11 Aralık 2012 Salı

Ağaoğlu’ndan Ev Sahiplerine Altın Anahtar



Ağaoğlu’nun My Towerland Ataşehir Projesi’nde çok özel ve değerli bir kampanya başlıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte My Towerland Ataşehir projesindeki son etap 150 konut altın anahtarlarıyla sahiplerini bekliyor.

Anadolu yakasının en değerli ve merkezi yerinde yer alan My Towerland Ataşehir projesindeki son etap 150 ev için düzenlenen kampanya kapsamında daire sahipleri yeni evlerinin kapısını saf altından yapılmış anahtarlarıyla açacaklar.

My Towerland Ataşehir Hem Yatırım Ve Hem De Oturum İçin Cazip

My Towerland Ataşehir'in yapımına 2009 yılının Aralık ayında başlandı. İnşaatı tamamlanan projede büyüklükleri 80 metrekare ile 322 metrekare arasında değişen toplam 2.535 konut yer alıyor.

İstanbul'un uluslararası finans merkezi olmaya hazırlanan Ataşehir'de yer alan My Towerland Ataşehir'deki son 150 konut için fiyatlar 586,000 ile 1.938.000 TL arasında değişiyor. Cazip ödeme koşullarının sunulduğu My Towerland Ataşehir'de daire sahipleri evlerinin kapılarını Ağaoğlu tarafından özel olarak yaptırılan altın anahtarları ile açacaklar. My Towerland projesinden %5 peşinat ile, Mart 2014'te %30'luk ara ödeme ve kalan tutar konut kredisikullanılarak ev sahibi olunabiliyor. Ayrıca Ağaoğlu kredisi ile % 50 peşin geri kalan tutar 18 aya kadar faizsiz taksit imkanı da diğer seçenek olarak sunuluyor.

Ataşehir'de kurulan İstanbul Uluslararası Finans Merkezi'nin yarattığı yüksek ilginin yanı sıra bölgede son yıllarda alışveriş merkezlerinin, sosyal ve spor alanlarının artması My Towerland Ataşehir'i yatırım ve oturum açısından cazip hale getiriyor.

Sabah

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Şehit Aileleri ve Gazilere Sağlanan Faizsiz Konut Kredisi



Faizsiz konut kredisi ve taksitle ev alınması ile ilgili detaylı bilgi www.toki.gov.tr adresinden alınabilir

Harp maluliyetini gerektiren sebeplerden dolayı hayatını kaybedenler ile; 2330, 2453, 2566, 2629 sayılı Kanunlar kapsamındaki görevleri nedeniyle hayatını kaybedenlerin öncelik sıralamasına göre; aylık bağlanan eşi, eşi hayatını kaybetmiş veya evlenmiş ise aylık bağlanan çocukları, bunlar bulunmadığı takdirde aylık bağlanan annesi/babasına, 3713 sayılı Kanun kapsamında malul olan ve kendisine vazife malullüğü aylığı bağlananlara bir defaya mahsus olmak üzere Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca (TOKİ) faizsiz konut kredisi verilir. Krediden öncelik sırasına göre maaş bağlanan dul eşi, eşi hayatta değilse/evlenmemişse maaş bağlanan çocukları müştereken, bunların bulunmadığı takdirde, maaşa bağlanan anne veya baba yararlanır. (Malul personel için; öncelikle kendisi, hayatta değilse aylık bağlanan eşi, eşi hayatta değilse veya evlenmemişse aylık bağlanan çocukları ortak şekilde yararlanırlar.)

Krediden yararlanmak isteyenlerin kredi talebini belirten bir dilekçe, SGK tarafından verilecek hak sahipliği belgesi, nüfus cüzdanının onaylı örneği, alacağı evin sahibine ait tapu veya onaylı örneği ile Ziraat Bankası şubelerine başvurması gerekmektedir Kredi miktarı her yıl Türkiye İstatistik Kurumu tarafından ilan edilen tüketici fiyat artışları kadar arttırılır. Krediye faiz uygulanmaz. Kredinin geri ödenmesi, hak sahibinin aylığının 1/4'ü tutarındaki miktarın SGK tarafından kesilmesi suretiyle yapılır.Ayrıca SGK tarafından aylık bağlanan şehit varisleri ile terörle mücadele kapsamında malul olan ve SGK tarafından aylık bağlanan personel TOKİ tarafından yapılan konutlarda, başvuru yapılan il sınırları içinde 5 yıldır ikamet ediyor olmak veya il nüfusuna kayıtlı olmak koşuluyla, kuraya tabi olmadan hak sahibidir. Bu hak dahilinde daha önce TOKİ'den konut ya da kredi alınıp alınmadığına bakılmaz.

 Konutun % 10'u peşin, kalanı evin teslimini müteakip sabit taksitle 20 yılda ödenirBu haktan yararlanmak isteyen hak sahiplerinin nüfus cüzdanı fotokopisi, konut edinmek istediği il/ilçe sınırları içinde kaç yıldır ikamet ettiğini gösterir ikametgah belgesi, başvuru sahibinin veya eşinin adına düzenlenmiş son 3 aya ait bir fatura fotokopisi, aile bireylerinin T.C. kimlik numaraları, aile bireylerinin varsa vergi sicil numaraları, SGK tarafından verilecek hak sahipliği belgesi ile birlikte, eğer ilçede ikamet ediyorlarsa Kaymakamlıklara, il merkezinde ikamet ediyorlarsa Valiliklere başvurmaları, verilecek başvuru formunu doldurmaları ve ilan edilen tarihler arasında teslim etmeleri gerekmektedir.

