16 Temmuz 2012 Pazartesi

Brezilya'da Konut Kredileri Sorun Çıkarmaya Başladı


16 Temmuz 2012, Kaynak:Akşam

Brezilya'da kredi ile beslenen iç tüketici talebi de hızla güç kaybediyor. Araba, elektronik eşya, tatil ve konut için alınan krediler şimdi sorun çıkarmaya başlamış bulunuyor.

Akşam Gazetesi yazarlarından Deniz Gökçe Brezilya'daki ekonomik durumu değerlendirdi.

Brezilya demir, petrol ve soya gibi birçok üründe çok zengin doğal kaynaklara sahip bir ülke olarak ve sergilediği ihracata dönük ekonomi politikaları ile son yıllarda yüksek büyüme oranı elde ederek BRIC denen hızlı büyüyen ülke grubunun parlak oyuncularından biri haline gelmişti.

Ancak Brezilya 2010 yılında yüzde 7.5 büyüdükten sonra 2011 yılında sadece yüzde 2.7 büyüyebilmişti. Şimdi ise Brezilya ekonomisi nerede ise durmanın eşiğinde. Bu nedenle de, Wall Street Journal’a beyanat veren ve geçmişte BRIC kısaltmasını icat eden Goldman Sachs analisti ve gelişen ülkeler ekonomisti Jim O’Neill, “Brezilya en azından yüzde 3.5 on yıllık büyüme ortalaması elde etmediği taktirde BRIC grubundan çıkar!” diyor.

Brezilya analistleri Brezilya’nın 2012 büyümesi tahminini daha önceki yüzde 4 düzeyinden yüzde 2 düzeyinin altına indirmiş bulunuyorlar. Nitekim Credit Suisse 2012 yılı Brezilya için büyüme tahminini geçen ay yüzde 1.5 düzeyine indirmiş.

Brezilya ekonomi yönetimi kendi ekonomilerinin yavaşlamasını gelişen ülkeler Çin ve Hindistan’ın yavaşlaması ve Avrupa’nın yarattığı global durgunluk ile açıklıyorlar. Brezilya’nın önemli ihracat partneri Çin ekonomisi son beş çeyrektir yavaşlamakta idi. Hindistan ise 2012 ilk çeyreğinde yüzde 5.3 büyüdü ama bu son dokuz yılın en düşük çeyreklik büyümesi idi.

Bu şartlar altında Brezilya aşağı yukarı son bir yıldır ekonomisini yeniden büyümeye döndürecek önlemler almaya çalışıyor. Ama gene de örneğin perakende satışların hiç beklenmedik şekilde Mayıs ayında Nisan ayına göre yüzde 0.8 daralmasını önleyemediler.

Brezilya hükümeti ekonomik gidişatı tersine çevirmek, uzun zamandır daralan sanayi üretimini canlandırmak için sanayi ürünü üreten şirketlere teşvik avantajı sağlamak, ülkenin değerlenen parasının değerini düşürmek ve faiz hadlerini de hızla düşürerek büyümeyi yükseltmek çabaları içinde. Ancak işleri zor. Haziran ayında vergi iadesi önlemleri çerçevesinde otomobil satışları artmıştı. Ama ileride ne olacağı belli değil.

Brezilya  aslında biraz da kendi daha önceki başarısının  kurbanı. Son global kriz döneminde diğer gelişen ülkelere ihracat yapabildiğinden dış talebin kuvvetli olduğu dönemde iç talebi de artırmıştı.

2002 yılında GSYİH oranı olarak yüzde 25 civarında olan toplamkredi oranı son on yılda yüzde 50 oranına yükselmişti. Bu da gayrımenkul fiyatlarını iki misline çıkartırken ve otomobil satışlarını son beş yılda hep rekor düzeyde tutarken, yavaşlama gelince trendler de tersine döndü. Şu anda Brezilya’da doksan günden daha fazla süre geçikmiş ve ödenmemiş kredi oranı tehlikeli bölgeye girmiş ve yüzde 6 düzeyine çıkmış bulunuyor. Bu oran ülkemizde yüzde 3 düzeyinin altında. Hatırlanırsa Türkiye kredi balonuna karşı erken önlemler almış, ama faiz hadlerini yüzde 12 düzeyine çıkarması tavsiye edilirken yükseltmemiş ve koridor yaklaşımı ve karşılık oranları ile kredi balonunu frenlemeyi becermişti. Brezilya ise 2011 yılı Ağustos'unda faizleri yüzde 12.5 düzeyinde tutmuştu. Halbuki ülkenin enflasyonu faizin yarısı kadardı. Şimdi panikleyen Brezilya Merkez Bankası “Selic Rate” denen politika faizini peş peşe düşürerek, yüzde 8 düzeyine indirmiş bulunuyor ve daha da indirmesi bekleniyor.

Brezilya’nın temel sorunlarından biri de yüksek faiz döneminde ülke parasının değerinin yükselmesi olmuştu, bu da Brezilya üreticilerinin uluslararası rekabet gücünü azaltmıştı. Şimdi Brezilya faizi düşürerek parasının değerini de daha hızla aşağıya çekmeye çalışıyor. Geçen Temmuz'dan bu temmuza ülke parası yüzde 27 değer kaybetmiş bulunuyor.

Ancak dünya yavaşlarken son yıllarda üç misline çıkan emtia fiyatları artık artmıyor hatta düşüyor. Bu da ihracatı baltalıyor. Kredi ile beslenen iç tüketici talebi de hızla güç kaybediyor. Araba, elektronik eşya, tatil ve konut için alınan krediler şimdi sorun çıkarmaya başlamış bulunuyor.

