Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ticari kredilere kefil olurken, eş rızası aranmasını şart koşan düzenlemeyi kaldırıyor. Konut ve ihtiyaç kredisinde ise eşi korumak için mal ayrımı geliyor
İş dünyasını sıkıntıya sokan kredi kefaletlerinde "eş rızası" şartı kaldırılıyor. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Yeni Borçlar Kanunu'nda kredi kefaletlerinde eş rızası düzenlemesini yeniden görüştü. Bakanlık, bu uygulamayı yalnızca ticari kredilerle sınırlı olmak kaydıyla kaldırma kararı aldı. "Eş rızası" şartı uygulamasının esnaflar arasında dostluğu bozduğu ve ticari hayatı aksattığı yönündeki tepkilerin artmasıyla bu yönde yeni bir adım atılması gündeme gelmişti.
Mal Ayrımı Önemli
Eş rızasının kaldırılmasına yönelik düzenleme tamamlanma noktasına gelirken, kefil olan şahsın eşinin rızasının olması şartı konut, ihtiyaç, bireysel gibi ticari olmayan kredilerde devam edecek. Düzenlemenin yılbaşına kadar meclis gündemine getirilmesi bekleniyor. Ticari kredilerde eşin mağdur olmaması için alınacak önlemlere ise Bakanlar Kurulu karar verecek. Kredilerden doğacak olası haciz durumlarında kefil eşinin mağduriyet yaşamaması için alınacak önlemleri Bakanlar Kurulu belirleyecek. Düzenleme ile birlikte Bakanlar Kurulu'nun gündemine sunulacak önlemler başta ekonomi kurmayları olmak üzere hükümetin görüşüne sunulacak. Eş mağduriyetini önlemek için Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın en çok üzerinde durduğu yöntem ise mal ayrımı. Kefalette eşin mağdur olmasını engellemek için mal paylaşımı yapılacak ve eşin hayatını devam ettireceği belli malın eş üzerine yapılarak olası hacizlerde el konulamaması sağlanacak. Başta kefil ailesine ait ev olmak üzere belli eşyalar bu kapsamda mal ayrımına girecek.
Eş rızası şartı, iş kurmak ya da buna benzer amaçlarla ticari kredi kullanırken kefil bulmayı zorlaştırdığı gerekçesiyle eleştiriliyordu. Bakanlık özellikle esnaftan gelen şikâyetleri dikkate alarak yeni bir düzenlemeye gitti. Diğer krediler içinse eş rızası kuralı geçerli.
Sabah
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Ticari kredi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ticari kredi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Kasım 2012 Çarşamba
25 Temmuz 2012 Çarşamba
Kredi Kullanacakları Yeni Bir Masraf Bekliyor
Bankalar, ticari kredi kullanan tüketicilerden dosya
masrafı ve sigorta masrafının dışında “kredi tahsis ve değerlendirme”
ücreti adı altında yeni bir masraf almaya başladı.
6 ayda bir kesilen kredi
tahsis ücreti bankadan bankaya farklılık gösteriyor ve 250 TL-2.500 TL
arasında değişiyor. Ticari krediler ardından konut kredileri, ihtiyaç kredileri gibi bireysel kredilerde de tüketiciler sürpriz masraflarla karşılaşabilir.
Tüketicilere “Bankaların
hangi uygulamalarından şikayetçisiniz?” diye sorsak büyük ihtimalle ilk
iki yanıt şu olur: Kredi kartı aidatı ve hesap işletim ücreti. Bu iki
konuda çok sayıda müşteri bankalarıyla davalık olmuş durumda. Açılan
davaların çoğu müşteri lehine sonuçlansa da bankalar “Hayır kurumu
değil, ticari bir kuruluşuz. Bedava hizmet veremeyiz” görüşünü
savunuyor. Bankaların son zamanlarda başlattıkları yeni bir uygulama,
yine müşteriler ile bankaları karşı karşıya getirmeye aday. Geçtiğimiz
yıllarda sadece birkaç bankanın uyguladığı ve ticari kredilerden aldığı
“kredi tahsis ücretini” şimdi çok sayıda banka hayata geçirdi. Kesinti
hem de öyle tek sefere mahsus değil. 3 ayda bir örneği de olsa genellikle 6 ayda bir kesiliyor. Kesinti yapılan tutar kart aidatı ya da hesap işletim ücretlerinden çok yüksek.
Ücretler 250-2.500 TL Aralığında Değişiyor
Örneğin 50 bin TL tutarında alınan bir ticari kredi
için, 6 ayda bir 250 TL kesen banka da var 500 TL kesen de. Bu tutar 2
bin 500 TL’ye kadar çıkıyor. Şirketi için 120 bin TL kredi kullanan bir
işadamı “kredi tahsis ve değerlendirme” adıyla kendisinden 3 ayda bir
250 TL alındığından şikayetçi. Yani 18 ay vadeyle alınan bu kredi için
işadamı vade sonunda toplam 1.500 TL + BSMV ödeyecek.