Gazi Haber

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Çürük Konutunu Yıkana Devletten Faiz Desteği



Devlet çürük konutunu yıktırana yenisini yapması için 23 bin lira faiz desteği verecek. Ayrıca 8 bin lira tutarındaki KKDF, BSMV, damga vergisi ile belediye ve tapu harçlarını da almayacak

Halen vatandaş bankadan aylık yüzde 0.85 faiz oranıyla konut kredisi kullanırken; riskli evini yıktıran yüzde 0.70 faizle kredi alabilecek. Üstelik bu faizin aylık yüzde 0.33’ünü; yıllık yüzde 4’ünü devlet ödeyecek.

Yoksula Da Zengine De

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 6306 sayılı yasa çerçevesinde riskli evini yıktıran 100 bin kişiye, 400 milyon liralık ‘faiz’ desteği vermeye hazırlanıyor. Bakanlık sadece deprem, sel, çığ gibi doğal afet riski altındaki konut sahiplerine değil; binası ekonomik ömrünü tamamlayan, çökme ya da yıkılma tehlikesi olan herkese faiz desteği verecek. Bu desteği verirken varlıklı ya da yoksul ayrımı da yapmayacak. Bakanlık yetkilileri, 6306 Sayılı Yasanın yoksula konut edindirme yasası değil, afet riski altındaki alanları dönüştürme yasası olduğuna dikkat çekerek, Anayasa’nın eşitlik ilkesi gereği bu tür alanlarda yaşayan herkesin kredi desteğinden yararlanma hakkına sahip olduğunu belirttiler.

Önce Yıkılmalı Tescili

Vatandaş öncelikle lisanslı bir kuruluşa başvurarak, konutunun riskli olup olmadığını inceletip, tescil ettirecek. Lisanslı kuruluş, ‘bu bina risklidir ve yıkılmalıdır’ derse, raporu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlüğü’ne gönderecek. Rapor burada uygun bulunursa onaylanıp Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne gönderilecek. Onaydan geçen binanın, riskli olduğuna dair hem tapuya şerh düşülecek hem de binadaki tüm konut sahiplerine ‘risk’ bildirimi yapılacak. Bu bildirimin ardından o binadaki hak sahiplerinin üçte ikisinin oluruyla binanın yıkımına karar verilebilecek. Yıkımın ardından arsanın satılması ya da yeni bina yapılması kararı alınabilecek. Bu karara uymayan olursa, onların hakkı için açık artırma usulüyle satış yapılacak. Diğer malikler almak istemezse, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı o kişilerin haklarını alacak.

Daire Başına 100 Bin Lira

Bakanlık ‘özel hesaptan’ her bir daire için en fazla 100 bin liraya kadar kullanılacak krediye ‘faiz’ desteği verecek. Ancak 20 daireli bir apartmanda 7 dairesi olan biri, o kişiye en fazla 500 bin liralık kredisi için ‘faiz desteği’ verilecek.

Başvuru Bankaya

BİNASI için ‘risklidir’ raporu alan hak sahipleri kentsel dönüşüm kredisi almak için bu bankalardan birine başvuracak. Başvuru tek bir bankaya ya da ayrı ayrı farklı bankalara yapılabilecek.Kredi talebini alan banka, hak sahibinin ‘kredi kullanmaya’ uygun olup olmadığını araştıracak. Kişiyi kredi vermeye uygun bulursa, risk tespit raporuyla birlikte Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bildirecek. Bakanlık da faiz desteğine onay verecek.

Hürrriyet

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Rusya Merkez Bankası Faiz Oranlarını Sabit Tuttu



Rusya Merkez Bankası faiz oranlarını yüzde 8,25’de sabit tuttu. Bankanın kararında yavaşlayan enflasyon rakamları ve ekonomik büyüme beklentileri etkili oldu.

Açıklamada, “Dünya gıda fiyatları endeksindeki dalgalanma, dış piyasalar ve enflasyon riskleri ile ilgili gelişmeler yakından izleniyor. Bununla birlikte orta vadeli enflasyon ve büyüme hedefleri dikkate alınıyor.” ifadesi yer aldı.

Rusya tüketici fiyatları Eylül’de yüzde 0,6, Ekim’de yüzde 0,5 ve Kasım ayında da yüzde 0,3 olarak gerçekleşti. Federal İstatistik Servisi rakamlarına göre Kasım sonu itibari ile yıllık enflasyon rakamları yüzde 6,5’de kaldı. Enflasyon rakamları hükümetin yüzde 6,1’lik hedeflerini aştı.

Rusya Merkez Bankası 2013 için de yüzde 5-6 oranında bir enflasyon rakamı öngörüyor.

Rusya uzun süredir sağlık bir yatırım ortamı oluşturabilmek için enflasyon rakamlarını tek haneli rakamlara çekmek için çalışıyor. 2011’de enflasyon rakamları Sovyet sonrası dönem açısından rekor kırarak yüzde 6,1’e gerilemişti.

Rusya Merkez Bankası enflasyon rakamlarının hedefleri aşması üzerine 14 Eylül’de faiz oranlarını sürpriz bir şekilde çeyrek baz puan artırarak yüzde 8,25 puana çıkarmıştı. Bankanın kararı enflasyonu frenlemeye yetmezken, ekonomik büyümede de kısmen azalmaya neden oldu.

