 28 milyar liralık kredi miktarı 2012 Ağustos'ta 56 milyar liraya ulaştı.Bankaların konut almak isteyenlere verdiği kredi de 80 milyar liraya çıktı. Bunun 45 milyar lirası son 4 yılda verildi. Komisyoncularda da kredi sorunu var Emlak alım satımında aracılık eden komisyoncuların da sektöre iş yaparken kredi kullandıkları biliniyor. Komisyoncuların kredilerindeki artık da dikkat çekiyor.
2008 yılında 10 milyar 304 milyon olan kredi miktarı 2009 yılında 11 milyar 96 milyon lira, 2010 yılında 16 milyar 322 lira, 2011 yılında 26 milyar 648 milyon lira 2012'nin ilk sekiz ayında 28 milyar 620 milyon liraya yükseldi. Yaklaşık dört yılda 19 milyar liraya yakın kredi kullanıldı.
94 Milyar Krediye 25 Milyar Faiz
4,5 yılda çekilen 44,7 milyar lira krediyi 5 yıl vade ve yüzde 0,90 faiz hesaplandığında geri ödemede 13,3 milyar lira faiz ödemesi anlamına geliyor. İnşaat ve komisyon kredileri için yüzde 0,60'dan aynı hesap yapıldığında faiz ödemesi ortalama 11,4 milyar lirayı buluyor...
Kredi Faizleri Geriledi
Merkez Bankası'nın son kararının ardından kredi faizlerinde de aşağı yönlü bir eğilimin hızlandığı görülüyor. Yapı Kredi Bankası, Anadolu Bank, Tekstil Bank, DD Mortgage, Albarakatürk,Eurobank Tekfen,ING Bank, Denizbank, Garanti Bankası, Akbank, Halkbankası, Şekerbank, TEB, Vakıfbank konut kredilerini düşürdü. Uzmanlar konut kredileri faizinde son iki yılın en düşük seviyelerine inildiğini olağanüstü bir durum olmadıkça değişimin olmayacağı görüşünde.
Haber7
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
faiz oranları,
inşaat sektörü,
konut kredileri,
kredi faizleri,
Merkez Bankası
Konut Kredisi Faiz Oranlarının Düşmesiyle Proje Satışaları Hızlandı
İnşaat sektörü, konut kredisi faizlerinin düşmeye başlaması ve yeni kampanyaların devreye girmesiyle hareketlendi.
İnşaat sektöründe Eylül ayında satışlar hızlanırken, sektör de bu hareketten memnun görünüyor. Konut kredi faizlerinin düşmeye başlaması ve kampanyaların etkisiyle yüzde 20’ye varan artışlar yaşayan sektörde yeni projeler yolda. 3 haftada 2 bin 500 konut satan Emlak Konut da Mecidiyeköy projesini satışa çıkaracak.
İnşaat sektörü, sezonun başladığı Eylül ayını geride bırakırken, sektördeki hareketten ve satışlardan memnun gözüküyor. Konut kredisi faizlerinin düşmeye başlaması ve yeni kampanyaların devreye girmesiyle satış ofislerindeki yoğunluğun yüzde 20 arttığını, satışların ise beklenenden daha iyi olduğunu söyleyen sektör temsilcileri, KDV belirsizliğinin inşaatçıların aleyhine olmayacağını konusunda da umutlu. Tapu harçlarına gelen zammın ise, henüz tüketiciler tarafından hissedilmediği ifade ediliyor. Aralarında Teknik Yapı, Dumankaya, İnanlar İnşaat’ın bulunduğu firmalar, yılsonuna 3 bine yakın konutu piyasaya arz edecek. Emlak Konut da 10 bin konut hedefini yakalamak için yeni ihaleler ve yeni projelere imza atacak.
3 Haftada 2 Bin 500 Konut
Emlak Konut GYO, yıl sonuna kadar 10 bin konut satışını yapmayı hedeflerken, bu hedefe doğru da ilerliyor. 3 haftada iki projesinde yaklaşık 2 bin 500 konutun satışını yapan Emlak Konut GYO, yaklaşık 1 milyar 200 milyon gelir elde edildi. Önümüzdeki süreçte yeni ihaleler yaparak yeni projelere imza atacak olan Emlak Konut, bu ayın sonunda Viatrans ve Meydanbey ortaklığındaki Mecidiyeköy projesinin lansmanını yapmayı planlıyor.