Bu kesintiler müşteriler için
tam bir sürpriz oluyor. Çünkü kredi alındığı esnada hiçbir bilgi
verilmiyor. Kredi için en başta dosya masrafı da ödeyen müşteri bu
ücretten kesinti yapıldığı anda haberdar oluyor. Peki bankalar ticari
kredilerden neden bu kesintiyi yapmaya başladı? Düşen kredi faiz oranları ortamı ve azalan gelirler
bankaları yeni arayışlara itti. Faiz dışı gelirlere yönelen bankalar da
kredi verirken izledikleri iş akış sürecinin her aşamasını
ücretlendirme çabasına girdi.
Bu örnek belki konunun daha rahat anlaşılmasına neden olabilir:
Kredi vermeden önce bankacılar müşteri ziyaretine gidiyor. Sonra alınan
başvuru mali tahlil bölümüne gönderiliyor. Ardından kredi tahsis
bölümünün onayı alınıyor ve pazarlama departmanında kredi
kullandırılıyor. İşte bu akış içerisinde bankalar “her hizmet” için
masraf alma eğiliminde. “Kredi tahsis ve değerlendirme ücretinin”
6 ayda bir alınmasının nedenine gelirsek; bankalar verdikleri kredileri
6 ayda bir revize ediyor. Yani ilk defa veriyormuş gibi dosyaları
yeniden inceliyor. Dolayısıyla yeniden çalıştırılan mekanizma için
tekrar ücret alınıyor.
Bankalar Masrafta da Rekabet Ediyor
Son yaşanan uygulama
bankacılıkta rekabetin her zaman tüketici lehine sonuçlanmadığını
gösteriyor. “O banka alıyor, ben de alayım” anlayışı, faizlerin daha da
düştüğü bir ortamda konut kredisi ve ihtiyaç kredisi kullananlar da önümüzdeki günlerde yeni yüklerle tanışabilir.
16 Temmuz 2012 Pazartesi
Kredide Eş Rızası Zorunlu Olacak
| 16 Temmuz 2012, Kaynak: CNN Türk İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Murat Yalçıntaş, 1 Temmuz'da yürürlüğe giren Türk Borçlar Kanunu'na göre, ticari kredi almak için eşlerden kefalete rıza verilmesi konusunun sıkıntılara sebep olabileceğini belirtti. |
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Murat Yalçıntaş, 1 Temmuz'da yürürlüğe giren Türk Borçlar Kanunu'na göre, ticari kredi almak için eşlerden kefalete rıza verilmesi konusunun sıkıntılara sebep olabileceğini belirtti.
Yalçıntaş, yaptığı yazılı açıklamada, Türk Borçlar Kanunu'nun 584'üncü maddesine göre, mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça eşlerden birinin, örneğin bir banka kredisine kefil olacağı zaman, diğerinin yazılı rızasını alması gerektiğini hatırlattı. Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte bankaların, yaptıkları yeni kefalet sözleşmelerinde bu hükmü uyguladıklarını anımsatan Yalçıntaş, "Bankalar mevcut bir ticari kredi için daha önceden tahsis edilen limitin kullandırılması durumunda bile, müşterilerine yeni kredi sözleşmesi imzalatmakta ve eşlerden de kefalete rıza gösterdiklerine dair imza istenmekte" ifadelerini kullandı. Yalçıntaş, şunları kaydetti: "Ticari kredi almak için eşlerden kefalete rıza verilmesi konusunun sıkıntılara sebep olacağı kanaatindeyim. Eşlerden birisi ticaretle iştigal ederken, diyelim diğerinin hiç ilişkisi yok. Bu durumda, kefalete izin vermesi konusunda izin istenen eş, alışık olmadığından hayır diyebilir. Öte yandan aile şirketlerinde, kendi şirketinin borcuna şahsen kefil olmak isteyen şirket ortakları yönünden eşin rızasının alınması zorunluluğu daha ağır sonuçlar doğuracaktır. Bu kanun, ne yazık ki tüm evli tacirleri zora sokacak gibi görünüyor. Mesela, kefalete rızası istenen eşin kendi adına malı varsa, kefalete rıza talebi o eşlerde çok önemli endişe ve kararsızlığa sebep olacak. Hele acil kredi durumunda, stresli bir işadamının eşinden kefalete imza talebinin nerelere varabileceğiyle ilgili olarak hiç de iyimser değilim." Yalçıntaş, daha şimdiden sorunlara ve endişelere sebep olan bu kanunun bir an evvel gözden geçirilmesinin, ticari hayatın sağlıklı sürmesi için çok önemli olduğunu da savundu. |
Etiketler:
acil kredi,
banka kredisi,
cnn turk,
İTO,
Kredi,
Ticari kredi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