Focus Haber

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Maliye Bakanı Şimşek'ten 14 Bin Müjdesi



Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2013 yılı bütçesiyle akademik altyapının daha da güçlendirileceğini belirterek, üniversitelerin öğretim elemanı ve personel ihtiyacını hızlı bir şekilde karşılayabilmek için ilave 14 bin atamaya izin vereceklerini bildirdi. Aile yardımı ödeneği dahil en düşük memur maaşının 2002 Aralık ayında 392 lira iken, 2012 aralık ayında 1.758 liraya çıktığını belirten Şimşek, aile yardımı ödeneği dahil ortalama memur maaşının 2002 Aralık ayında 578 lira iken, 2012 Aralık ayında 2.042'ye çıktığını, artış miktarının yüzde 253,3'ü bulduğunu söyledi.

Bakan Şimşek, TBMM Genel Kurulu'nda 2013 Yılı Bütçesi'nin sunumunda yaptığı konuşmada, Dünya Ekonomik Forumu'nun açıkladığı Küresel Rekabet Gücü Endeksi'nde Türkiye'nin 2006 yılında 117 ülke arasında 71. sırada bulunurken, bugün 144 ülke arasında 43'üncü sıraya yükseldiğini bildirdi. Şimşek, Türkiye'nin ayrıca bir önceki yıla göre 16 basamak birden yükselerek en hızlı yol alan ikinci ülke olduğunu kaydetti. Şimşek, bu başarıda, Türkiye'nin yakaladığı makroekonomik istikrar, bankacılık ve finans sektörünün sağlam yapısı ve özellikle mal piyasasında ulaştığı rekabet düzeyi ile sağlık, eğitim ve inovasyon alanlarındaki ilerlemenin etkili olduğunu söyledi.

Türkiye'nin, Uluslararası Yolsuzluk Algı endeksinde de önemli mesafe kat ettiğini, 2002 yılında 102 ülke arasından 65'inci sırada olan Türkiye'nin şu anda 176 ülke arasında 54. sıraya çıktığını belirten Bakan Şimşek, Türkiye'nin artık yolsuzluk algısı en düşük olan üçte birlik grupta yer aldığını ifade etti.

Benzer şekilde, Dünya Bankasının İş Yapma Kolaylığı Endeksi'nde Türkiye'nin, 2006 yılında 175 ülke arasında 84'üncü sırada iken 2012 yılında 183 ülke arasında 71'inci sıraya yükseldiğini anlatan Şimşek, 'Yapısal dönüşüm sayesinde Türkiye'nin küresel ekonomideki rolü giderek artmaktadır. Türkiye artık küresel yatırımlardan daha büyük bir pay almaktadır. 1980-2002 döneminde sadece 14,8 milyar dolar doğrudan yatırım çekebilen Türkiye, son 10 yılda 119,9 milyar dolar doğrudan yatırım girişi sağlamıştır. Bütün bu olumlu gelişmeler ülkemizin önemli ve başarılı bir yapısal dönüşüm içinde olduğunu göstermektedir; ancak gelinen noktayı yeterli bulmuyoruz, daha gidecek çok yolumuz var' dedi.

Gelecek dönemde de büyüme potansiyelini güçlendirecek makroekonomik politikaları ve yapısal reformları uygulamaya devam edeceklerini vurgulayan Şimşek, bu çerçevede, kayıt dışılıkla mücadele, eğitimde kalitenin artırılması ve işgücü piyasasında esnekliğin sağlanmasının, önemsenen alanlar olduğunu söyledi. Şimşek, bu alanlarda daha fazla ilerleme sağlanmasının, Türkiye'nin iki temel sorunu olan cari açık ve işsizlikle mücadelede elini güçlendireceğini ifade etti.

Kamu Tasarruflarında Önemli Oranda Artış Sağladık

Cari işlemler açığını orta ve uzun vadede daha makul seviyelere düşürmek için, yurt içi tasarruf oranlarını artırması, enerjide dışa bağımlılığın azaltması, katma değeri yüksek mal ve hizmet üretimine odaklanılması, altyapı yatırımlarını daha da hızlandırması ve beşeri sermayenin daha da güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Şimşek, şöyle konuştu:

'Son 10 yılda sağladığımız mali disiplin sayesinde kamu tasarruflarında önemli oranda artış sağladık. 2002 yılında kamu tasarruflarının GSYH içindeki payı eksi yüzde 4,8 idi. Bu oranın 2012 yılında pozitif yüzde 2,4'e ulaşacağını tahmin ediyoruz. Yani bu dönemde kamu tasarruflarının GSYH içindeki payını 7,3 puan artırdık.

Ancak bu dönemde özel kesim tasarrufları 11,6 puan azalarak yüzde 11,9'a inmiştir. Bunda; makroekonomik istikrarın sağlanması ile enflasyon, faiz oranları ve faiz harcamalarındaki düşüş, mali disipline ve finansal derinleşmeye bağlı olarak krediye erişimin kolaylaşması, siyasi ve ekonomik öngörülebilirlik sayesinde tüketim harcamalarının artması, kentleşme ve kentleşmenin getirdiği ihtiyaçlar ile dar gelirli vatandaşlarımızın gelirlerindeki artış etkili olmuştur.

Yapısal olarak ise genç nüfusun ağırlığı ile işgücüne katılımın sınırlı olması hanehalkı tasarruflarının düşük seviyede kalmasına neden olmaktadır. Uluslararası rekabetin yoğun yaşandığı ve bu nedenle kar marjlarının nispeten düşük olduğu sektörlerin ülkemizde ağırlıkta olması da özel sektör tasarruflarını sınırlamaktadır.

