29 Ocak 2013 Salı

Tapu ve Konut Kredisi Batı İllerinde Kadınların Doğuda Erkeklerin Elinde!



Hem tarla hem konut Doğu ve Güneydoğu illerinde erkeğin üzerinde. Kıyı kentlerine yaklaştıkça kadınların gayrimenkul sahipliği artıyor, Hakkari'de tapuların yüzde 86'sı erkeklerde bulunuyor

Son yıllarda gayrimenkul sahipliği artarken, Doğuda tapular yine erkeğe gitti. Geleneksel olarak Doğu'da toprak sahibinin erkek olması, mirasın da büyük çoğunlukla yine erkekler arasında paylaştırılmasından gelen geleneksel mülk sahipliğine, Batı illerine gidildikçe kadın da ortak olmaya başlıyor. Hukuk ve sosyal hayatta son yıllarda daha geniş haklara sahip olmaya başlayan kadın, iş gayrimenkul sahipliğine geldiğinde erkeklerin açık ara gerisinde duruyor.

Eğitimden sağlığa, iş hayatından spora kadar geniş bir yelpazede kadınlara sağlanan pozitif ayrımcılık, tapuya inemedi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'de 123 milyon 603 bin 151 adet gayrimenkulün yüzde 64.83'ünü erkekler, yüzde 35.17'sini kadınlar üzerine tapu kayıtlarına geçiyor. Bayburt, kadınların en çok gayrimenkul sahibi olduğu iller arasında yüzde 41.71 ile başı çekiyor.

Medeni Kanun'da yapılan değişikliklerden sonra boşanma halinde tapu kimin üzerineyse, mülkün de ondan kalacağı uygulamasının başlaması, son yıllarda kadınların da bu konuda talepte bulunmalarını gündeme getirdi. Son yıllarda müşterek tapu uygulaması ise sıkça görülen uygulamalardan birisi oldu. Üzerine mülk kaydı yapılan kadın sayısının artmasında, kadınların iş hayatında daha fazla yer alması ve konut kredisini kendi adına alması da etkili oldu. Erkeklerin en çok gayrimenkul sahibi olduğu iller yüzde 86 ile Hakkari, yüzde 82 ile Mardin ve yüzde 80.86 ile Siirt iken, kadınların en çok gayrimenkul sahibi olduğu iller arasında yüzde 41.71 ile Bayburt ilk sırayı alıyor. Bayburt'u yüzde 41.40 ile Yalova, yüzde 41.17 ile Çankırı izliyor. Kadınların gayrimenkul sahipliğinde kıyı kentleri ise dikkat çekiyor. Bu iller arasında Adana, Mersin, Zonguldak, Muğla ve Antalya bulunurken, kadın gayrimenkul sahipliği bu illerde yüzde 40'larda yer alıyor.

Emlak Kanal D

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Avrupa Konutları'nda %1 KDV



Artaş İnşaat’ın 6 ay erken teslimle Temmuz ayında tamamladığı Avrupa Konutları Atakent 3 projesinin son dairelerinde cazip vade oranlarıyla ödeme planları sunuldu. %1 KDV oranıyla ve kısa bir süre için uygulanacak olan %0.41’den başlayan vade farkıyla avantaj sağlayan projede geniş sosyal donatı imkânıyla ayrıcalıklı hayat devam ediyor.

6 ay erken teslimle yaşamın geçtiğimiz yaz aylarında başladığı Avrupa Konutları Atakent 3’de ev sahipleri konforlu daireleri, geniş peyzaj alanları ve spor tesisleriyle yeni yıla yeni evlerinde‘merhaba’ dedi. Yüzme havuzlarıyla ve diğer sosyal alanlarıyla tatil köyü konseptinde bir yaşam sunan projede düşük aidat geleneği de sürüyor.

Hemen Teslim Son Dairelerde Büyük Fırsat

Satıştaki son dairelerle cazip ödeme kampanyaları sunan Avrupa Konutları Atakent 3’de yüzde 25 peşinatla 24 aya kadar %0.41, 48 aya kadar %0,59, 60 aya kadar %0.63, 120 aya kadar ise %0.73 vade oranı uygulanıyor. Düzenlenen kampanya kapsamında öte yandan daire bedelinin %50’sini peşin ödeyerek, kalan %50’lik bölümü ise vade farkı uygulanmadan 31 Aralık 2013’e tek ödemeli ertelemek mümkün. Bunun yanında yüzde 25 peşinatla yüzde 75’lik bölümü 31 Haziran 2013 tarihinde tek ödeme alternatifi de sunuluyor.