Yeni Projeler
İstanbul İnşaatçılar Derneği ve Teknik Yapı Başkanı Nazmi Durbakayım, konut satışlarının bekledikleri düzeyde seyretiğini belirterek, “Çok büyük bir zıplama yok ancak mevsimsel olarak satışlar iyi seyrediyor. KDV belirsizliği ve Tüketici Kanunu’ndaki değişiklikler tedirginlik yaratıyor. Tapu harçları yüzde 20 artırıldı ancak şu an kimse bu artışı hissetmedi. Konut kredisi faiz oranlarının düşmeye başlaması biraz hareket getirdi” dedi. Yılsonuna doğru yeni projelerini lanse edeceklerini anlatan Durbakayım, Fikirtepe’de ve Mahmutbey’de faaliyete geçeceklerini söyledi. Durbakayım, “Mahmutbey’de 1250 konut ve işyerinden oluşan projemizi, Fikirtepe’de de üç adada 4 bin 500 konuttan oluşan projenin ilk adasındaki 1200 konutluk projemizi ruhsatlarımız yetişirse başlatacağız” diye konuştu.
Satış Ofisleri Hareketlendi
Dumankaya Yönetim Kurulu Üyesi Ali Dumankaya, Garanti Modeli kampanyaları kapsamında başarılı bir süreç izlediklerini, Eylül ile birlikte rutin hareketliliğin başladığını ifade etti. Kampanyaların hız kazandığını ifade eden Dumankaya, şöyle konuştu: “Biz de tasarım paketi ve beyaz eşya paketi şeklinde kampanya başlattık. Satış ofislerinee giriş yüzde 20 civarında artmış durumda. Piyasanın söylendiği kadar kötü olduğunu düşünmüyoruz. Yeni lansmanlarla birlikte yüksek adette satışlar oluyor. Piyasada bir hareket var. Banka konut kredisi faiz oranları makul seviyeye gelmiş durumda. Tapu harçları yükseldi ancak, etkisi faizlerin düşmesiyle kıyaslandığında minumumda kalıyor.”
Kararlar Etkisini Hemen Göstermez
DAP Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, geçen yıl Eylül ayına göre daha iyi olduklarını belirterek, şunları söyledi: “Dap Yapı olarak geçen yıla göre daha iyi geçiriyoruz. Yıl sonuna kadar yüzde 25-30 büyüme hedefimiz var. Her 2-3 ayda bir sektörle alakalı tokat gibi kararlar görüyoruz. Bu tür oynamalar tüketiciye yansıyor ve dengeyi bozuyor.”
KDV İnşaatçıların Aleyhine Çıkmaz
İnanlar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Serdar İnan, iyi bir dönemden geçtiklerini belirterek, şöyle konuştu: “Ancak doğru lokasyonu seçmeyen, doğru proje yapamayan, müşteri memnuniyetini düşünmeyenler için sıkıntı olacağını düşünüyorum. Şu an 6 şantiyemiz var ve hepsi başlangıç aşamasında. Satışlarda ortalama yüzde 30’lardayız. Yabancıya satışın büyük etkisi olacak ancak Genelkurmay Başkanlığı’nın izin sürecinde zaman ve müşteri kaybedebiliyoruz.”
Ankara da Memnun
Sinpaş Yapı’nın Genel Müdürü Ahmet Çelik, Ankara Altınoran projesi başta olmak üzere satışların çok iyi gittiğini, bir şikayetle-rinin olmadı-ğını söyledi. Hedefle-dikleri rakamı aşacaklarını kaydeden Çelik, haftasonları 350-400 kişi ağırladıklarını ifade etti.
Dördüncü Çeyrek Daha İyi
Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği Başkanı ve Yeşil GYO Genel Müdürü Işık Gökkaya, dördüncü çeyreğin iki ve üçe göre daha iyi olacağını söyledi. Gökkaya, sektörün 2012 yılı büyümesinin ise yüzde 3’ün altında kalacağını belirtti. Corridor’a Yabancı İlgisi Büyük Sur Yapı’nın Güneşli’de inşa ettiği Corridor projesinin yüzde 40’ı lansmanın ardından bir ayda satıldı. Corridor’un yüzde 15’i Kırgız, Kazak, İngiliz, Suriyeli ve Mısırlı yatırımcılar tarafından alındı. Corridor, stüdyodan 4+1’e kadar daire seçeneği ve cadde mağazaları konseptinde projelendirildi.