Özel sektör tasarruflarını artırmak amacıyla bu yıl Bireysel Emeklilik Sistemini daha cazip kılacak düzenlemeler yaptık. Yeni sistemle katılımcıya doğrudan devlet desteği sunacağız. Ayrıca, mevduatın vadesini uzatmak için kanun değişikliği yaptık. Bu amaçla, kısa sürede buna ilişkin Bakanlar Kurulu kararını çıkartacağız. Bunun yanı sıra ülkemizde finansal okur-yazarlık ve tasarruf bilincini artırmak için çaba sarf ediyoruz.'

Enerjide Dışa Bağımlılık Kayda Değer Ölçüde Azalacak

Türkiye birincil enerji kaynakları bakımından yüzde 72 oranında dışa bağımlı olduğunu anlatan Şimşek, bu nedenle, son yıllarda hızla artan enerji fiyatları cari işlemler açığında belirleyici bir faktör olduğunu söyledi.

AK Parti Hükümetlerinin, enerjide dışa bağımlılığımızı azaltmak amacıyla yerli, yenilenebilir ve aynı zamanda çevreci enerji yatırımlarını önceliklendirdiğini ifade eden Şimşek, inşa halindeki santrallerden elde edilecek kaynaklar da eklenince Türkiye'de yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içindeki payının yüzde 46,6'ya yükseleceğini ve enerjide dışa bağımlılığın kayda değer oranda azalacağını dile getirdi.

Son 10 yılda Türkiye'de düşük teknoloji yoğun üretim azalırken ortanın üstü teknoloji yoğun üretim arttığının altını çizen Bakan Şimşek, bu kapsamda, uygulamaya konulan yeni teşvik sistemi ile Türkiye'nin uluslararası rekabet gücünü artırma potansiyeline sahip, Ar-Ge içeriği yoğun, yüksek teknolojili ve katma değerli, stratejik öneme haiz yatırımları teşvik etiklerini bildirdi.

Bakan Şimşek, 'Hedefimiz Ar-Ge harcamalarının GSYH içindeki payını orta vadede yüzde 2'ye, uzun vadede yüzde 3'e çıkarmaktır' dedi.

Verilen destekler sayesinde Türkiye'nin Avrupa'nın en çok marka başvurusu yapılan ülkesi konumuna geldiğine işaret eden Şimşek, ayrıca Türkiye'nin, endüstriyel tasarımda yaklaşık 37 bin başvuru ile Avrupa'da üçüncü sıraya yükseldiğini söyledi. Şimşek, yerli faydalı model tescil sayısı son 10 yılda beş kat artarak yaklaşık 2 bine, yerli patent tescili ise 11 katın üzerinde artarak 850 adet civarına yükseldiğini kaydetti.

Türkiye'nin küresel rekabet gücünü artıracak altyapı yatırımlarına da öncelik verdiklerini anlatan Şimşek, altyapıda gerçekleştirdikleri yatırımlar sayesinde kara, hava ve demiryollarında büyük mesafeler kat ettiklerini vurguladı.

Yatırımcının Üzerindeki İstihdam Kaynaklı Yükleri Azalttık

Türkiye'de bilgi ve teknoloji yoğun üretim ve ihracatın payını artırmak için beşeri sermayenin kalitesini yükseltmenin şart olduğunu söyleyen Şimşek, önceki dönemlerde eğitimin yeterince önceliklendirilmemesi sebebiyle Türkiye'de 25 yaş üstü nüfusun okulda geçirdiği sürenin OECD ülkelerindekinin çok altında olduğunu, bu durumun küresel rekabette arzulanan seviyelere ulaşılmasına engel teşkil ettiğini kaydetti. Şimşek, bu nedenle, eğitimi önceliklendirdiklerini ve bütçeden eğitime ayrılan kaynağı son 10 yılda 6 kattan fazla artırdıklarını ifade etti.

Son yıllarda istihdamda yakalanılan başarılara rağmen işsizliğin hala Türkiye'nin temel sorunlarından birisi olduğunu vurgulayan Şimşek, işsizliği daha düşük seviyelere indirmek için kısa, orta ve uzun vadeli birçok tedbir aldıklarını ve kısa vadede işsizliği azaltmak amacıyla aktif işgücü politika uygulamalarını son yıllarda önemli oranda artırdıklarını söyledi. Şimşek, uygulamaya koydukları teşvik sistemleri sayesinde yatırımcının üzerindeki istihdam kaynaklı yükleri azalttıklarını ifade etti.

Bütçe gerçekleşme tahminleri çerçevesinde 2012 yıl sonunda bütçe giderlerinin 362,7 milyar lira, bütçe gelirlerinin 329,2 milyar lira, bütçe açığının 33,5 milyar lira, faiz dışı fazlanın 15,5 milyar lira olacağını tahmin ettiklerini belirten Şimşek, GSYH'ye oran olarak ise bütçe giderlerinin yüzde 25,3, bütçe gelirlerinin yüzde 22,9, bütçe açığının yüzde 2,3, faiz dışı fazlanın yüzde 1,1 olacağını öngördüklerini bildirdi.

Buna göre, 2012 yılında bütçe açığının GSYH'ye oranının geçen yıl OVP'de öngördükleri oranın yaklaşık 0,8 puan üzerinde gerçekleşeceğini ifade eden Şimşek, bunun da bütçe açığında yüzde 12,4 milyar liralık bir sapmayı ifade ettiğini söyledi.