Brezilya hükümeti yılda toplam milli gelirin yüzde 38 kadarını vergi olarak topluyor. Şimdi ise vergi indirerek yeniden büyümeye geçebilmeye çalışmak zorunda. Yani bütçe açığını büyütmek zorunda kalacak. Bu sorunlar bundan tam beş yıl evvel denizde sualtında petrol bulan ve petrolü kendi çabası ve kendi şirketleri ile çıkarmaya çalışan Brezilya’nın petrol çıkartma faailyetlerini de baltalayacak.

Birkaç yıl evvel Brezilya’ya akan yabancı sermaye yatırımının şimdi Meksika, Peru, Şili ve Kolombiya’ya döndüğü de konuşuluyor!

Brezilya bugün yıllar önce olduğu gibi ve yeniden çok korumacı bulunmakta! Brezilya’yı izlemeye devam edeceğiz!

Galiba büyüme modelini değiştirmeye mecbur kalacaklar!

Kredide Eş Rızası Zorunlu Olacak


16 Temmuz 2012, Kaynak: CNN Türk







İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Murat Yalçıntaş, 1 Temmuz'da yürürlüğe giren Türk Borçlar Kanunu'na göre, ticari kredi almak için eşlerden kefalete rıza verilmesi konusunun sıkıntılara sebep olabileceğini belirtti.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Murat Yalçıntaş, 1 Temmuz'da yürürlüğe giren Türk Borçlar Kanunu'na göre, ticari kredi almak için eşlerden kefalete rıza verilmesi konusunun sıkıntılara sebep olabileceğini belirtti.

Yalçıntaş, yaptığı yazılı açıklamada, Türk Borçlar Kanunu'nun 584'üncü maddesine göre, mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça eşlerden birinin, örneğin bir banka kredisine kefil olacağı zaman, diğerinin yazılı rızasını alması gerektiğini hatırlattı.

Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte bankaların, yaptıkları yeni kefalet sözleşmelerinde bu hükmü uyguladıklarını anımsatan Yalçıntaş, "Bankalar mevcut bir ticari kredi için daha önceden tahsis edilen limitin kullandırılması durumunda bile, müşterilerine yeni kredi sözleşmesi imzalatmakta ve eşlerden de kefalete rıza gösterdiklerine dair imza istenmekte" ifadelerini kullandı.

Yalçıntaş, şunları kaydetti:

"Ticari kredi almak için eşlerden kefalete rıza verilmesi konusunun sıkıntılara sebep olacağı kanaatindeyim. Eşlerden birisi ticaretle iştigal ederken, diyelim diğerinin hiç ilişkisi yok. Bu durumda, kefalete izin vermesi konusunda izin istenen eş, alışık olmadığından hayır diyebilir. Öte yandan aile şirketlerinde, kendi şirketinin borcuna şahsen kefil olmak isteyen şirket ortakları yönünden eşin rızasının alınması zorunluluğu daha ağır sonuçlar doğuracaktır.

Bu kanun, ne yazık ki tüm evli tacirleri zora sokacak gibi görünüyor. Mesela, kefalete rızası istenen eşin kendi adına malı varsa, kefalete rıza talebi o eşlerde çok önemli endişe ve kararsızlığa sebep olacak. Hele acil kredi durumunda, stresli bir işadamının eşinden kefalete imza talebinin nerelere varabileceğiyle ilgili olarak hiç de iyimser değilim."

Yalçıntaş, daha şimdiden sorunlara ve endişelere sebep olan bu kanunun bir an evvel gözden geçirilmesinin, ticari hayatın sağlıklı sürmesi için çok önemli olduğunu da savundu.

Tapu İşlemlerini Artık Lisanslı Uzmanlar Yapacak


13 Temmuz 2012, Kaynak:Millyet

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, taşınmaza yönelik aracılık faaliyetlerini belirleyen yönetmelik taslağı kapsamında lisanslı uzman kişileri belirleyerek vatandaşa rehberlik hizmeti sunacak.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü “Tapu da lisanslı aracılık dönemini” başlatıyor. Oluşturulan yönetmelik taslağına göre artık vatandaşın tapudaki işlemlerini lisanslı uzman kişiler yürütecek. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, taşınmaza yönelik aracılık faaliyetlerini belirleyen yönetmelik taslağı kapsamında lisanslı uzman kişileri belirleyerek vatandaşa rehberlik hizmeti sunacak. Vatandaş ile lisanslı aracı arasında imzalanan sözleşme sonucunda vatandaş tapudaki işlemleri bitince sadece imza atmış olacak. Sistem 2013 yılı içerisinde hayata geçirilecek.

Lisanslar Sınavla Verilecek

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü önce sınav açacak. Sınava en az dört yılık eğitim veren yükseköğretim kurumları ile Tapu ve Kadastro Meslek Yüksek Okulu’ndan veya emlak ve emlak yönetimi konularında eğitim veren en az iki yıllık bir yüksek okuldan mezun olanlar başvurabilecek. Sınava yüz kızartıcı suçlardan hüküm giymiş olanlar başvuramayacak. Ayrıca Türkiye’de yerleşim sahibi olmayanlara da sınava başvuru hakkı tanınmayacak.