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
inşaat sektörü,
konut kredi faizleri,
konut kredisi,
kredi oranları
9 Ekim 2012 Salı
İnşaat 2023 Buluşmalarının İlki Gerçekleşti
Türk inşaat sektöründeki gelişmeleri değerlendirmek ve sektörel hedefleri masaya yatırmak amacıyla başlatılan 'İnşaat 2023' buluşmalarının ilki Antalya'da gerçekleşti.
E.C.A Serel, Capital ve Ekonomist dergileri tarafından The Marmara Hotel'de düzenlenen toplantıda Akdeniz Bölgesi'nde inşaat sektörünün bugünkü konumu, gelecek vizyonu ve hedefleri ele alındı.
Toplantıya Elmor A.Ş. Şirket Müdürü Hakan Günderen, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Çetin Osman Budak, Capital ve Ekonomist Dergileri Yayın Direktörü Rauf Ateş ve inşaat sektörünün önde gelen firmalarının temsilcileri katıldı. E.C.A Serel olarak Türkiye'nin inşaat sektöründeki potansiyelinin çok yüksek olduğuna inandıklarını belirten Elmor A.Ş. Şirket Müdürü Hakan Günderen, "Genç nüfusumuz ve yükselen gelir seviyemiz sayesinde, inşaat sektöründe kentsel dönüşüm vizyonu ile birlikte yatırımların ve yeni projelerin önümüzdeki senelerde de artarak süreceğini öngörüyoruz" dedi.
Cumhuriyet'in 100'üncü yılının kutlanacağı 2023'ün tüm sektörlerde olduğu gibi inşaat sektöründe de büyük önem taşıdığını belirten Hakan Günderen, bugün Antalya ile başlayan projenin önümüzdeki günlerde zincir olarak diğer önemli kentlerde sürdürüleceğini söyledi. İnşaat sektörünün Türkiye'nin lokomotif sektörü olduğunu belirten ATSO Başkanı Çetin Osman Budak, ekonomideki gelinen nokta, Suriye, İran ve Rusya ile ilişkiler açısından da hassas bir dönem yaşandığına dikkati çekti. Geçen yıl yüzde 8.5 büyüme iken bu yıl ekonomideki büyümenin yüzde 3'e düştüğünü anlatan Budak, durgunluk döneminin çok daha derinleşmeden geçmesi için inşaat sektörünün önemine dikkat çekti. İnşaat sektörünün önündeki engellerin hızla kaldırılması gerektiğini söyleyen Budak, 6 milyon konutu kapsayan Kentsel Dönüşüm Projesi'ne sadece tehlike arzeden binaların yıkılması olarak bakılmaması gerektiğini kaydetti. Budak, "Örneğin Antalya çarpık kentleşmenin güzel örneklerinden, betonlaşmanın en yoğun yaşandığı illerin başındadır. Yukarıdan bakıldığında Antalya'nın konut yapılaşması durumu ortadadır. Eskiyen binaların ötesinde, eskiyen semtlerin dokunun, mahallelerin yenilenmesi gerekiyor. Yeni mahallelerde bile mimarlar kusura bakmasın vizyonsuz yapılar, kötü görüntüler ortada" diye konuştu. Çetin Osman Budak, bu süreçte konut kredi faizlerine ilişkin de ekonomi yönetiminin yeni düzenlemeler getirmesi gerektiğinin de önemine değindi.
Ekonomide Vasat Bir Büyüme Performansı
İnşaat 2023' toplantısında Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, 'Türkiye Ekonomisi, Büyümede Rejim Değişikliği Sancıları' başlığı altında bir sunum yaptı. Geçen yıl 'Büyümede Çin'le yarışıyoruz' gibi başlıklar atıldığını hatırlatan Prof. Dr. Gürsel, ama bunun sürdürülebilir olmadığını, geçen yıl Çin'le beraber en büyük büyüme oranına sahip ülke olmakla övünürken, dünyanın en yüksek cari açına sahip olduğumuzun ise gizlendiğini dile getirdi. Toplantının sonunda stand- up gösterisi sunan ünlü şovmen Kadir Çöpdemir'e Hakan Gülderen tarafından E.C.A. Serel'in ileri teknoloji ile projelendirip ürettiği, Türkiye'de ilk yerli üretilen dijital evye bataryası olan 'Electra Evye Bataryası' hediye edildi.