Hedefe oranla bütçe açığındaki sapmada esas itibariyle harcamalardaki artışın etkili olduğunu vurgulayan Şimşek, 2012 yıl sonunda, merkezi yönetim bütçe giderlerinin 362,7 milyar lira ile başlangıç ödeneğine göre yüzde 3,3 oranında, yani 11,7 milyar lira daha yüksek gerçekleşmesini beklediklerini kaydetti.

Şimşek, bütçe giderlerinin başlangıç ödeneğine göre daha yüksek gerçekleşecek olmasında esas itibarıyla yatırımların etkili olduğunu, bütçe harcamalarındaki sapmanın yüzde 55'inin sermaye giderleri ve sermaye transferlerindeki artıştan kaynaklandığını, bu harcamaların ülkenin üretken kapasitesini ve büyüme potansiyelini artırıcı nitelikte olduğunu bildirdi.

Bütçe Gelirlerinde Sapma Olmayacak Olması Başarıdır

Bakan Şimşek, 2012 yılında bütçe gelirlerinin 329,2 milyar lira, vergi gelirlerinin ise 278,8 milyar lira ile bütçe hedefleri doğrultusunda gerçekleşmesini beklediklerini belirterek, 'Bu yıl küresel ekonominin önemli ölçüde yavaşlamasına ve beklentilerin kötüleşmesine rağmen bütçe gelirlerinde sapma olmayacak olması takdir edersiniz ki bir başarıdır' dedi.

Bakan Şimşek, bu yıl bütçe açığındaki sapmayı kontrol altına almak için vergi artışları dahil bazı tedbirler aldıklarını, bu dönemde mali disiplinin önemini kavrayan pek çok ülkenin de benzer önlemlere başvurduğunu, hatta özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi gibi gelir etkisi kısa sürede görülen önlemlerin genel olarak tercih edildiğini söyledi.

2013 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi

Şimşek, Orta Vadeli Program ve Orta Vadeli Mali Plan'a uygun olarak hazırlanan 2013 yılı merkezi yönetim bütçesinin, Maliye Bakanlığı döneminde hazırlanan dördüncü, AK Parti hükümetleri döneminde hazırlanan 11. bütçe olduğunu anımsattı.

2013 yılı bütçesinin, mali disiplini ve makroekonomik istikrarı korumayı amaçlayan, büyümeyi, istihdamı ve yatırımları destekleyen, eğitim, sağlık ve altyapıyı önceliklendiren, sosyal nitelikli harcamalara ağırlık veren ve toplumsal refahı gözeten bir bütçe olduğunu ifade eden Şimşek, daha sonra 2013 yılı bütçesine baz oluşturan makroekonomik tahminlere değindi.

Buna göre, 2013 yılında GSYH büyüklüğünün 1 trilyon 571 milyar lira, ithalatın 253 milyar dolar, ihracatın 158 milyar dolar, büyüme oranının yüzde 4, deflatörün yüzde 5,3, yıl sonu TÜFE oranının da yüzde 5,3 olarak öngörüldüğünü söyledi.

Şimşek, bu çerçevede 2013 yılında bütçe giderlerinin 404 milyar lira, faiz hariç giderlerin 351 milyar lira, bütçe gelirlerinin 370,1 milyar lira, vergi gelirlerinin 317,9 milyar lira, vergi dışı gelirlerin 52,2 milyar lira, bütçe açığının 34 milyar lira, faiz dışı fazlanın 19 milyar lira olacağını tahmin ettiklerini bildirdi.

Bakan Şimşek, GSYH'ye oran olarak ise; bütçe giderlerinin yüzde 25,7, faiz hariç giderlerin yüzde 22,3, bütçe gelirlerinin yüzde 23,6, vergi gelirlerinin yüzde 20,2, bütçe açığının yüzde 2,2 faiz dışı fazlanın yüzde 1,2 olacağını öngördüklerini bildirdi.

2013 yılı bütçesinde 2012 yıl sonu gerçekleşme tahminlerine göre; bütçe giderlerinin yüzde 11,4, faiz hariç giderlerin yüzde 11,9, bütçe gelirlerinin yüzde 12,4, vergi gelirlerinin yüzde 14 oranında artmasını beklediklerini anlatan Şimşek, şöyle devam etti:

'Büyüme, büyümenin kompozisyonu ve deflatör tahminleri ile 2012 yılında alınan tedbirler birlikte değerlendirildiğinde bütçe gelir tahminlerimizin gerçekçi olduğu görülecektir.

Eylül ayında aldığımız tedbirler ile BOTAŞ'ın yükümlülüklerini yerine getireceği varsayımından hareketle elde edeceğimiz yaklaşık 17 milyarlık geliri toplam vergi gelirlerinden çıkarırsak, vergi gelirlerindeki artışın yüzde 7,8 olduğunu görürüz. Bu oran Orta Vadeli Programda öngörülen yüzde 9,5'lik nominal GSYH büyüme oranının altındadır. Dolayısıyla 2013 yılı vergi gelirleri tahminimiz temkinlidir. 2013 yılında harcamaların bütçe öngörüleri çerçevesinde kalması için gerekli tedbirleri alacağız. Bu çerçevede harcama programlarında verimlilik artışı sağlamak amacıyla idari bir mekanizma oluşturacağız. Önemli harcama programlarını tek tek gözden geçireceğiz.'

