Ticari kredi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ticari kredi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Kasım 2012 Çarşamba

Kefalete Eş Rızası Kalkıyor

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ticari kredilere kefil olurken, eş rızası aranmasını şart koşan düzenlemeyi kaldırıyor. Konut ve ihtiyaç kredisinde ise eşi korumak için mal ayrımı geliyor

İş dünyasını sıkıntıya sokan kredi kefaletlerinde "eş rızası" şartı kaldırılıyor. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Yeni Borçlar Kanunu'nda kredi kefaletlerinde eş rızası düzenlemesini yeniden görüştü. Bakanlık, bu uygulamayı yalnızca ticari kredilerle sınırlı olmak kaydıyla kaldırma kararı aldı. "Eş rızası" şartı uygulamasının esnaflar arasında dostluğu bozduğu ve ticari hayatı aksattığı yönündeki tepkilerin artmasıyla bu yönde yeni bir adım atılması gündeme gelmişti.

Mal Ayrımı Önemli

Eş rızasının kaldırılmasına yönelik düzenleme tamamlanma noktasına gelirken, kefil olan şahsın eşinin rızasının olması şartı konut, ihtiyaç, bireysel gibi ticari olmayan kredilerde devam edecek. Düzenlemenin yılbaşına kadar meclis gündemine getirilmesi bekleniyor. Ticari kredilerde eşin mağdur olmaması için alınacak önlemlere ise Bakanlar Kurulu karar verecek. Kredilerden doğacak olası haciz durumlarında kefil eşinin mağduriyet yaşamaması için alınacak önlemleri Bakanlar Kurulu belirleyecek. Düzenleme ile birlikte Bakanlar Kurulu'nun gündemine sunulacak önlemler başta ekonomi kurmayları olmak üzere hükümetin görüşüne sunulacak. Eş mağduriyetini önlemek için Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın en çok üzerinde durduğu yöntem ise mal ayrımı. Kefalette eşin mağdur olmasını engellemek için mal paylaşımı yapılacak ve eşin hayatını devam ettireceği belli malın eş üzerine yapılarak olası hacizlerde el konulamaması sağlanacak. Başta kefil ailesine ait ev olmak üzere belli eşyalar bu kapsamda mal ayrımına girecek.

Eş rızası şartı, iş kurmak ya da buna benzer amaçlarla ticari kredi kullanırken kefil bulmayı zorlaştırdığı gerekçesiyle eleştiriliyordu. Bakanlık özellikle esnaftan gelen şikâyetleri dikkate alarak yeni bir düzenlemeye gitti. Diğer krediler içinse eş rızası kuralı geçerli.

Sabah

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

25 Temmuz 2012 Çarşamba

Kredi Kullanacakları Yeni Bir Masraf Bekliyor

Bankalar, ticari kredi kullanan tüketicilerden dosya masrafı ve sigorta masrafının dışında “kredi tahsis ve değerlendirme” ücreti adı altında yeni bir masraf almaya başladı.

 6 ayda bir kesilen kredi tahsis ücreti bankadan bankaya farklılık gösteriyor ve 250 TL-2.500 TL arasında değişiyor. Ticari krediler ardından konut kredileri, ihtiyaç kredileri gibi bireysel kredilerde de tüketiciler sürpriz masraflarla karşılaşabilir.

Tüketicilere “Bankaların hangi uygulamalarından şikayetçisiniz?” diye sorsak büyük ihtimalle ilk iki yanıt şu olur: Kredi kartı aidatı ve hesap işletim ücreti. Bu iki konuda çok sayıda müşteri bankalarıyla davalık olmuş durumda. Açılan davaların çoğu müşteri lehine sonuçlansa da bankalar “Hayır kurumu değil, ticari bir kuruluşuz. Bedava hizmet veremeyiz” görüşünü savunuyor. Bankaların son zamanlarda başlattıkları yeni bir uygulama, yine müşteriler ile bankaları karşı karşıya getirmeye aday. Geçtiğimiz yıllarda sadece birkaç bankanın uyguladığı ve ticari kredilerden aldığı “kredi tahsis ücretini” şimdi çok sayıda banka hayata geçirdi. Kesinti hem de öyle tek sefere mahsus değil. 3 ayda bir örneği de olsa genellikle 6 ayda bir kesiliyor. Kesinti yapılan tutar kart aidatı ya da hesap işletim ücretlerinden çok yüksek.

Ücretler 250-2.500 TL Aralığında Değişiyor

Örneğin 50 bin TL tutarında alınan bir ticari kredi için, 6 ayda bir 250 TL kesen banka da var 500 TL kesen de. Bu tutar 2 bin 500 TL’ye kadar çıkıyor. Şirketi için 120 bin TL kredi kullanan bir işadamı “kredi tahsis ve değerlendirme” adıyla kendisinden 3 ayda bir 250 TL alındığından şikayetçi. Yani 18 ay vadeyle alınan bu kredi için işadamı vade sonunda toplam 1.500 TL + BSMV ödeyecek.