Etiketler:
inşaat 2023,
inşaat sektörü,
konut kredisi,
krediler
3 Ekim 2012 Çarşamba
Batıkların Efendisi İnşaat
İnşaat sektörü, batık kredilerde yılların birincisi tekstil sektörünü geride bıraktı. İnşaat sektörünün temmuz sonu itibariyle 1.6 milyar liralık kredisi takibe düştü.
Ziraat Bankası’nın Bayrampaşa Ora İstanbul Alışveriş Merkezi’ne verdiği 285 milyon euroluk kredinin batık hale gelmesi, Fiyapı’nın iflas erteleme istemesi inşaatı tekrar gündemin ilk sırasına yükseltti. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun temmuz verilerine göre, bankacılık sektöründe takibe düşen kredi miktarı en yüksek sektör inşaat oldu. Temmuz sonu itibariyle kullandığı nakdi kredilerin toplamı 43.5 milyar liraya ulaşan inşaatta takibe düşen kredi ise
1.6 milyar lirayı aştı.
İnşaattaki batık kredi miktarı 2011 sonuna göre yüzde 8,5, son bir yılda ise yüzde 14 yükseldi. Bankalar, inşaat sektöründe son bir yılda günde ortalama 541.6 bin liralık kredi batırdı. İnşaat sektörünün ardından takipteki kredi tutarının en yüksek olduğu sektör 1.5 milyar lira ile kullandığı nakdi kredi tutarı 23.4 milyar lira olan tekstil oldu. Teks-til sektörünü 1.4 milyar liralık batık kredi hacmi ile toptan ticaret ve komisyonculuk sektörü izledi. Toptan ticaret ve komisyonculuk, bankalardan 46.3 milyar lira ile en fazla nakdi kredi kullanan sektör oldu.
Erdoğan da Dile Getirdi
Başbakan Erdoğan , geçen hafta katıldığı televizyon programlarında, “Emlakta balon var mı” sorusunu yanıtlarken, genel olarak bu görüşe katılmadığını, fakat finansman yönetimini iyi yapamayan şirketlerin zor durumda olduğuna dair kendisine bilgiler geldiğini söylemişti. Global resesyon endişeleri ve yurtiçinde Merkez Bankası’nın kredi talebini yavaşlatmak için uyguladığı tedbirler inşaatı sıkıntıya soktu.Türkiye ’de özellikle son 5 yılda çok sayıda proje hayata geçirilirken, ‘maket aşaması’nda satışı tamamlanan ancak gerçekte yarım kalan evler oldu. Ancak son 1.5 yıldır yaşanan krize rağmen, konut ihtiyacı nedeniyle geçmiş dönemdeki yoğun talebin devam edeceği beklentisiyle projelerine ara vermeden devam eden birçok şirketin elinde satılamamış binlerce konut kaldı. Bankaların, Merkez Bankası’nın uyguladığı politikalar nedeniyle faizleri yükseltmesi de satılamayan konutlarda fiyatda düşüşlerine neden oldu. 2011 Temmuz sonu itibariyle tüketicilerin kullandığı konut kredilerindeki yıllık artış yüzde 11,2’de kaldı. Bu oran bir önceki yıl yüzde 38’i geçmişti.
Üretilen 1.5 Milyon Konut Elde Kaldı
Fi Yapı ve Ora’da yaşanan kriz nedeniyle şu anda bütün gözler inşaat sektöründe. Sektörün önde gelen isimleri denetimsiz ve sorgusuz bir büyümenin varlığına dikkat çekiyor. “Her önüne gelen inşaat yapmasın” diyen sektör temsilcileri denetimli büyümeden yana. Sektörde artan tedirginliğin en büyük göstergelerinden biri olarak son 3 yılda artan stok miktarı gösteriliyor. Tahminlere göre Türkiye’de son 9 yılda yaklaşık 6 milyon konut üretildi ancak bunların yaklaşık 4.5 milyonu satıldı.