Bütçe Giderlerinin Ekonomik Sınıflandırmaya Göre Dağılımı

2013 yılı bütçe giderlerinin ekonomik sınıflandırmaya göre dağılımını da belirlediklerini ifade eden Şimşek, buna göre, personel giderlerinin 97,2 milyar lira, SGK devlet primi giderlerinin 16,8 milyar lira, mal ve hizmet alım giderlerinin 33,4 milyar lira, faiz giderlerinin 53 milyar lira, cari transferlerin 151,3 milyar lira, sermaye giderlerinin 33,5 milyar lira, sermaye transferlerinin 5,1 milyar lira, borç vermenin 11,1 milyar lira, yedek ödeneklerin 2,6 milyar lira olacağını söyledi.

2013 yılı merkezi yönetim bütçesinde bazı vergi türlerine ilişkin gelir tahminlerini de açıklayan Şimşek, gelir vergisinin 63 milyar lira, kurumlar vergisinin 29 milyar lira, ÖTV'nin 83 milyar lira, dahilde alınan KDV'nin 36 milyar lira, ithalatta alınan KDV'nin 61 milyar lira olarak öngörüldüğünü kaydetti.

Eğitime Ayrılan Kaynak

Şimşek, 2013 yılında eğitime ayırdıkları kaynağı bir önceki yıla göre yüzde 20,7 oranında artırarak 68,1 milyar liraya çıkardıklarını,, böylece 2002 yılından bu yana bütçeden eğitime ayrılan kaynağı 6 kattan fazla artırarak, eğitimin bütçe içindeki payını yüzde 9,4'ten yüzde 17'ye yükselttiklerini bildirdi.

Eğitim ve öğretimde fırsat eşitliğini sağlamak ve okullardaki teknolojiyi iyileştirmek amacıyla uygulamaya konulan FATİH Projesi'ni 2013 yılında da destekleyeceklerini ifade eden Şimşek, 2012 yılında bu proje için bütçeden ayırdıkları 803 milyon lira iken, 2013'te bunu 1,4 milyar liraya çıkardıklarını belirtti.

2013 Yılı Bütçesi ile 103 devlet üniversitesine daha fazla kaynak sağladıklarını, bu yıl yeni bir uygulamayla üniversite birinci öğretim ve açık öğretim öğrencilerinden alınan harçları kaldırdıklarını anlatan Şimşek, artık 2,3 milyon öğrenciye yüksek öğretimi harçsız sunduklarını, bu çerçevede, üniversite öğrencileri için 498 milyon liralık katkı payını bütçeden karşıladıklarını söyledi.

2013 yılı bütçesiyle akademik altyapıyı daha da güçlendirdiklerini anlatan Şimşek, üniversitelerin öğretim elemanı ve personel ihtiyacını hızlı bir şekilde karşılayabilmek için ilave 14 bin atamaya izin verdiklerini bildirdi.

2013 yılında kamu sağlık harcamaları için Sosyal Güvenlik Kurumu ve merkezi yönetim bütçesinde 67,9 milyar kaynak öngördüklerini anlatan Şimşek, bu rakamın, 2012 yılına göre yüzde 11,1 oranında arttığını, 2002'ye göre ise 5 kattan fazlasına ulaştığını, böylece eğitimden sonra en fazla kaynağı sağlığa ayırmış olduklarını kaydetti.

Tüm illerde uygulanan aile hekimliği hizmeti ile vatandaşlara kolayca ulaşabilecekleri, birinci basamak sağlık hizmeti sunduklarını ifade eden Şimşek, aile hekimliği için 2013 yılı bütçesinde yüzde 17,1 oranında bir artışla 4 milyar kaynak tahsis ettiklerini vurguladı.

2013 yılı bütçesiyle ve istihdamı, dolayısıyla daha fazla destekleyeceklerini belirten Şimşek, tarıma ve çiftçiye de desteği artırarak devam ettireceklerini bildirdi. Bakan Şimşek, tarıma ayrılan toplam destek tutarını 2013 yılında 13,1 milyar liraya çıkartıklarını da vurguladı.

Erişilebilir, etkin ve kaliteli sağlık hizmetleriyle son 10 yılda bebek ölüm oranının, binde 31,5'ten binde 7,7'ye indirdiklerini anlatan Şimşek, Türkiye'nin 9 yılda elde ettiği bu başarıya OECD ülkelerinin 31 yılda ulaşabildiğini hatırlattı. Bakan Şimşek, benzer şekilde, AK Parti Hükümetleri döneminde anne ölüm oranının, on binde 6,4'ten on binde 1,6'ya düşürüldüğünü belirtti.

2013 yılı bütçesinin yatırımları ve istihdamı dolayısıyla reel ekonomiyi daha fazla destekleyen bir bütçe olduğunun altını çizen Şimşek, bu amaçla işveren prim desteği için 6,6 milyar lira, tarımsal kredi faiz desteği için 1,8 milyar lira, ihracat desteği için 718 milyon lira, esnaf kredi faiz desteği için 514 milyon lira, teşvik ödemeleri için 420 milyon lira ve KOBİ destekleri için 249 milyon lira olmak üzere ayırdıkları kaynağı yüzde 23,3 oranında artırarak 10,2 milyar liraya yükseltiklerini bildirdi.

Tarıma ve çiftçiye verdikleri desteğin artarak devam ettiğini anlatan Şimşek, 2013 yılı merkezi yönetim bütçesinde, çiftçiye doğrudan hibe olarak yapılacak ödemeler için ayrılan kaynağı bir önceki yıla göre yüzde 25 artırarak yaklaşık 9 milyar liraya çıkaracaklarını kaydetti.