Fiyatlar 272 bin 400 TL’den başlıyor

Yüzde 1 KDV avantajıyla satışların sürdüğü Avrupa Konutları Atakent 3 projesinde kalan son dairelerin fiyatları 272 bin 400 TL’den başlıyor. Alanları 83 ile 93 metrekare arasında değişen 1+1’ler 272 bin 400 TL’den, 116 ila 151 metrekare olarak tasarlanan 2+1’ler 330 bin 800 TL’den, 139 ila 177 metrekarelik 3+1’ler 511 bin 300 TL’den başlayan fiyatlarla satılıyor. 191 metrekarelik 4+1 dairelerin fiyatlarıysa 705 bin 700 TL ile 735 bin 100 TL arasında değişen fiyatlardan alıcı buluyor.

Ev Sahipleri ‘Sürdürülebilir Yaşam’dan Çok Memnun

Markalı konut projeleri arasında geniş sosyal yaşam alanlarıyla öne çıkan Avrupa Konutları Atakent 3’de Taksim Meydanı büyüklüğünde bir site meydanı, merkezde konumlandırılan tarihiKayseri Saat Kulesi’nin bir benzeri ve göl kafe ile özgün bir yaşam alanı sunuldu. Diğer konut projelerine de örnek niteliğinde tasarlanan Avrupa Konutları Atakent 3’de aidatlar da düşük oranlarda tutuldu. Profesyonel ekibiyle teslim sonrasındaki kalitenin yıllarca sürdürülmesinin sağlandığı projede spor tesisleri arasında; açık ve kapalı yüzme havuzları, futbol, basketbol,voleybol sahaları, tenis kortu, fitness center, sauna, buhar odası, squash, aerobik ve pilates salonları yer alıyor. Ayrıca site içerisinde market, bay/bayan kuaförü, eczane, kuru temizleme, lostra salonu, oto yıkama gibi ticari üniteler bulunuyor.

Çocuklar İçin Her Şey Düşünüldü

2 bin 300 konutluk Avrupa Konutları Atakent 3’ün yanı başında bulunan TOKİ Avrupa Konutları İlköğretim Okulu 24 dersliğiyle geçtiğimiz Eylül ayında eğitime başladı. Yeni taşınacak olan aileler de okula çocuklarını sömestr tatilinde kayıt ettirebilecek. Çocuklu ailelerin rahat ve mutlu bir hayat sürmeleri için her şeyin düşünüldüğü Avrupa Konutları Atakent 3’te çocuklar için tasarlanan sosyal alanlar oldukça güvenli bir ortam sağlıyor.

Club House İle Tüm Aktiviteler Site Sakinlerinin Yanı Başında

Spor ve sağlıklı yaşam için hayal edilen her türlü aktiviteyi modern teknolojinin gerektirdiği alt yapı ve kalite ile birleştiren Club House, açık ve kapalı havuzları, squash kortları, fitness salonu, sauna ve buhar odaları, pilates, yoga, spinning, crunch, aerobic ve bale gibi stüdyo dersleri ile her yaşa ve zevke uygun spor aktivitelerini bünyesinde barındırıyor. Düzenlenen yarışmalar, geziler ve uluslararası festivallerle farklılık oluşturan Club House ile Avrupa Konutları Atakent 3’te komşuluk ilişkileri daha da değer kazanıyor.
Atakent’in merkezinde bulunan Avrupa Konutları Atakent 3’de site sakinleri TEM Otoyolu’na 5 dakika, E-5 Otoyolu’na 10 dakikada ulaşıyorlar. Çevresinde üniversitelerin ve hastanelerin bulunduğu projeden, Marmaray’ın devreye girmesiyle beraber Taksim ve Maslak’a yarım saatte,Kadıköy’e bir saatte ulaşım mümkün olacak.