17 Eylül 2012 Pazartesi
Konut Kredilerinde Yaz ve Ağır Kış Aylarında Hafifleme Olur
| Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil,'Konut kredilerinde her zaman yaz ve ağır kış aylarında hafifleme olur' dedi |
Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil’in geçen ocak ayında göreve geldikten sonraki ilk icraatı ekibiyle birlikte bir ayda 21 bin yol kat ederek 16 bin Akbanklı ile buluşmak oldu. Binbaşgil, bu deneyimi “Tüm çalışanlarımızla Kalıcı Liderlik vizyonumuzu paylaştık. Çok çabuk benimsendiğini, bankanın zaten var olan enerjisinin ve motivasyonunun daha da arttığını gördük. Bankada inanç ve enerji seviyesi çok yüksek’ sözleriyle özetledi.
Genel müdür olduktan sonra ekibim ile birlikte ilk yaptığımız iş Türkiye genelindeki 16 bin Akbanklı ile buluşmak oldu. Bir ayda 21 bin kilometre yol katettik. 6 ilde 10 toplantıyla, Akbank’ın ‘Kalıcı Liderlik’ vizyonunu şubelerimizden bölgelerimize, operasyon yetkilimizden güvenlik görevlisine, genel müdür yardımcısından müşteri ilişkileri yöneticilerimize kadar tüm çalışanlarla paylaştık. Kalıcı liderlik vizyonumuzu hep birlikte çok çabuk benimsedik. Bankanın varolan enerjisinin ve motivasyonunun daha da artması, hep birlikte Kalıcı Liderlik vizyonu etrafında kenetlenmiş olmamız hepimizi çok mutlu ve motive ediyor. Şu an bankada inanç ve enerji seviyesi çok yüksek.’
Yukarıdaki sözler, 11 yıl önce göreve başladığı Akbank’ta, 6 Ocak’tan bu yana genel müdürlük koltuğunda oturan Hakan Binbaşgil’e ait. Binbaşgil 9 aylık genel müdürlük deneyimini ilk kez Hürriyet’e anlattı.
Kolay Adapte Oldum
Söze, “2001-2002 döneminde bankacılık sektörünün en sıkıntılı olduğu dönemde Akbank’a geldim” diyerek başlayan Binbaşgil şöyle devam etti:
“İlk geldiğimde bankanın yeniden yapılandırılması amacıyla başlatılan ‘Yeni Ufuklar’ projesini yürüttüm. Hatta bu proje daha sonra Harvard Üniversitesi’nde başarı öyküsü olarak derslerde vaka çalışması oldu. Bu süreçte bankanın tüm birimlerini en ince ayrıntısına kadar inceledik, bankanın hemen hemen her alanına değdik. Akbank’ın avantajları ve daha da geliştirilebilecek yönlerini çok iyi biliyorduk. Sahayı, genel müdürlüğü, müşterilerimizin beklentilerini ve Türkiye’deki potansiyeli biliyorduk. Dolayısıyla yeni göreve adaptasyon oldukça kolay oldu benim için. Akbanklılar’dan aldığım pozitif enerji, yakınlık, pozitif duygular da bu geçişi çok kolaylaştırdı.”
Türkiye'yi Gezip Müşterilerle Buluşuyouz
Kendini çok şanslı bir genel müdür olarak gördüğünün altını çizen Binbaşgil, “Oldukça şanslıydım çünkü bankanın arkasında hem çok güçlü bir marka değeri ve sermaye yapısı var, hem de müthiş bir ekip. Zaten ilk işimiz aynı hedefe odaklanan 16 bin arkadaşımızla buluşmak oldu” şeklinde konuştu. Kendisinin bireysel bankacılık alanından geldiğini belirten Binbaşgil, şunları anlattı: “Şimdi her üç ayda bir Akbanklılar’la yine canlı video yoluyla performansımızı değerlendiriyoruz, 3 aylık performansımızı bizzat anlatıyorum. Neyi iyi yaptik, neyi daha iyi yapabiliriz bunları açık açık konuşuyoruz. Kalıcı Liderlik Akbanklıların omuzunda başarılabilecek bir konu. Nereye gittiğimizi hepimizin bilmesi gerekir. Çalışan odaklı bu anlayışımızı aynı şekilde müşterilerimize yönelik de uyguluyoruz. Sürekli sahadayız, Türkiye’yi gezip müşterilerimizle buluşuyoruz. Başarının yolu müşteriyi anlamaktan geçiyor.”