Lisans Alan Kişilere Eğitim Verilecek

Sınavı kazananlar Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nde kayıt altına alınacak. Sicil kayıtları oluşturulan kişiler daha sonra meslek etiği ve ahlak kurallarına uyacağına dair yemin edecek. Kayıt altına alınan lisans sahiplerine tapu ve kadastro mevzuatı ve uygulamalarına ilişkin konularda en az iki hafta genel müdürlükçe belirlenecek usul ve esaslara göre zorunlu eğitim verilecek. Müdürlük isterse eğitim süresini uzatabilecek. Lisans, kimlik belgesi ve kaşe verilen lisanslı aracılar kendi işyerlerini açıp, işyerlerinin adresini Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne bildirecekler. Vergi belgesini genel müdürlüğe gönderen iş yeri sahibi lisanslı aracılar iş yerlerini değiştirdiklerinde 15 gün içerisinde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne bildirecekler.

İstihdam Sağlayacak Yeni Bir Sektör Doğacak

Tapu, yeni sistemle birlikte üniversite mezunu birçok kişiye istihdam sağlayacak. Lisanslı aracıların oluşturulması ile birlikte yeni bir sektör doğacak. Evrakta bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi ile bürokrasi azalacak. Kâğıt ve zaman israfı önlenecek. Vatandaşın işi daha kısa sürede bitecek ve güvenli denetlenebilen bir kesim doğacak. Vatandaşa danışmanlık hizmeti sunularak tapudaki yığılmaların önüne geçilecek. Emlak sektörü rahatlayacak. Lisanslı aracılar vatandaşın ‘tapu’ işini kısa sürede bitireceği için emlakçıların zaman kaybı önlenecek. Vatandaş isterse aracısız kendi işini kendi yapabilecek. İsteyen emlakçılar da şartları uygun olduğunda lisans alabilecek. Yönetmelik taslağına göre; lisans sahibinin, emlakçılık kapsamına giren işleri yürütmesi ve taşınmaz pazarlama faaliyetlerinde bulunması ile birlikte yine emlakçıların aracılık faaliyetlerinde bulunması ise yasaklanmış olacak.

Lisans Sahipleri Vatandaştan Fiyat Farkı Talep Edemeyecek

Lisans sahibinin hizmeti karşılığında alacağı ücret, asgari ücret tarifesi, her yıl ocak ayının ilk haftası içerisinde genel müdürlük tarafından belirlenip ilan edilecek. Lisanslı aracılar işlerini takip ettiği kişilerden ücretini alacak. Lisans sahibi kişiler, mevcut ücret tarifesini uygulayacak ve fiyat farkı talep edemeyecek. Lisanslı aracıları, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü denetleyecek. Tapu, lisans sahiplerine uyarma, lisansın geçici iptali ve lisansın sürekli iptali cezalarını verebilecek. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün yeni projesi ile ilgili olarak “Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğümüzün bu uygulaması ile vatandaşlarımıza daha hızlı ve çağdaş hizmet sunmanın yanında, tapu aracılık faaliyetine getirilen standart sayesinde çok sayıda yüksek okul ve fakülte mezunu gencimize de kariyerlerine uygun bir iş alanı da sağlamış olacağız ” dedi.

13 Temmuz 2012 Cuma

Diyarbakır En Hızlı Kredi Artışı Sağlayan İl
12 Temmuz 2012, Kaynak:KrediPazarı

İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, 'Diyarbakır bizim en hızlı kredi artışı sağladığımız, büyüme açısından da geri dönüş açısından da en iyi performans gösterdiğimiz illerden biri. En ufak sorun yok, tıkır tıkır işleyen süreç var. Arsa fiyatları da uçmuş durumda' dedi.

Diyarbakır Bankacılığın Gözde İli Oldu

Şehirdeki potansiyeli anlatan İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, 'Diyarbakır bizim en hızlı kredi artışı sağladığımız, büyüme açısından da geri dönüş açısından da en iyi performans gösterdiğimiz illerden biri. En ufak sorun yok, tıkır tıkır işleyen süreç var. Arsa fiyatları da uçmuş durumda' dedi. Akşam Gazetesi'nden Mehmet Ali Ergün İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali ile Türk bankacılık sektörü ve Avrupa'da iyice kayganlaşan pazar koşullarını değerlendirdi.

5-10 yıl önce güçlü ekonomisiyle övünen İspanyol ekonomisinin yaşadığı ciddi sorunların, Türkiye'de de yaşanma riskini değerlendiren Bali, 'Aynı şey değil İspanya'nın 'benim ekonomim çok güçlü' dediği ortamda dünyada kriz yoktu. Büyüyen bir dünya, büyüyen bir Avrupa ekonomisi vardı. Doğal olarak İspanyol ekonomisi de büyüyordu. Biz ise dünyanın krizlerle boğuştuğu bir dönemde 'çok iyiyiz' dedi. Bu noktada Türkiye'nin 5 faktörle çıktığını belirten Bali, '-Ekonomik büyüme: Olumlu, - Enflasyon: Olumlu; - Bütçe: olumlu. - Borç istatistikleri: Olumlu. - Cari açık: Kaygı konusuydu. Şimdilerde ciddi iyileşme trendi var. ' dedi. 'Krize karşı sağlam duruş bu 5 temel üzerinde mi yükseliyor'? sorusunu 'Böyle bir makroekonomik tablo, sorunların olduğu bir ekonomik iklimde sizi koruyabilir, koruyor da. Biz krizleri çarpan etkisiyle yaşıyorduk, şimdi iskontoyla geçiriyoruz. Bu, hazırlıklı olmak demektir.' şeklinde cevapladı.