Milliyet

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Konut Kredisi Faiz Oranları Bu Yıl Yüzde 0,80'lere Geriledi



Yeni düzenleme ile hem konutta belirsizliğin ortadan kalkması, hem kentsel dönüşüm hem dekredi maliyetlerinin geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 20 ucuzlaması bankaları umutlandıran en önemli gelişmeler arasında. Geçen yıl ortalama aylık yüzde 1.22 seviyesinde olan konut kredisi faiz oranlarının bu yıl yüzde 0.80'lere gerilediğini belirten Garanti Mortgage Genel Müdürü Murat Atay, 'Ev almak isteyen hiç beklemesin. Faizler bundan sonra daha fazla düşmez. KDV belirsizliği de ortadan kalktı. Bütçenize uygun bir ev bulduysanız sakın kaçırmayın' diyor.

Emlak Kulisi

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Konut Kredisi Komisyon ve Masrafları Tüketiciye İade Edildi



Bankaların kredi kullanan tüketicilerden komisyon ya da dosya masrafı adı altında aldığı paraların iade edildiği emsal niteliğindeki davalar...

Bankaların komisyon ve dosya masrafı adı altında vatandaştan kestiği ücretler, özellikle son yıllarda tüketiciler tarafından mahkemelere taşınmaya başlandı. Çoğu kez tüketici lehine sonuçlanan emsal davalara her geçen gün yenileri ekleniyor.İlk dava İzmir'den. 2 yıl önce bankanın kendisinden kestiği 1302 liralık yapılandırma ücretinin peşine düşen Fatma Altınok İkis'in davası da, benzer  durumdaki tüketiciler için örnek olacak  tarzda. 

İzmir’de yaşayan Fatma Altınok İkis, 2010 yılında konut kredisi aldığı kamu bankasına bu kez yapılandırma için başvurdu. Banka yeniden yapılandırma işlemi için müşterisinden 1302 TL komisyon ve masraflar başlığı altında kesinti yaptı.

Altınok İkis, tam 2 yıl sonra, yapılan kesintinin hukuksuz olduğu gerekçesiyle tahsil edilen ücretin iadesi için bankaya dilekçe verdi ancak banka talebe olumsuz yanıt verdi. Ret talebi karşısında hukuki süreç başlatan Altınok İkis, bu kez kesintinin kesildiği tarihten itibaren bankanın müşterisinin borcunu aksetmesi halinde belirlediği faiz oranı üzerinden hesaplanarak ücretin iade edilmesi talebiyle bankaya dava açtı.

İzmir Bayındır Asliye Hukuk Mahkemesi , tüketiciye parasal yükümlülük getiren bu durumun "tüketici ile müzakere edilmeden" uygulandığı, yasal dayanağının olmadığı ve komisyon ücret ve masraflarını gösteren makbuzların davalı banka tarafından ibraz olunmadığı gerekçeleri ile ücretin "faizi ile" birlikte 1400 TL olarak davalıya iade edilmesine karar verdi.

Konuyla ilgili değerlendirme yapan Avukat  İlker İkis, kamu bankası aleyhine alınan bu kararın, bankaların haksız ve hukuka aykırı uygulamalarına maruz kalan vatandaşlara dava ve taleplerinde emsal teşkil edebilecek nitelikte olduğunu kaydetti.

Bankaların Korkulu Rüyası Oldu

Mustafa Yılmaz ise deyim yerindeyse bankalara 'savaş açmış' durumda!  Yılmaz, 5 bankadan 8 tüketici kredisidosya masrafını ve 2 kredi kartından da kesilen aidatları geri aldı. Yılmaz, bununla da yetinmedi bankalardan bu masrafları bankaları hacize vererek aldı.

2012 yılında Yargıtay’ın tüketici kredisi dosya masrafı ve kart aidatları ile ilgili tüketici lehine kararlarını duyduktan sonra harekete geçen Mustafa Yılmaz, bankalardan kullandığı 8 adet banka kredisi ve adına kayıtlı bulunan 2 adet kredi kartının ücretlerini geri almaya karar verdi. 5 banka ile başlattığı mücadeleyi ise bankaların aldıkları masrafları geri alarak kazandı. sikayetvar.com’a gönderdiği şikayet ile bankaları şikayet eden Yılmaz, tüketicileri haklarını aramaları konusunda uyardı.