İlk 6 Ayda %1'e Yakın Pazar Payı
İlk 6 aylık dönemde Akbank’ın hemen hemen her alanda yüzde 1’e yakın pazar payı elde ettiğini vurgulayan Binbaşgil “Kredi kartı alacaklarında pazar lideri olduk. Bir yandan karlı ve sağlıklı büyümeye devam ederken bir yandan da geleceğin modern, çağdaş bankasını yaratmaya çalışıyoruz. Bu kapsamda verimliliğimizi, hizmet kalitemizi artırıyor, inovasyona önem veriyor, teknoloji, insan kaynağı ve şubeleşmemize yatırım yapıyoruz. Bu yılın tamamında 70’e yakın yeni şube açmış olacağız, 120 milyon dolarlık teknoloji yatırımı yapacağız. Oldukça hareketli bir dönemden geçtiğimizi söyleyebilirim” diye konuştu.
Şanslı Bir Genel Müdürüm
Hakan Binbaşgil, Türk bankacılık sektörünün duayen isimlerinden Erol Sabancı ve bankacılığı iyi bilen Suzan Sabancı Dinçer’in bankanın yönetim kurulunda olmasının kendisini nasıl etkilediği yönündeki sorumuza şöyle yanıt verdi: “Bankacılık bir ekip işi. Bir genel müdürün çok iyi bir ekibe sahip olması nasıl önemli ise, kuvvetli, gerektiğinde danışabileceği deneyimli, vizyoner bir yönetim kuruluna sahip olması da en az o derece önemlidir. Akbank’ta ben her iki açıdan da kendimi çok şanslı bir genel müdür olarak görüyorum. Çünkü kalıcı liderlik yolunda yalnız değilim. Gerek yönetim kurulu, gerek biz profesyonel yönetim Türkiye’nin zaten en değerli banka markası olan Akbank’ın artan bir şekilde başarılarının devamını istiyoruz. Bankada en tepeden her bir Akbanklı’ya kadar uzanan bu tür bir fikir birliği Akbank’a sürdürülebilir başarının devamını mutlaka getirecektir.”
Başarılı Türk Şirketlerinin Yurtdışındaki Ayak İzlerini Takip Ediyoruz
Müşteri odaklı bir bankanın genel müdürü olarak sahada, şubelerde çok fazla zaman geçirdiğini kaydeden Hakan Binbaşgil şöyle devam etti: “Reel sektörde durum oldukça pozitif. Geleceğe yönelik ciddi bir inanç var, bir çok müşterimiz işini büyütmek istiyor. Yatırım yapmak istiyor. Türkiye’nin teknolojiye çok çabuk uyum sağlayan genç bir nüfusu var. Bütün bunlar çok büyük ve doğal avantajlar. Dolayısıyla bizim yurtiçine olan ilgimiz hiç azalmayacak. Bugün Türkiye bankacılık sektörünün güçlü olduğu dünyadaki 3-5 ülkeden biri. Yoğunlaşmamız burada olacak. Elbette başarılı Türk şirketlerinin yurtdışındaki ayak izlerini takip ediyoruz, etmeye devam edeceğiz. Bircok firmanın ana bankasıyız. Bu firmalarımız dışarı açıldıkça, dışarıdaki başarıları arttıkça Akbank olarak bu firmaları desteklemek bizim görevimiz.’’