Maaş ve Sosyal Ödenekler

Çalışanları ve emeklileri enflasyona ezdirmediklerini belirten Bakan Şimşek, 'İktidara geldiğimizden bu yana kamu çalışanlarımızı ve emeklilerimizi enflasyona ezdirmedik, bundan sonra da ezdirmeyeceğiz' dedi.

Aile yardımı ödeneği dahil en düşük memur maaşının 2002 Aralık ayında 392 lira iken, 2012 aralık ayında 1.758 liraya çıktığını belirten Şimşek, aile yardımı ödeneği dahil ortalama memur maaşının 2002 Aralık ayında 578 lira iken, 2012 Aralık ayında 2.042'ye çıktığını, artış miktarının yüzde 253,3'ü bulduğunu söyledi.

'2002 yılı sonunda, 2012 Kasım sonuna kadar enflasyonun yüzde 141,4 oranında arttığını göz önünde bulundurursak çalışanlarımıza ve emeklilerimize enflasyonun çok üstünde artışlar yaptığımız ortaya çıkmaktadır' diyen Şimşek, bu tutarların ve artış oranlarının, çalışan ve emekli vatandaşların mali durumlarını 2002 yılına göre ciddi bir şekilde iyileştirdiklerini ve gelirlerinde önemli ölçüde reel artışlar yaptıklarını açıkça ortaya koyduğunu bildirdi.

Bu yıl yapılan toplu sözleşme süreci sonunda çalışanların maaş ve ücretlerinde gelecek sene için yüzde 3 3 artış yapılması kararlaştırıldığını hatırlatan Şimşek, bunun yanı sıra yıl içinde yapmış oldukları maaş artışlarının aynı dönemde gerçekleşen enflasyonun altında kalması halinde aradaki farkı telafi ettiklerini ifade etti.

Hükümetleri döneminde maaşlarda yapılan reel artışlar sayesinde kamu çalışanlarının satın alma gücünün önemli ölçüde arttığını vurgulayan Şimşek, şunları kaydetti:

'Ayrıca, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile aynı veya benzer kadro ve görevlerdeki personelin ücretlerini eşitledik. Son olarak, emekli maaşları arasındaki farkı gidermek için 2012 yılında 6283 sayılı Kanunu çıkardık. 2013 başında uygulamaya konulacak intibak düzenlemesi için bütçede 2,7 milyar liralık kaynak ayırdık. Sosyal güvenlik sistemini desteklemeye devam ediyoruz.

2013 yılı merkezi yönetim bütçesinde, Sosyal Güvenlik Kurumu'na yapılan transferlerin, yıl sonu gerçekleşme tahminine göre yüzde 16 artarak 72,9 milyara çıkacağını tahmin ediyoruz. Bunun 24,9 milyar lirası açık finansmanı olarak öngörülmüştür.

Yaşlılarımıza, engellilerimize fakirlerimize, kimsesizlerimize, çocuklarımıza ve kadınlarımıza daha fazla kaynak ayırıyoruz. Sosyal hizmetler ve sosyal yardım harcamaları için 2013 yılı bütçesinde yüzde 25,1'lik artışla 26,4 milyar liralık kaynak ayırdık.

Engellilerimiz için eğitim desteği, taşıma, evde ve kuruluşta bakım kapsamında 2013 yılı bütçesinde yüzde 26'lık artışla 5,3 milyar liralık ödenek öngördük.

2013 yılı bütçesinde başta TÜBİTAK Ar-Ge Projeleri olmak üzere üniversite ve sanayi kesimi Ar-Ge projelerini desteklemeye devam ediyoruz. Bu kapsamda 2013 Yılı Bütçesinde toplam 2,8 milyar ödenek öngördük.'

Kentsel Dönüşüme 1 Milyar Lira

Bakan Şimşek, riskli yapıların fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerine dönüştürülmesi amacıyla Kentsel Dönüşüm Programı'nı başlattıklarını belirtirken, deprem başta olmak üzere Türkiye'yi her türlü afet riskine karşı daha güvenli hale getirecek projeye 2013 yılı bütçesinde, Çevre Katkı Payı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Döner Sermayesinden gelen tutarla birlikte, yaklaşık 1 milyar lira kaynak ayrıldığını bildirdi.

Star Gazetesi

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Aralık'ta 8 Banka Daha Konut Kredisi Faiz Oranlarını İndirdi



Bankaların konut kredisi faiz oranlarındaki indirim yarışı devam ediyor. Aralık’ın ikinci haftasına girerken 8 bankadan daha indirim haberi geldi. Kredipazari.com'un verdiği bilgilere göre Abank, Akbank, DD Mortgage, Denizbak, HSBC, İNG Bank, Kuveyt Türk, Ziraat Bankası konut kredisi faiz oranlarını 0.03-0.25 puan aralığında indirdi.