5 Bankaya Karşı Mücadele Verdi ve Kazandı

“Amacım para değil sadece mağdur edilen biz tüketicilerinde hakları olduğunu herkese göstermekti” diyen Mustafa Yılmaz, bankalarla verdiği mücadeleyi şöyle aktardı: “Öncelikle kredi çekmiş olduğum şubelere gerekli evrakları almak için başvuruda bulundum. Bana oldukça sorunlar çıkarıp evrakları vermek istemedilerse de ısrarlarım sonucu tüm evrakları temin ettim ve Ankara Mamak İlçesi Tüketici Hakem Heyeti’ne evraklarla birlikte başvurdum. Bu başvurular toplam 10 kalemden oluşmakta idi.İlk önce kart aidat kararları çıktı defalarca bankaları arayarak ve ısrarlarım sonucu para iadelerini yaptılar. Bir bankaya ait dosya masrafı kararı çıktı. Banka Ankara 3’ncü Tüketici Mahkemesi’nde karşı dava açtı ve mahkemede lehimde karar verdi. Banka ödeme yapmayınca avukatım Eda Ünlübaş bankayı İstanbul 5’nci icradan icraya vererek ücreti tahsil etti.”

Bankaları İcraya Verdi

Hakem heyeti kararları sonrası bankaların karar itirazı için tüketici mahkemesine başvurduğunu ama mücadeleden yılmadığını kaydeden Yılmaz, “Diğer bir bankaya ait lehime 2 adet dosya masrafı kararı daha çıktı. Yine banka Ankara 4’ncü Tüketici Mahkemesi’nde karşı dava açtı hakim benim lehime karar verdi. Bu banka da ödeme yapmayınca avukatım yine İstanbul 5’nci İcraya vererek ücreti tahsil etti. Sonra dosya masrafı iadesi için hakem heyetine başvurduğum banka için de lehime karar çıktı. Bankaya giderek paramı aldım. Lehime kararlar devam etti ve hakem heyeti 2 adet kredi dosya masrafı iadesi için dava açtığım 4’ncu banka için de lehime karar verdi. Tarafıma bankadan hiçbir dönüş olmadığı için karaları tekrar avukatım icraya vererek haciz yoluyla ücreti tahsil etti. Şikayetçi olduğum 5’nci bankaya ait 2 adet dosya masrafı dilekçem hala hakem heyetinde bulunmakta bu kadar gecikmesinin sebebini sorduğumda ise heyetten bankaya yollanan yazılara bankanın cevap vermemesi ve istenilen belgelerin yollanmaması nedeni ile kararın henüz yazılamadığını belirttiler. Tüketicilere tavsiyem haklarını arasınlar” şeklinde konuştu.

Emlakcıdan

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Yapı Kredi'den Memurlara Ucuz Kredi



Yapı Kredi açıklamasına göre, Yapı Kredi şubelerinden kredi başvurusu yapan kamu çalışanları maaşlarının 15 katına kadar bireysel ihtiyaç kredisi alabilecek.

Yapı Kredi'nin ocak ayı bireysel ihtiyaç kredisi kampanyasından faydalanmak isteyenlerin "kredisimdi.com.tr" adresinden, Yapı Kredi ATM'lerinden veya "Bireysel" (boşluk) "TCKN" (boşluk) "Aylık Net Gelir" yazıp 4411'e SMS yollayarak başvuru yapması yeterli olacak. Tüketicilerin kredi başvurusuna yanıt 3 dakika içinde alınıyor.

Açıklamada ayrıca kamu çalışanlarının maaşlarının 15 katına kadar bireysel ihtiyaç kredisine başvurusu ile ilgili şu ifadelere yer verildi:

"Belirtilen koşullar 5 bin lira 36 ay vadeli, vergi hariç aylık faizi yüzde 0,53 olan ihtiyaç kredisi için geçerlidir. Ayın 31 günü üzerinden hesaplanan günlük taksit tutarı 5,03 lira ve aylık taksit tutarı 155,8 liradır. Maaşın 15 katına kadar kredi aylık bin 500 lira maaş alan kamu çalışanlarının Yapı Kredi şubelerinden yapılan 36 ay vadeli ihtiyaç kredisi başvurularında geçerli olup banka kredi değerlendirme koşulları esastır."