Ölçülü Muhafazakârlık ve Modern Yenilikçilik
Bankacılıkta risk yönetiminin çok kritik bir konu olduğunu söyleyen Hakan Binbaşgil şöyle devam etti: “Bankacılıkta muhafazakarlık bir ölçüde olması gereken bir özellik aslında. Halkın birikimlerini emanet alarak kredi veriyorsunuz. Size emanet edilen birikimleri iyi korumanız gerekir. Son global krizde de biliyorsunuz riski iyi yöneten bankalar öne çıktılar. Akbank’ın yıllardır özelliği haline gelmiş, sağlam, güvenilir, istikrarlı banka imajını korumamız gerekir. Biz bu önemli özellikleri korumaya devam edeceğiz. Öte yandan kârlılık içinde büyümeye de devam edeceğiz. Muhafazakarlık hiç bir zaman çağdaş, modern, geleceğin bankasını yaratmaktan sizi alı koymamalı. Akbank’ta biz sürekli iyiye gitmek üzere radikal değişimler yapan bir yönetimiz. Türkiye gibi genç, dinamik, geleceği açık bir ülkede iddialı olmak, başarınızı sürdürmek istiyorsanız bu değişimleri yapmak zorundasınız. Kalıcı liderlik için gerektiği yerde ölçülü muhafazakarlık gerektiği yerde de değişim, yenilikçilik arasındaki dengeyi iyi kurmak gerekir. Biz de o dengeyi iyi kurduğumuza inanıyoruz.”
Merkez’in Uyguladığı Politikalar Tutarlı
Merkez Bankası’nın uyguladığı politika ları tutarlı bulduğunu kaydeden Hakan Binbaşgil, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bizim merkez bankamızın en öncelikli konusu enflasyonu kontrol altında tutmak. Eskiden merkez bankalarının uyguladığı belli politikalar vardı.
Şimdi bu volatil ortamlarda hızlı karar almak durumundalar. Bizim Merkez Bankası da oldukça hareketli ve tutarlı politikalar uyguluyor. Ekonominin gidişatına baktığınız zaman enflasyon kontrol altında tutuluyor, faizdüşme eğiliminde. Cari açıkta azalma var, kurlarda stabilite belli oranlarda sağlanmış durumda. Bir tek tasarruf açığı ve cari açık meseleleri var. Merkez Bankası’nın faiz koridorunun üst bandını yarım puan aşağı çekme yönünde bir sinyali var. Bu olursa düşüş
önce mevduatın maliyetine daha sonra da kredi faiz oranlarına yansır.”
İnşaatta Sıkıntı Yok
İnşaat sektöründeki soruya ilaveten de Hakan Binbaşgil, şu değerlendirmeyi yaptı: “Son dönemdeki daralmaya rağmen ben inşaat sektörünün uzun vadede geleceğini pozitif görüyorum. Orta ve uzun vadede Türkiye’de konut açığı var. Şu anda konut talebi sıfır demek doğru değil, geçen yıla göre azalma var. Sağlıksız bir durum yok dolayısıyla. Konut kredilerinde her zaman yaz ve ağır kış aylarında hafifleme olur.”
|
Etiketler:
bankacılık,
faiz oranları,
inşaat sektörü,
konut kredileri
12 Eylül 2012 Çarşamba
Konut Kredisi Stokundaki Büyüme Yıl sonuna %4'ün Altında Kalır
|
Konut kredisi dip noktalarda. BDDK düzenlemesinden dolayı kredi verme oranı azaldı. KDV’lerle ilgili düzenleme bekliyor. Üçüncü çeyrekte de düşmeye devam ederse, sektör toparlanamaz. |
Cari açığı azaltmak ve ekonomiyi soğutmak amacıyla alınan önlemler, ikinci çeyrek büyümesini yüzde 2.9’a kadar çekti. Bu ‘sert fren’den en çok etkilenen ise inşaat sektörü oldu. İkinci çeyrek büyümesi yüzde 0.4’e inen inşaatta hem yatırımlar hem de talep azaldı.
Hükümetin 2010 yılının son çeyreğinden itibaren cari açığı azaltmak ve ekonomiyi soğutmak amacıyla aldığı önlemler, 2011’de büyümeyi yavaşlatsa da asıl etki 2012 yılında görüldü. Türkiye İstatistik Kurumu’nun önceki gün açıkladığı yüzde 2.9’luk ikinci çeyrek büyümesi beklentilerin de altında gerçekleşince ‘frene fazla mı basıldı’ yorumları yapılırken, Merkez Bankası’nın faiz koridorunun üst bandını düşürmesi beklentileri de güçlendi. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın da “İhtiyatlı olalım derken, fren balataları sıyrılmaya başladı” sözleriyle ifade ettiği sert fren, en çok inşaat sektörünü etkiledi. Geçen yılı yüzde 11.3 büyüme ile kapatan inşaatın, çeyrek büyümesi yüzde 0.4’e kadar indi. Sektördeki bu iniş, hem talep hem de arzın gerilemesine bağlanırken, son çeyrekte yeniden toparlanma bekleniyor. Bunu da, Eylül itibariyle yatırımlara yeniden başlanması ve Afet Yasası’nın uygulamaya geçmesi sağlayacak.