Diyarbakır Örneği

İş Bankası'nın Doğu ve Güneydoğu'daki büyüme stratejisini değerlendiren Bali: 'Diyarbakır, bizim çok hızlı kredi artışı sağladığımız, büyüme açısından da geri dönüş açısından da en iyi performans gösterdiğimiz illerden biri. Borcuna sadık bir şehir. Tıkır tıkır işleyen bir sürecimiz var. Topladığımız kaynağın maliyeti, verdiğimiz krediler, kredi artış hızımız, geri dönme oranımız en başarılı bölgelerimizden biridir. Ticaret anlamında Diyarbakır'da müthiş bir gelişme var. Ataşehir gibi şehre ilave şehirler konuşuluyor. Arsa fiyatları da uçmuş durumda.' dedi.
 
 
Bankalar Krediyi Kıstı mı?

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) Genel Kurulu'nda TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Doğu ve Güneydoğu'da bankaların kredi verirken işleri zorlaştırdığını söyleyerek bankalara yüklenmişti. Bali' 'Neden kredi vermiyorsunuz?' sorusunu şu şekilde açıkladı: 'Bankalar kredi vermiyor demekle 'bana kredi vermiyor' demek başka şeyler. 2011'de bankacılık sistemi, nakdi kredilerini yüzde 30'un üzerinde artırmış. İş Bankası ise kredilerini, sektörün açık ara üzerinde, yüzde 39'a karşılık yüzde 43 oranında yükseltmiş. Bunun da yüzde 80'i ticari kredi. Bankacılık neden kredi vermesin? Elindeki parayı satamazsa zarar eder. Bankalar arasında bir rekabet var, finansal hizmet kıtlığı da yok memkelette.'

11 Temmuz 2012 Çarşamba

Konutta 1+1'e Olan Talep Arttı
10 Temmuz 2012, Kaynak:Milliyet

Teknik Yapı, Tuzla’da inşa ettiği 5 bin konutluk Evora İstanbul projesinde 1+1 tipindeki konutlara gelen talebi karşılayabilmek için 396 tane daireyi 102 bin 500 liradan başlayan fiyatlarla satışa çıkardı. Projelerinde 1+1 tipindeki küçük dairelere ağırlık veren Teknik Yapı, Tuzla’da inşa ettiği Evora İstanbul projesinde 1+1 dairelere gelen talebi karşılamak için strateji değiştirdi. Yaklaşık 5 bin konuttan oluşan Evora İstanbul’da bugüne kadar en çok satışı gerçekleştirilen 1+1 ve stüdyo tipi dairelerdeki giderek artan talep, yeni 1+1 tipi dairelerin arzına neden oldu.

Teknik Yapı, projenin doğa ile iç içe olan cephede yükselen üç blokta yer alan 339 adet 1+1 ve 57 adet 2+1 tipi daireyi 102 bin 500 liradan başlayan fiyatlarla satışa sundu.Projenin Marmara etabında 3+1 ve 4+1 olarak planlanan dairelerde yapılan değişiklikle 1+1 ve 2+1 daireler oluşturulduğunu açıklayan Teknik Yapı Holding Başkan Yardımcısı Umut Durbakayım, “1+1 daireler Evora’da çok hızlı satılıyor. Bu nedenle büyük daireleri küçülttük ve satışa sunduğumuz 396 dairenin 340 tanesi 1+1’lerden oluşuyor” dedi.

Projenin tamamında ise 1686 tane 1+1 daire olduğunu ifade eden Umut Durbakayım, şu bilgileri verdi: Yüzde 1 peşinle satılıyor. “Evora İstanbul’a yatırımcılardan büyük talep var. Ayrıca yeni evlenen çiftler de kolay alabilecekleri 1+1 direlere yöneliyor. Öğrenciler ve onların aileleri de küçük konut talebinde bulunuyor. Biz de bu talebe karşılık vermek için 1+1 dairelerimizi 102 bin liradan başlayan fiyatlarla satışa sunduk.” Satışa sunulan 1+1 ve 2+1 tipi dairelerde yüzde 1 ve yüzde 25 peşinat tutarına ek olarak isteğe bağlı peşinat ve 120 aya kadar değişen vade seçeneği sunuluyor. Buna göre kendine uygun peşinat tutarını tercih edecek olanlar Şubat 2013, Ağustos 2013 ve Şubat 2014’de üç ara ödeme yapabilecek.

Uygun Ödeme Koşulları

Evora İstanbul’da yer alan diğer daireler için de geçerli olacak.Açık yüzme havuzu, 2 adet spor alanı ve çocuk parkına sahip daire bloklarında,  129’u açık 260’ı kapalı olmak üzere toplam 389 adet otopark alanı bulunuyor. Fikirtepe’de yüzde 100’e ulaştı. 

Teknik Yapı’nın projeleri hakkında bilgi veren Başkan Nazmi Durbakayım ise, Fikirtepe’de 3 ada üzerinde çalıştıklarını belirterek, gecekondulardan arındırılmasıyla buranın Kadıköy’ün en iyi yerlerinden biri haline geleceğini söyledi. Bir adada yüzde 100 oranında anlaştıklarını diğerlerinde de sona yaklaştıklarını ifade eden Nazmi Durbakayım, “Biz ruhsat almadan hiçbir projemizi açıklamıyoruz. Önümüzde bir süreç var, sonbaharda kazma vurmayı planlıyoruz” dedi. 60-70 bin konuttun yapılmasının planlandığı bölgede metrekaresini 5 bin 500 liradan satışa çıkaracaklarını anlatan Durbakayım, “Burası Ataşehir’den daha değerli olacak. Kentin daha merkezinde ve gece gündüz yaşayan bir bölge haline gelecek” diye konuştu.