Bu kesintiler müşteriler için tam bir sürpriz oluyor. Çünkü kredi alındığı esnada hiçbir bilgi verilmiyor. Kredi için en başta dosya masrafı da ödeyen müşteri bu ücretten kesinti yapıldığı anda haberdar oluyor. Peki bankalar ticari kredilerden neden bu kesintiyi yapmaya başladı? Düşen kredi faiz oranları ortamı ve azalan gelirler bankaları yeni arayışlara itti. Faiz dışı gelirlere yönelen bankalar da kredi verirken izledikleri iş akış sürecinin her aşamasını ücretlendirme çabasına girdi.

Bu örnek belki konunun daha rahat anlaşılmasına neden olabilir: Kredi vermeden önce bankacılar müşteri ziyaretine gidiyor. Sonra alınan başvuru mali tahlil bölümüne gönderiliyor. Ardından kredi tahsis bölümünün onayı alınıyor ve pazarlama departmanında kredi kullandırılıyor. İşte bu akış içerisinde bankalar “her hizmet” için masraf alma eğiliminde. “Kredi tahsis ve değerlendirme ücretinin” 6 ayda bir alınmasının nedenine gelirsek; bankalar verdikleri kredileri 6 ayda bir revize ediyor. Yani ilk defa veriyormuş gibi dosyaları yeniden inceliyor. Dolayısıyla yeniden çalıştırılan mekanizma için tekrar ücret alınıyor.

Bankalar Masrafta da Rekabet Ediyor

Son yaşanan uygulama bankacılıkta rekabetin her zaman tüketici lehine sonuçlanmadığını gösteriyor. “O banka alıyor, ben de alayım” anlayışı, faizlerin daha da düştüğü bir ortamda konut kredisi ve ihtiyaç kredisi kullananlar da önümüzdeki günlerde yeni yüklerle tanışabilir.

16 Temmuz 2012 Pazartesi

Kredide Eş Rızası Zorunlu Olacak


16 Temmuz 2012, Kaynak: CNN Türk







İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Murat Yalçıntaş, 1 Temmuz'da yürürlüğe giren Türk Borçlar Kanunu'na göre, ticari kredi almak için eşlerden kefalete rıza verilmesi konusunun sıkıntılara sebep olabileceğini belirtti.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Murat Yalçıntaş, 1 Temmuz'da yürürlüğe giren Türk Borçlar Kanunu'na göre, ticari kredi almak için eşlerden kefalete rıza verilmesi konusunun sıkıntılara sebep olabileceğini belirtti.

Yalçıntaş, yaptığı yazılı açıklamada, Türk Borçlar Kanunu'nun 584'üncü maddesine göre, mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça eşlerden birinin, örneğin bir banka kredisine kefil olacağı zaman, diğerinin yazılı rızasını alması gerektiğini hatırlattı.

Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte bankaların, yaptıkları yeni kefalet sözleşmelerinde bu hükmü uyguladıklarını anımsatan Yalçıntaş, "Bankalar mevcut bir ticari kredi için daha önceden tahsis edilen limitin kullandırılması durumunda bile, müşterilerine yeni kredi sözleşmesi imzalatmakta ve eşlerden de kefalete rıza gösterdiklerine dair imza istenmekte" ifadelerini kullandı.

Yalçıntaş, şunları kaydetti:

"Ticari kredi almak için eşlerden kefalete rıza verilmesi konusunun sıkıntılara sebep olacağı kanaatindeyim. Eşlerden birisi ticaretle iştigal ederken, diyelim diğerinin hiç ilişkisi yok. Bu durumda, kefalete izin vermesi konusunda izin istenen eş, alışık olmadığından hayır diyebilir. Öte yandan aile şirketlerinde, kendi şirketinin borcuna şahsen kefil olmak isteyen şirket ortakları yönünden eşin rızasının alınması zorunluluğu daha ağır sonuçlar doğuracaktır.

Bu kanun, ne yazık ki tüm evli tacirleri zora sokacak gibi görünüyor. Mesela, kefalete rızası istenen eşin kendi adına malı varsa, kefalete rıza talebi o eşlerde çok önemli endişe ve kararsızlığa sebep olacak. Hele acil kredi durumunda, stresli bir işadamının eşinden kefalete imza talebinin nerelere varabileceğiyle ilgili olarak hiç de iyimser değilim."

Yalçıntaş, daha şimdiden sorunlara ve endişelere sebep olan bu kanunun bir an evvel gözden geçirilmesinin, ticari hayatın sağlıklı sürmesi için çok önemli olduğunu da savundu.