Abank  1-120 ay vade aralığındaki konut kredisi faiz oranını % 0.95' ten, % 0.92’ye  düşürdü.
En son Kasım ayı ortalarında konut kredisi faiz oranlarını değiştiren Akbank ise yaptığı  0.03-0.05 puan aralığındaki indirimle oranlarını 60 ay vadede % 0.91, 120 ay vadede ise % 0.93 olarak belirledi.
8 banka içinde kredi oranlarını en fazla düşüren banka ise HSBC oldu. Bankanın yaptığı 0.25 puanlık indirimle 1-120 ay vadedeki oranlar % 1.20’den % 0.95’e düşürüldü. Konut kredisi hesaplaması yapıldığında bankanın yaptığı indirimle 100 bin TL 10 yıl vadeli konut kredisinin aylık taksitinin 117 TL düştüğü görüldü.Kasım ayı içinde 2 kez faiz oranını değiştiren Ziraat Bankası da Aralık ayında yaptığı indirimle faiz oranlarını 60 ve 120 ay vadede % 0.85 olarak belirledi.

15 gün önce faiz oranlarında 0.04 puan indirim yapan Denizbank ise bugün faiz oranlarını yeniden değiştirdiğini duyurdu.  Değişiklikle beraber 60 ay vadedeki oran %0.84’den %0.80’e, 120 ay vadede ise % 0.86’dan % 0.82’ye düşürüldü.

Katılım bankalarından Kuveyttürk de kredi oranlarını değiştiren bankalar arasında yer aldı. Kuvettürk konut kredisi oranlarını 120 ay vadede  % 0.89, 60 ay vadede ise % 0.84 olarak belirledi

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Konut Kredileri Cazip mi ?



Olay Gazetesinden Feridun Eyüpoğlu bu haftaki yazısında konut kredilerinde yeniden yapılandırma konusuna yer verdi.

Feridun Eyüpoğlu haberde, şu açıklamalarda bulundu:

Nihayet faiz yükü hafifliyor...
Ama çok yavaş!
Özellikle de asıl yükün olduğu konut kredilerinde...
Henüz pratikte yüzde 0,80’nin altına inen bir konut kredisi faizi yok.

Bir banka o da ücret hesabı bulunan müşterilerine kısa vade için yüzde 0,79 oranını sunuyor. Yani hem herkese açık değil, hem de genelde kullanılan uzun vadeli kredilere uygulanmıyor bu oran!
Neticede şu anki uygulamalar yüzde 0,83’ün üzerinde ’çıplak’ faizi olanaklı kılıyor.  Çıplak diyorum çünkü bu oransadece faiz gideri için...
Yani bankaların o meşhur dosya masrafıydı, sigortasıydı, işlem ücretiydi gibi ekstraları dahil değil taksit rakamlarına!
Örneğin 10 yıllığına 100 bin TL konut kredisi kullandığınızda çıplak faizler şu sırada yüzde 0,83 ile yüzde 1,24 arasında değişiyor.

Masrafları katarak bir faiz oranı oluşturmak istersek ortalama aylık 0,10 puan eklememiz gerekiyor.
Yani toplam maliyet aylık yüzde 0,93 ile yüzde 1,34’a aralığına çıkıyor bu kez.
Böylece 100 bin TL kredi geri ödemesinde taksit miktarı da 120 ay vade için aylık bin 400 TL ile bin 700 TL aralığındadeğişkenlik göstermekte!

Kısacası, bankaya, vadeye ve kullanılan kredi miktarına göre ödeyeceğiniz faiz de değişiyor. Masraf toplamı da...
Dolayısıyla titiz bir araştırmayla konut kredisini kullanmakta fayda var... Neticede sağlıklı seçimler yapamazsanız toplamda onbinlerce liraya varan kayıplar olur!
Faizlerin son günlerde düşüşe geçmesiyle birlikte bir soru da gündeme sıklıkla gelmeye başladı.
’Geri ödemekte olduğum konut kredimi yeniden yapılandırma zamanı geldi mi’?

Yapılandırma zamanı geldi

Bu tarz bir sorunun cevabı belirli koşullar altında ’evettir’...
Kararı belirleyen koşullarsa kalan vade ve borç miktarıyla orantılı.
Kısa vade ve düşük borç miktarı kalmışsa pek bir kazancınız olmaz yapılandırmada!
Çünkü teknik adıyla refinansman yaptığınızda bazı maliyetleri göğüslemeniz lazım.
Örneğin mortgage kredilerinde borç erken kapatıldığında yüzde 2 cezası var. Keza bazı masraflar da yeniden karşınıza çıkıyor!

Bir de hangi faiz oranından borçlu olduğunuz yapılandırma kararını belirleyen faktörler arasında.
Eğer yüzde 1,15’in üzerinde maliyetle borçlanmışsanız şansınızı deneyebilirsiniz.
Özellikle de kalan vade anlamında kredi geri ödemeniz 4 yıldan fazla sürecekse!
Kredi yapılandırmak isteyenlere çok genel bir örnekle durumu izah edelim.
On yıllığına 100 bin TL’yi yüzde 1,30’dan borçlananların toplam maliyeti 198 bin TL’yi aşıyor.
Yüzde 0,83’le yeniden yapılandırırsanız maliyetiniz 160 bin TL civarına düşer. Yani geri ödemenin çok başında olanlar için 40 bin lira civarı bir fark söz konusu!
Ceza ve masrafı düşsek dahi çok makul bir tasarruf şansı var kredi kullanıcısının...

Düşüş hızlanabilir

Ama herkesin koşulu farklı...
Hesabı ve kararı da farklı olmak zorunda.
Ancak şunu hatırlatmakta fayda var.
Faizlerin bir miktar daha aşağıya gitmesi mümkün.
Olağanüstü bir durum olmazsa 1-2 ay içinde faizler yüzde 0,75 - 0,85 aralığına kadar inebilir!
Tabii ki konut fiyatlarının da yerinde durmadığını söylemek şart.

Olay

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.