Müteahhİtlerle Toplantı

Aynı zamanda İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) Başkanı da olan Nazmi Duırbakayım, Fikirtepe’de proje yapan müteahhitlerle bir araya geleceklerini belirterek, “Kadıköy Belediyesi ve müteahhitlerle oturup konuşacağız. Fikirtepe’de neler yapılabilir bunları ele alacağız. Hazırlanan projelerin özelliklerinin birbiriyle çakışmaması için görüş alışverişinde bulunacağız. Davet herkese açık olacak” görüşünü dile getirdi.

Fikirtepelilere Uyarı

Durbakayım, Fikirtepe’ye önemli bir fırsat verildiğini ve hak sahiplerinin bunu biran önce değerlendirmesi gerektiğinin altını çizerek şu uyarıyı yaptı: “Uzun süredir anlaşma yapılmaya çalışılıyor. Bölgede çok ciddi zaman kaybedildi. Plan çıktığında projeler başlamalıydı. Yeni çıkan afet yasasına gerek kalmadan burada anlaşma sağlanmalı. Eğer anlaşma sağlanamazsa, yeni yasa kapsamında bölgede zorunlu yıkımlar başlayacak.  Bu durumda da eldeki imkanlar gidecek ve yeni emsaller verilecek.” Fabrika yerine rezidans

Yeni projeleri hakkında açıklamalar da yapan Nazmi Durbakayım, Mahmutbey gişelerinin yakınındaki Bahariye Halı Fabrikası’nı yıkıp rezidans yapacaklarını belirterek, “50 dönüm arazi üzerinde yapacakları projenin 20 güne kadar netleşeceğini vurguladı. Nazmi Durbakayım, İstanbul’daki plansızlığa dikkat çekerek, şunları söyledi: “Bu fabrikayı 1985 yılında ben yapmıştım. Şimdi yıkıp yerine rezidans yapacağız. Yurtdışında fabrika binaları 150 yıl boyunca aynı yerinde kalırken, bizde ise planlama eksikliğinden dolayı 25 yılda yerini değiştirmemiz gerekiyor.

Yemekli İhale ile 45 Milyon Euro Hedef

Crown markalı projeler gerçekleştiren Babacan Yapı, Bahçeşehir’deki Crown Deluxe projesindeki 44 mağazayı yemekli ihaleyle satacak. Firma yeni projesi ‘Güneşli Express’i ise bayramdan sonra satışa sunacak Babacan Yapı, Bahçeşehir’de inşa ettikleri Crown Deluxe projesindeki ticari üniteleri yemekli ihaleyle satışa sunmaya karar verdi. Babacan Yapı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Babacan, sektörde farklılık yaratmak için böyle bir yöntemi seçtiklerini belirterek, “Projede yer alan 44 ticari üniteyi bu şekilde satacağız. İhaleyi Eylül ortasında yapmayı planlıyoruz” dedi. 

Mehmet Babacan, toplam 13 bin 500 metrekare satılabilir alana denk gelen ticari ünitelerin 180 ile 1500 metrekare arasında değiştiğini belirterek, “Zaten yoğun bir talep alıyoruz. Bu mağazalar için iyi bir karma yapacağız” diye konuştu.

Mağazaların bir bölümünün TEM’e bağlantı yoluna cephesi olduğunu, bir bölümünün de Akkoza projesindeki Fransız Sokağı’na baktığını anlatan Babacan, “Bölgeye çok iyi markalar gelmeye başladı. 44 mağazayı ihaleyle sattıktan sonra kiralamaları da biz yapacağız. Kiralamak için özellikle gıda sektöründen yoğun talepler geliyor” dedi. 

Babacan, bölgede yeni, açılan Fransız Sokağı’nda 140 mağazanın metrekaresi 5 bin ile 10 bin euro arasındaki fiyatlardan satıldığını vurgulayarak, “Biz ise metrekaresini 3 ile 5 bin euro’dan satmayı planlıyoruz. Bu şekilde 45 milyon euro civarında ciro yapmayı düşünüyoruz” açıklamasını yaptı. 

176 konut satışta Mehmet Babacan, Crown Deluxe projesinde 200 konut ve 20 mağazadan oluşan B blokta 18. katta, 176 konut ve 24 mağazadan oluşan A blokta ise temel atma seviyesinde olduklarını belirterek, konutların 2013 sonunda, mağazaların ise 2013 Haziran’da tamamlanmasını planladıklarını vurguladı.A bloktaki konutların henüz satışa çıkmadığını, B blokta ise yüzde 75 satış oranın ulaştıklarını anlatan Babacan, “A bloktaki konutlar önümüzdeki günlerde satışa çıkacak. Fiyatları da uygun yapacağız” dedi.

Güneşli’ye Express proje

Mehmet Babacan, firmalarının başka proje hazırlıkları da yaptığını belirterek, Güneşli’de ‘Güneşli Express’ adında yeni bir projenin hazırlıklarını sürdürdüklerini söyledi. Güneşli Express’in satış ofisinin tamamlanmak üzere olduğunu ve Ramazan Bayramı’ndan sonra satışa başlayacaklarını açıklayan Babacan, “5 dönüm arsa üzerinde toplam 180 rezidanstan oluşan proje yapacağız. Ön talepleri bu ay sonunda almaya başlayacağız. Stüdyo, 1+1 ve 2+1 dairelerden oluşacak projede her türlü hizmet ve donatı bulunacak” dedi.