Finans Caddesi

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

VakıfBank Yüzde 42 Büyümeyle Kredi Kartı Pazarında Lider Oldu



VakıfBank, 2012'nin hem kredi kartı cirosunda hem de işlem adedinde en çok büyüyen bankası oldu
  
Bankalararası Kart Merkezi'nin (BKM) Ocak 2013'te yayımladığı raporda VakıfBank, 2012'nin hem kredi kartı cirosunda hem de işlem adedinde en çok büyüyen bankası oldu. VakıfBank 13.7 milyar lira ciroyla yüzde 42 büyüme elde etti. Sektördeki büyüme ise yüzde 24 düzeyinde gerçekleşti.

VakıfBank Worldcard 2012'de 13,7 milyar lira ciroya ulaşarak geçen yıla göre yüzde 42 büyüme gerçekleştiren Vakıfbank, işlem adedinde ise, sektörün 2 katından fazla artış göstererek, yıllık 120 milyon adedin üzerine çıkmayı başardı.

VakıfBank Genel Müdür Yardımcısı Feyzi Özcan ''Bankamızın iki yıldır sürdürdüğü 'halden anlayan banka' konsepti ile müşterilerimizi anlamak ve hayatlarını kolaylaştıracak çözümler sunmak için çok çalıştık. Şimdi kredi kartları sektöründe 13.7 milyar lira ciro ve yüzde 42 büyüme ile elde ettiğimiz bu başarı, müşterilerimizi gerçekten anladığımızın en önemli göstergesi. Önümüzdeki dönemde de istikrarlı büyümeye ve ödeme sistemlerinde yenilikçi ve öncü uygulamalarımıza devam edeceğiz'' ifadesini kullandı.

VakıfBank, 2012'de kredi kartı alanındaki kampanyalarıyla 2 ödül kazandı. VakıfBank'ın müşterilerinin ihtiyaçlarına yönelik oluşturduğu kampanyalarından birisi olan ''81 İle 81 Otomobil'' kampanyasının sosyal medyadaki uzantısı olan ''Facebook 82. İl Oluyor'' kampanyasıyla toplam 28 ülkeden 63 finalistin yarıştığı Midas Awards 2012'de, sosyal medya kategorisinde ''Silver Midas'' ödülüne layık görüldü.

VakıfBank, sosyal sorumluluğu destekleyen ihtiyaç sahiplerine gıda yardımının sağlandığı ön ödemeli kartı olan ''41 Kart'' ile de 2012'de ''Altın Karınca Belediyecilik Ödülü''nün sahibi oldu.

AA

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Kredi Yapılandırmaya Dikkat



Düşen kredi faiz oranları ve piyasa koşullarının yarattığı rekabet sonucu mevcut kredileri yeniden yapılandıran bankalar, faiz kazançlarında meydana gelen kaybı yasalara açıkça muhalefet ederek komisyon ve masraf adları altında tahsil ederek telafi etmeye çalışıyor.

Kısaca mevcut kredi borçları ödeme planının düşük faiz oranlarına göre yeniden yapılması olarak tarif edilebilecek “Yeniden Yapılandırma”, son günlerde tüketicinin gündemine ağırlığını tekrar koydu.

Nasıl Başladı Ne Sağladı

The Lira’dan Fulya Öktem’in haberine göre; kredi kullananlar için faiz oranlarının düşmesiyle elde ettikleri bir avantaj olarak görünse de; durum asında kredi faiz oranlarının düşüşü ile artan rekabet sonucu bankaların kendiliklerinden faiz indirimi yapmalarından ibaret. Zira bir bankayı; kanuni bir zorunluluk olmadıkça; sözleşmenin şartlarını müşterisi lehine değiştirmeye zorlayamazsınız. Bankaları yoğun şekilde kredileri yeniden yapılandırmakampanyalarına yönelten etken, yansıtıldığı gibi faizlerin düşmesi değil günümüz serbest piyasa koşulları. Zira tüketici değişen koşulları avantaja çevirip başka bir bankadan daha uygun koşullarla kredi alarak eski kredisini kapatıyor ve banka ile ilişkisini kesiyor. Giden müşteri başka bir ürün için de ekseriyetle eski bankasına dönmüyor.

Tüketici, “kredi yeniden yapılandırma” ya da “yeniden finansman” adları altında mevcut kredi borcu için yeni bir anlaşma yaparak, borcunu kredinin tahsisi sırasında var olan şartlardan daha iyi şartlarla ödemeye devam ediyor. Yeniden yapılandırmada tek değişen faiz oranları olmuyor. Vade, taksit tutarı, ipotek, para birimi gibi unsurlar da yeniden yapılandırma kapsamında tüketicinin lehine değişikliğe uğruyor.