2011’de Yumuşak İniş
Ekonominin lokomotif sektörlerinden biri olan inşaat, büyümede de önemli rol oynuyor. Genellikle ekonominin büyümesinden 4-5 kat daha hızlı büyüyen inşaat sektörü, rakamlar eksiye döndüğünde de 4-5 kat daha hızlı küçülüyor. 2009’daki krizin ardından 2010 yılında yeniden yükselişe geçen inşaat sektöründe, 2011’de ‘yumuşak iniş’ başlamıştı. Ancak 2012’nin ilk ve ikinci çeyreğinde gelen tek haneli büyümelerle sektör, beklenenden de fazla küçülmeye başladı. Büyüme oranının ikinci çeyrekte yüzde 0.4’e düşmesinde hem mevsimsel etkilerin hem de sektöre yönelik belirsizliklerin etkisi büyük. Yaz aylarında iş hacmi düşen sektöre bir de yeni düzenlemelerin belirsizliği eklenince, hem arz hem de talep azaldı. Öte yandan, hem kamunun hem de özel sektörün yatırımları beklemeye geçti.
Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkanı Işık Gökkaya, şu bilgileri verdi: “Belirsizliğin sebebi kademeli KDV uygulaması. Vergilerin yükselecek olması yatırımcıları tedirgin etti. Konut kredisistokunun 5 aylık süreçte yüzde 4 büyümesi de etkili oldu. Soğutma çalışmalarından sektörümüz önemli ölçüde etkilenmiş oldu. Yılsonunda yüzde 5-7 büyüme bekliyorduk. Ancak büyüme yüzde 4’ün de altında kalacak. İlk yarıdaki yüzde 1.5’u daha yukarıları çekmek zor gibi görünüyor. Sektörde daralmanın çok net olduğunu görüyoruz. Yalnızca özel sektörün değil, kamunun da yatırımları düştü. Yatırımcı önünü net göremediği için yatırımları durdurdu. Afet Yasası’nın uygulanması sektöre moral olabilir ancak konut kredisi faiz oranları da yüzde 1’e düşmeli.”
Son Çeyrekte Toparlanır
İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) Başkanı Nazmi Durbakayım, şöyle konuştu: “Ramazan ayının yazın ortasına denk gelmesi sektörü etkiledi. KDV yönetmeliği ile ilgili belirsizlikler de var. Afet Yasası uygulamaya geçemedi. Kentsel dönüşümle şehrin ortasında yeni proje imkanı doğacak. Birçok kişi şehir merkezindeki projeler için konut alma talebini öteledi ve beklemeye geçti. Mütekabiliyet Yasası’nda yan şartlar oluşmadı. Ancak, düşüşün hızlanacağını düşünmüyorum. Son çeyrekte yaşanacak toparlanma ile 2013’ün ilk yarısında yüksek ivme görebiliriz.”
KDV Oranlarındaki Belirsizlik Giderilmeli
Konut Yatırımcıları ve Geliştiricileri Derneği (KONUTDER) Başkanı Ömer Faruk Çelik, “Konut kredisi dip noktalarda. BDDK düzenlemesinden dolayı kredi verme oranı azaldı. KDV’lerle ilgili düzenleme bekliyor. Üçüncü çeyrekte de düşmeye devam ederse, sektör toparlanamaz” diye konuştu.
Son Çeyrekte En İyi Performans Yaşanmalı
Dumankaya Yönetim Kurulu Üyesi Ali Dumankaya, hükümetin piyasayı soğutmak için yaptığı çalışmaların etkisinin ikinci çeyrekte görüldüğünü ifade ederek, “Yüzde 2.9 dengeli bir büyüme. Kentsel dönüşüm, mütekabiliyetin sektörü hareketlendirmesini bekliyoruz. Yılın son çeyreği en iyi çeyrek olacaktır” dedi.
|
Etiketler:
inşaat sektörü,
konut kredisi,
konut kredisi faiz oranları
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

.jpg)