Koru Florya TOKİ

Koru Florya TOKİ’nin Haziran satış şampiyonu TOKİ, satışa sunduğu 31 projede Haziran ayı hasılat raporunu açıkladı. 17 konut, 9 ofis ve 1 dükkân satışı gerçekleştiren TOKİ, 30 milyon 938 bin 33 lira hasılat elde etti. Haziran aynının birincisi 12 konut satışı ile İstanbul Florya-Şenlik Mahallesi'nde gerçekleştirilen Koru Florya oldu.Proje, 17 milyon 890 bin 114 liralık kaynağı TOKİ kasalarına aktardı. Haziran ayının ikincisi Ankara'dan çıktı. Pasifik Gayrimenkul tarafından Karakusunlar Mahallesi'nde gerçekleştirilen Next Level'da 9 ofis ve 1 dükkân satışı gerçekleşti. Pasifik Gayrimenkul , 11 milyon 654 bin 836 lirayı TOKİ kasalarına aktardı. 

2012’de 154 konut Haziran ayının üçüncüsü yine Florya Şenlik Mahallesi'nde, Eroğlu Yapı-Erfa İnşaat ortaklığıyla gerçekleştirilen Ekşinar Konakları oldu. Ekşinar'da 1 konut satılırken 712 bin 970 liralık hasılat elde edildi. Haziran ayının sonuncusu ise Makro ve Torkam İnşaat ortaklığı tarafından Çanakkale-Kepez'de gerçekleştirilen Konakkale Bosphorus oldu. Konakkale'de 4 konut satıldı ve 680 bin 112 liralık hasılat elde edildi. TOKİ, 4 konut ve 6 işyeri sattığı mayıs ayında 156 milyon 911 bin 317 lira hasıl elde etmişti. Haziran ayında bu satış rakamlarına göre yüzde 80 geriledi. 2012 yılında TOKİ'nin sattığı bağımsız bölüm sayısı 154 konut ve 42 işyeri ile 196'ya ulaşırken elde ettiği ciro 335 milyon 270 bin 470 lira oldu.

Yüzde 25 Peşinat Alıyor Kalanı Vadelendiriyor

Soyak Yapı tarafından Zincirlikuyu’da hayata geçirilen Soyak Soho’da farklı ödeme planları uygulanıyor. Bu kapsamda yüzde 25 peşinat veriliyor. Geriye kalan miktar 10 yıl vadelikonut kredisi ile tamamlanabiliyor. Bir diğer seçenekte ise kalan yüzde 75’lik kısım aylık yüzde 0.5 faizle Aralık 2013’e kadar senet yapılabiliyor. Toplamda 77 rezidanstan oluşan projede, 3 bin 500 metrekarelik ofis alanı da bulunuyor. Konut teslimlerinin 2013’te yapılacağı projede büyüklükleri 65 ile 252 metrekare arasında değişen dairelerin fiyatları 348 bin euro’dan başlıyor.

İlk Konut Projesi Kartal’da Yükseliyor

Safi Holding’in ilk rezidans projesi Safi Espadon Residence, Kartal’da inşa ediliyor. E5 karayolunun üzerinde inşa edilen proje, 136 konut ve 11 ticari bölümden oluşuyor. 20 katlı 101 metre yüksekliğindeki proje üç blok halinde tek parça olarak uzanıyor.  27 bin 546 metrekare inşaat alanından oluşan projede 11 adet mağazanın yer aldığı bir cadde de tasarlanıyor. Projede stüdyo, 1+1, 1,5+1 ve 2+1 olmak üzere farklı daire tipleri mevcut. Daire büyüklükleri 59 ile 160 metrekare aralığında değişiyor. Ayrıca projedeki daireler birleştirilerek 7+1 konut oluşturulabiliyor.

Glow 3’te 220 Bin TL'ye Konut Satıyor

Mom Yapı’nın ilk projesi Glow 3’te fiyatlar 220 bin liradan başlıyor. 1+1’den 4+1’e kadar farklı konut seçeneklerine yer verilen projede, toplamda 239 daire bulunuyor. Projede bir de ödeme seçeneği sunuluyor. Buna göre, yüzde 50 peşine 60 ay, yüzde 40 peşine 48 ay, yüzde 30 peşine 36 ay sıfır faiz uygulanıyor. Projenin sosyal donatıları arasında yetişkin ve çocuk yüzme havuzu, güneşlenme terası, çocuk oyun alanları, kamelyalar, bisiklet ve yürüyüş parkuru bulunuyor.

Ayrıca projeden ev alan her ailenin doğacak çocuğu için bir fidan dikiliyor. Geberit Türkiye’deki 10. yılını kutladı Dünya’da 100 ülkede sıhhi tesisat ve borulama sistemlerinde çözümler sunan Geberit, Türkiye’deki 10.yılını, özel bir geceyle kutladı. Gecede Geveze ve Grup Fazla Mesai ekibi sahne aldı. Geberit Türkiye Genel Müdürü Cengiz Kazazoğlu düzenlenen ödül töreninde yaptığı konuşmada Geberit’in özellikle Türkiye’ye büyük önem verdiğini vurguladı. Kazazoğlu, pazar paylarını artırmak için perakendede büyümeyi hedeflediklerini satış ekiplerini bir yıl içerisinde yüzde 100 büyüttüklerini belirtti. 2011 yılında cirosunu yüzde 27 büyüten Geberit Türkiye’nin 2012 yılındaki cirosal büyüme hedefi ise yüzde 30.
İpotek Fek Ücretine İade
05 Temmuz 2012, Kaynak:KrediPazarı

İpotek fek yazısı için ücret talep eden bankaya karşı hukuk savaşı başlatan tüketici, Ankara Etimesgut Tüketici Sorunları Hakem Heyeti tarafından haklı bulundu ve bankanın ipotek yazısı için tüketiciden ücret talep edilemeyeceğine karar verildi.