Daha önce yüksek faizle konut kredisi almış vatandaş, yeniden yapılandırma ile; günün düşük faizlerinden yararlanarak daha az ödeme yapmış oluyor. Faiz avantajının yanında kredi vadesini azaltabiliyor ya da taksitlerinin tutarını değiştirebiliyor.

Yapılandırma Tercihleri Hangi Yönde

Bireysel krediler arasında en önemli yeri tutan, tutar ve vade açısından en ağır şartları taşıyan konut kredilerinin yeniden yapılandırılması sürecinde hesaba katılması gereken pek çok değişken var. Yeniden yapılandırma hesaplamasında dikkatle değerlendirilmesi gereken en önemli noktalar toplam kredi tutarı, kalan vade, taksit tutarı ve piyasada sunulan diğer faiz oranları.

Tüketicinin aynı bankaya yeni ödeme planına göre ödeme yapmaya devam etmek, aynı bankaya bir ya da birkaç taksiti erken ödemek ya da kredisini kapatıp başka bankaya yeni kredi ödemesi yapmak tercihleri arasında da farklar olduğunun altı çizilmeli. Bu tercihler yapılandırma esnasında tüketiciden istenecek masraflar konusunda önem arz ediyor.

Tüketici yeniden yapılandırmada esasen iki tercih yapıyor:

1- Düşen faiz oranına göre yeniden hesaplanan kredisini kredi veren bankaya daha önce belirlenen vadelerle ( ya da vadeyi uzatarak) ödemeye devam ediyor.

2- Faizi yeniden hesaplanan kredisini erken ödeme yoluyla kapatıyor/başka bankadan kredi alarak kredisini erken ödeme yoluyla kapatıyor.

Bu durum 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a 2007 yılında yapılan eklemede açıkça belirtilmişti.

Yasal düzenlemeye göre, Tüketici, konut finansmanı kuruluşuna borçlandığı toplam miktarı önceden ödeyebileceği gibi aynı zamanda bir ya da birden çok ödemeyi vadesinden önce yapabilir. Her iki durumda da konut finansmanı kuruluşu, vadesinden önce ödenen taksitler için gerekli faiz indirimini yapmakla yükümlüdür. Ödenen miktara göre gerekli faiz indiriminin ve kredinin tüketiciye yıllık maliyet oranının hesaplanmasında Bakanlık tarafından çıkartılan ilgili yönetmelik hükümleri uygulanır.”

Kanun, faiz oranı sabit olarak belirlenmiş kredilerde erken ödeme yapılması durumunda kredi verenin tüketiciden bir erken ödeme ücreti, piyasadaki adıyla “erken ödeme komisyonu” talep edebileceğini söylemiş. Bu ücretin kredi veren için talep edilebilir olması sınırlı sayıda şarta bağlanmış. Maksadı ise erken ödeme ve düşen faizler sebebiyle uğranan zararı telafi etmek ayrıca erken ödemeleri azaltmak. Erken ödeme komisyonu; erken ödenen tutarın yüzde ikisini geçemez. Üzerinden komisyon hesaplanan tutar ise yeni/düşük faiz oranı ile hesaplanmış tutar olacak.

“Faiz oranının sabit olarak belirlenmesi halinde, sözleşmede yer verilmek suretiyle, bir ya da birden fazla ödemenin vadesinden önce yapılması durumunda konut finansmanı kuruluşu tarafından tüketiciden erken ödeme ücreti talep edilebilir. Erken ödeme ücreti gerekli faiz indirimi yapılarak hesaplanan ve tüketici tarafından konut finansmanı kuruluşuna erken ödenen tutarın yüzde ikisini geçemez. Oranların değişken olarak belirlenmesi halinde tüketiciden erken ödeme ücreti talep edilemez.”

Tüketicinin erken ödeme yapmadan yeniden hesaplanmış kredisini ödemeye devam ettiği durumda banka; yaptığı yeniden yapılandırma işlemi için komisyon, dosya ve başka adlar altında masraf talep edemez. Bankalar tarafından, ödenmesinin zorunlu olduğu algısı yaratılan ve fahiş fiyatlara ulaşabilen ücretlerin bankalar tarafından istenmesinin hiçbir dayanağı yok. Kanun erken ödeme ücretinin hangi şartlarda istenebileceğini açıkça belirtmiş. Banka bahsedilen durumda bu ücreti isteyemez.