Bankalara aldıkları masraflardan dolayı açılan ve tüketici lehine sonuçlanan davalara bir yenisi daha eklendi. Sabah gazetesinden Hazal Ateş'in haberine göre bankacılık sisteminde sıkça gündeme gelen ipotek kaldırma ücretine yargı "dur" dedi. Mahkeme, ipoteği kaldırmak için tüketiciden para talep eden bankayı haksız buldu ve bankaların ipotek kaldırma ücreti bir kez daha yargıdan döndü. İpotek fek yazısı için ücret talep eden bankaya karşı hukuk savaşı başlatan tüketici, Ankara Etimesgut Tüketici Sorunları Hakem Heyeti tarafından haklı bulundu ve bankanın ipotek fek yazısı için tüketiciden ücret talep edilemeyeceğine karar verildi. Kredi borcu bitiminde tüketiciden ödeme sonunda ipoteği kaldırmak için 310 lira talep eden bankanın yaptığı işlemin iptaline karar verildi. Kararda, "Banka sadece zorunlu masrafını alabilir" denildi.

Tüketici ile banka arasında yapılan sözleşmede bulunan hükümler dışında bankanın farklı ücretler talep etmesinin mümkün olamayacağını belirten heyet "Bu ücret ve masrafların hangi nedenle alınacağına dair sözleşmede ve bilgi formunda açıklayıcı bir hüküm bulunmamaktadır. Banka sadece zorunlu olan masrafları isteyebilir. Kredinin verilmesi için gereken zorunlu masrafların neler olduğu konusunda ispat yükü ise davalı bankaya aittir. Aksi halde, diğer ücret ve masraflar başlığı altında belirlenen miktarın tüketiciden alınacağına dair hükmün yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında haksız şart olduğunun kabulü gerekir." dedi.

İpotek Fek Ücreti

İpotek karşılığı alınan konut kredisi borcu bitiminde ipoteğin kaldırılması için ipotek kaldırma yazısı diğer bir ifadeyle ipotek fek yazısına ihtiyaç vardır. Bankalar bu yazıyı tüketiciye belli bir ücret karşılığında veririer. Bankadan bankaya değişmekle beraber bu tutar ortalama 300 TL civarındadır. Benzer şekilde banka tüketiciden kredi alım anında da ipotek koyma bedeli istemekte. Her iki durumda da banka ile tüketici arasında yapılan sözleşmede bu masrafların alınıp alınmayacağının dikkatlice incelenip değerlendirilmesi gerekmektedir.

Banka Hangi Konutlara Kredi Verir?
10 Temmuz 2012, Kaynak:KrediPazarı

Banka Hangi Konutlara Kredi Verir? Kiradan kurtulmak ve ev sahibi olmak isteyen tüketici, istediği her ev için bankadan kredi alabilir mi? Banka her eve kredi verir mi?

Banka Hangi Konutlara Kredi Verir? Kiradan kurtulmak ve ev sahibi olmak isteyen tüketici, istediği her ev için bankadan kredi alabilir mi? Banka her eve kredi verir mi?

Kredipazari.com 5 soruda hangi konutlara konut kredisi verilir sorusuna cevap aradı. Ev sahibiyle sözlü ya da yazılı bir anlaşma yapmadan önce, özellikle de bağlayıcı nitelikler taşıyan adımlar atmadan önce (kapora, satış vaadi sözleşmesi gibi) bir uzmana danışmakta fayda vardır. Evin konumu, yaşı, yeni yapılıyor ise inşaatının tamamlanma yüzdesi, yapı kullanım belgesi izninin olup olmadığı, tapu kayıtlarındaki durumu gibi araştırmaların satın alma kararından önce yapılması gerekir.

Soru 1:  Evin Tapusu var mı ? Tapu Sicil Kayıtları Temiz mi?

Banka kullandıracağı krediye, uzman bir eksper tarafından hazırlanan ekspertiz raporuna göre karar verir. Ekspertiz işlemlerinin yapılabilmesi için banka, tüketiciden kredi kullanılacak evin tapu fotokopisini talep eder. Eksper, tapu da yer alan ada parsel numarası, tapuda kayıtlı kişinin bilgileri ve diğer bilgiler doğrultusunda evin kayıtlı olduğu tapu dairesinden tapu kayıtlarını sorgulatır. Büyük şehirlerde birçok tapu dairesinde bu işlem online yapılır. Evin üzerinde ipotek, şerh veya haciz bilgilerinin olup olmadığının araştırıldığı bu işleme ‘Gayrimenkulün Tapu Tahkikatı’ denir. Tahkikat sonuçlarına göre evin üzerinde haciz olması, şerh veya daha önceden kullanılan krediye ait mevcut ipotekler, bankanın krediye olumlu cevap vermesine engel teşkil eder.

Soru 2: Hasarlı Konuta veya Deprem Sigortası Olmayan Konuta Kredi Verilir mi?