Meşhur “dosya masrafı” söz konusu olduğunda “zorunlu masraflar” kavramı devreye giriyor. Yargıtay, emsal teşkil eden kararlarında kullandırılacak kredi için zorunlu masrafların neler olduğunun bankaca ispat edilmesi ve bunların sözleşmede açıkça miktarları ile birlikte yazılmış olması gerektiğini ifade ediyor.

Konut kredileri ele alındığında zorunlu masrafların sadece ekspertiz ve istihbarat masrafı olduğu söylenebilir. Ekspertiz masrafı, üzerine değerlendirme yaptığımız durumda (tüketicinin krediyi veren bankaya ödemeye yapmaya devam etmesi) söz konusu olamaz çünkü devam eden bir ödeme vardır. Ödeme tutarı ve başka şartların değişmesiyle ekspertiz tarafından yapılan işlemin bağlantısı yoktur. Ekspertizin bankanın personeli olması durumunda, yeni kredi alımlarında dahi ekspertiz ücretinin talep edilemeyeceği konusunda yargı kararları var.

Tüketici danışmanları bu konularda tüketicinin banka ile müzakere etmesini salık veriyor.

İstihbarat masrafına gelince; bazı tüketici mahkemelerinde, kredi tahsis aşamasında istihbarat ücreti adı altında makul bir seviyede alınan ücretlerin kabul edilebilir olduğu yönünde karar alınabiliyor. Mahkemeler, bankanın kredinin geri dönüşü hakkında araştırma yapmasının zorunlu olduğunu; sözleşmede belirtilmesi durumunda ve kanunda sayılan şartların varlığı halinde bu işlem için ücret talep edileceğini kabul ediyor. Öncelikle alınacak masrafının sözleşmede açıkça yazması gerekiyor. Ancak bu masrafın banka tarafından talep edilebilir hale gelmesi sadece sözleşmede yazması ile mümkün olmuyor.

Tüketiciye konu ile ilgili açıkça bilgi verilmemişse, tüketiciye içeriği öğrenme olanağı sağlanmamışsa ve tüketici koşulları açıkça kabul etmemişse, sözleşmede yazsa dahi bu masraf istenemiyor. Komisyon, dosya masrafı, istihbarat masrafı gibi ücretler yasalarımızda “Düzenleyenin başka sözleşmelerde de kullanılmak üzere tek yanlı olarak önceden hazırlayıp karşı tarafın kabulüne sunduğu hükümler” olarak vasıflandırılıyor. Ve yasaların öngördüğü şartlar gerçekleşmemişse bu masraflar sözleşmede yazılmamış sayılıyor.

(Uygulamada bankalar dosya masrafı adı altında talep edemedikleri ücretleri istihbarat masrafı adı altında talep ediyorlar.)

TTüketici kanununa ek olarak yeni Borçlar Kanunumuzda da konu ile ilgili düzenleme yapıldı. Borçlar Kanunu’nda “Sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa haklarında açıkça bilgi verip içeriklerini öğrenme imkanı tanıdığını ispatlayamadığı ve karşı tarafın menfaatine aykırı hükümler ile sözleşmenin niteliğine ve özelliğine yabancı olan hükümler yazılmamış sayılacaktır.” deniyor. Aynı kanunun başka bir maddesinde ise “Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz.” denerek tüketicinin korunması kapsamı daha da genişletiliyor. Tüketiciye kabul ettirilmiş olsa da, dürüstlük kuralına aykırı derecede karşı tarafın aleyhine olan sözleşme şartları bile yazılmamış sayılabiliyor.

Bankaların sözleşmelerinin (neredeyse birebir aynı denecek şekilde) matbu olduğu ve müşterilerine özellikle kredi ürünü kullandırma sırasında açıkça bilgi aktarımı yapmadığı kamuoyunca malumdur.

Tüketicinin bankasına yeniden yapılandırılmış kredisini ödemeye devam etmesi durumunda, banka tüketiciden her ne ad altında olursa olsun ücret talep edemez. Çünkü faiz oranlarındaki düşüş nedeniyle bankalar ya kendiliklerinden yeniden yapılandırma uygulamasına gitmişler ya da müşterilerinin bu doğrultudaki taleplerini kabul etmişlerdir. Tümüyle kendi inisiyatifiyle yaptığı işlem için bankanın masraf, komisyon, plan değişikliği ve benzeri adlarla ücret talep etmesi yasalara aykırıdır.

Tüketicinin kredisinin bir ya da birden fazla taksitini erken ödemesi veya başka bir bankadan çok daha düşük faiz ile aldığı kredi ile kapatma yoluna gitmesi durumunda, komisyon tabir edilen “erken ödeme ücreti” ile ekspertiz ücreti ve istihbarat masrafı gibi ücretler devreye girmektedir. Yeni banka vereceği kredi için ekspertiz görüşü isteyecektir. Ayrıca eski banka ödenen indirimli tutar üzerinden yüzde 2 oranında erken ödeme ücreti alacaktır.

Yapılandırma Kararı Verirken Nelere Dikkat Etmeli

Kredi yapılandırması her koşulda her tüketici için avantajlı olmayabiliyor. Faiz indirimden ya da diğer değişimlerden elde edilen yararlar için bir kar zarar hesabı yapılması gerekiyor.

İlk adım eski faiz oranları ile belirlenen kredinin kalan tutarını yeni faiz oranları ile hesaplamak. Bunun için internette her bankaya ve kredi tipine göre hazırlanmış hesap makineleri bile var.

Tüketici bu tutarı kredi veren banka ya da diğer bankalardaki uzmanlara başvurarak da hesaplatabilir.

Konut kredilerinin yeniden yapılandırılmasında faiz, toplam kredi tutarı, vade ve işlem için ödenmesi gereken birtakım ücretler dikkate alınarak karar zarar hesabı yapılmalı. Örneğin eski faiz ile yeni faiz oranları arasında büyük fark yoksa, tüketici bir taraftan kazanırken başka bir değişkenle kaybediyorsa, sağlanan faiz avantajı erken ödeme ücretinden oldukça fazla değilse yeniden yapılandırma tüketicinin menfaatleri açısından faydasız hale gelebilir. Yapılandırma kararındaki tek etken düşen faiz oranları olarak görülmemelidir.

Kredinin tahsisi sırasında belirlenen faiz şu andaki faiz oranlarından oldukça düşükse, tüketici kalan tutarı yapılandırarak daha az borç ödeyebilir ve kredi maliyeti açısından karlı duruma geçebilir.

Gelecekte Neler Bekliyor

Piyasadaki yoğun rekabet nedeniyle bankalar düşük faiz oranları açıklamakta fakat masraf, komisyon, değişiklik adı altında tahsil ettikleri ücretlerle faiz oranını artırmaktalar. Tüketici mevzuatı yönüyle bu durumun kabulünün mümkün olmadığı yargı kararlarında yer almaya başladı.)
Tersi durumda ise masraf adı altında hiçbir ücret almayacağını belirten bankaların belirlediği faiz oranları çok yüksek olabiliyor.

Yeniden yapılandırma sürecinde şimdilik ortaya çıkan sorunlar ekseriyetle tüketiciden haksız olarak talep edilen ücretler ile ilgili. Çok fazla değişkeni olan yapılandırma hesabını sıradan vatandaşın yapamayacağı düşünülürse, yasalarda alınamayacağı belirtilen ücretleri talep eden bankaların gereken kar zarar hesabını tüketici lehine yapıp yapmadığı merak konusu olmaya devam edecek. Şimdilik aldığı komisyon ve masrafları yargı yoluyla tüketiciye iade etmek zorunda kalan bankaların kredi yapılandırması işlemleri ile ilgili ileride karşı karşıya kalacağı davalar bunlardan çok daha ağır olabilir.

Yeniden yapılandırma işlemlerinde ortaya çıkan sorunlara yetkililer tarafından müdahale edilmesi beklenirken, idarenin mevcut gelir kalemlerini azaltmamak amacıyla duruma müdahale etmeyeceği eleştirileri getiriliyor. Bankanın tüketiciden haksız tahsil ettiği her ücret üzerinden vergi alan devlet, bu haksızlıklar yargıya taşındığında da yargılama için harç alıyor.

Finans Gazete Vatan

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.