Satın almak istenilen konutun kullanılamayacak derecede hasarlı olması ya da deprem bölgesinde oluşuna göre taşıdığı risk faktörü elbette bankanın kredi kullandırma aşamasında önemsediği en önemli noktalardan biridir. Banka, oturulamayacak derecede hasarlı bir konuta kredi vererek risk almak istemez. Kredi alınacak konutun daha önceden yapılmış deprem sigortası olmayabilir. Ancak kredi kullanım aşamasında tapuda alım-satım işlemleri gerçekleştirilebilmesi için deprem sigortasının (DASK) yaptırılması gerekir. DASK yapılmadan alım-satım işlemleri gerçekleştirilemez.

Soru 3: Konutun Yaşı Önemli mi? 30 Yaşındaki Konuta da Kredi Alınabilir mi?

Banka satın alınacak evi, kullandıracağı krediye teminat karşılığında ipotek olarak alır. Banka için önemli olan kredi borcu ödenmedi durumda evin banka borcuna karşılık değerden kolaylıkla satılıp satılamayacağıdır. Bu noktada halk arasında eski eve kredi verilmez anlayışının uygulamada pek de geçerli olmadığı görülür. Özetle, konutun yaşının fazla olması, o konuta kredi verilemeyeceği anlamına gelmez. 30 yaşından fazla da olsa konut, borca karşılık kolay nakite dönüşebiliyorsa, konutun yaşına bakılmaksızın banka, krediye uygunluk vermekte bir sakınca görmeyebilir.

Soru 4: Krediyle Alınacak Evin Yapı Kullanım İzin Belgesi Olması Şart mı?

Banka kredi kullandırabilmek için tüketiciden, krediye konu olan konutun kat mülkiyeti tapusunu yada kat irtifakı tapusu ve yapı kullanım izin belgesini talep eder. Ruhsat bilgilerinin, inşaat bitim tarihinin ve sınıflarının yer aldığı Yapı kullanım izin belgesi, Belediye İmar Müdürlüğü - Yapı Kullanma İzni Amirliğince düzenlenen bir belgedir. İnşaatı tamamlanan yapıların ruhsat ve eklerine uygun olduğunu ve yapının kullanılmasında fen ve sağlık bakımından herhangi bir sakınca olmadığını  göstermek amacıyla düzenlenir. Binaya yasa gereğince su, elektrik, telefon v.s. abonelikler yaptırılabilmesi için de bu belgeye ihtiyaç vardır. Mortgage Kanun’u belirli noktalarda kredilendirmeyi, kredi şartlarının belirlenmesini, bankaların kendi kredi politikalarına bırakmıştır. Ancak kanunen konutun teminat özelliği taşıyabilmesi için yapı kullanma iznine sahip olması gerektiğini öngörmüştür. Kredilendirme aşamasında banka,  konut inşaat halinde ise inşaatının en azından %80 oranında bitmiş olması gerekliliği de ön koşul olarak ileri sürmektedir.

Soru 5: Kredi Borcu Olan Eve Kredi Alınabilir mi?

Konut kredisi ile alınan ev, verilen kredi karşılığında banka tarafından ipotek olarak alınır. Borç bitene kadar ev bankaya aittir. Kredi borcu süresince kredi ödemelerinin aksaması ya da yapılmaması durumunda banka, borca karışık evi satışa çıkarıp tahsil etme hakkına sahiptir. İpotekli eve kredi alınabilir, ev alınıp satılabilir, ancak dikkat edilmesi gerek önemli noktalar vardır.

Kredi borcu olan evin satın alınması ve eve yeniden kredi kullanılması halinde 3 durumla karşılaşılır:

a. Ev Üzerindeki ipoteği Kaldırma ve Yeni Kredi Talebinde Bulunma: En sorunsuz işlemdir. Alıcı ve satıcı aralarında anlaşırlar. Anlaşma sözlü veya yazılı olabilir. İpotekli satış işlemlerinde riski alıcı alır. İşlemlerin daha güvenli olması için noterden yazılı sözleşme yapılmalıdır. Evi satın alacak kişi parayı nakit olarak satıcıya verir ve bu parayla bankadaki kredi borcu kapatılır. Borç kapatılırken bankaya %2 erken kapatma cezası ödenir. Bu cezanın alıcı tarafından mı yoksa satıcı tarafından  mı ödeneceği önceden belirlenmelidir. Borç kapatıldıktan sonra ev üzerindeki ipotek kaldırılır ve alıcı için eve yeniden kredi açılabilir.

b. Tüketici kredisi kullanarak ipotek kaldırma: İpotekli evi satacak kişi ipoteği kaldırmak için bankaya kredi talebinde bulunur. Ancak kullanılacak yeni kredi tüketici kredisi kapsamına girdiği için K.K.D.F. ve B.S.M.V. vergilerinden muaf olmayacaktır. Yeni kredide bu vergilerin ödenmesi gerekir. (K.K.D.F. ve B.S.M.V. vergileri konut kredilerinde ödenmez, tüketici kredilerinde ödenir)

c. İpotekli Eve Kredi Alma : Kredi kullanarak satın alınan konuta banka, kullanılan kredinin tutarı kadar birinci dereceden ipotek koyar. İpotekli evin kredisi X bankasından alındı ise alıcı X veya Y bankasına kredi için başvuruda bulunabilir. Banka, alıcı için krediye onay verirse, Y bankası X bankasıyla görüşür ve satıcıya verilecek nakit para bloke çek olarak tahsis edilir ve tapuda konuta 2. dereceden ipotek konulur. Alım-satım işlemleri tamamlandıktan sonra konut üzerindeki 2. ipotek kaldırılır ve 1. ipoteğin yerini alır. Ancak 1. dereceden ipotekli eve kredi onayı verip vermeme yetkisinin tamamen banka insiyatifinde olduğu unutulmamalıdır.