30 Ekim 2012 Salı

Ev Alırken Anne-Baba Bank'a Başvuruyoruz


ING Grubu’nun ev satın alma davranışlarına yönelik araştırmasına göre, Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de de ev alırken sıkça “Anne-Baba Bankası”na başvuruluyor. Türkiye, 12 Avrupa ülkesi arasında ev alırken aile ve arkadaşlarından destek alanların en fazla olduğu ikinci ülke.

ING Grubu’nun ev satın alma davranışlarına yönelik araştırmasına göre, Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de de ev alırken sıkça “Anne-Baba Bankası”na başvuruluyor. Türkiye, 12 Avrupa ülkesi arasında ev alırken aile ve arkadaşlarından destek alanların en fazla olduğu ikinci ülke.

ING Grubu, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 12 Avrupa ülkesinde, 12 bin 54 kişi ile görüşerek gerçekleştirdiği ING Uluslararası Araştırmalar (ING International Survey-IIS) serisi kapsamında Ev Sahipliği ve Mortgage konulu araştırmanın sonuçlarını yayınladı. Bu yılın 30 Ağustos-17 Eylül tarihleri arasında yapılan araştırmada katılımcılara ev fiyatları, ev sahipliğine dair değerlendirmeler soruldu. Buna göre, araştırmaya katılan 12 ülkede de aile ve arkadaşlardan sağlanan maddi desteğin ev alımında, geleneksel kredi mekanizmaları olarak görev yaptığı gerçeği teyit edildi.

İtalyalar Anne-Baba Bank'a Türklerden Daha Çok Başvuruyor

Araştırmaya göre, Avrupa’da 25 yaşın altındaki katılımcıların yüzde 69’u ev alırken aile veya arkadaşlarından yardım aldığını belirtti. Bununla birlikte 55 yaş üzeri ev sahipleri arasında, ev alırken sevdiklerinden finansal destek alanların oranı da yüzde 31 ile azımsanmayacak düzeyde olduğu görüldü. Bu durum, tüm yaş grupları için, ev alırken aile ve arkadaşlardan finansal destek almanın yaygın bir durum olduğunu gösterdi. Avrupa ortalamasında yüzde 40 düzeyinde bulunan, ev sahibi olmak için aile veya arkadaşlarından finansal destek alanların oranı Türkiye’de yüzde 61 ile ortalamanın çok üstünde gerçekleşti. 12 Avrupa ülkesinde sadece İtalya, yüzde 62 ile Türkiye’nin önünde yer aldı. En düşük oran ise yaklaşık yüzde 15 ile Hollanda’da görüldü.

Türkler Krizde Ailesine Dönüyor

ING Grubu’nun araştırmasına göre, insanlar kriz zamanlarında da ailelerine ve arkadaşlarına koşuyorlar. Türkiye’de, ankete katılanların yüzde 18’i ekonomik zorluklar yüzünden arkadaşlarıyla veya aileleriyle yaşamak zorunda kalırken, ankete katılan 12 ülke arasında Türkiye, “bumerang jenerasyonu” olarak tanımlanan, finansal zorluklar sebebi ile aile-arkadaşları ile yaşamaya başlayanların oranının en yüksek olduğu ülke. Avrupa ortalamasında ise bu oran yüzde 10 olurken, Hollanda yüzde 3’e geriliyor.

Ev Fiyatlarında Önümüzdeki Yıl Artış Bekleniyor

ING Grubu’nun uluslararası araştırması, Avrupa ortalamasında katılımcıların yüzde 71’inin ev fiyatlarının hali hazırda pahalı olduğunu düşündüğünü gösterse de, katılımcıların yarısına yakınını oluşturan yüzde 47’lik bölüm, önümüzdeki yıl da ev fiyatlarının artmaya devam edeceğini düşünüyor. Türkiye’de ev fiyatlarının pahalı olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 73 ile ortalamanın biraz üzerinde kalırken, önümüzdeki yıl fiyatların artacağını bekleyenlerin oranı yüzde 77 ile ortalamanın çok üzerinde görünüyor. Avrupa ortalamasında ev fiyatlarının hiçbir zaman düşmeyeceğini düşünenlerin oranı yüzde 46 gibi yüksek bir oranda bulunurken, Türkiye’de ise ev fiyatlarının hiçbir zaman düşmeyeceği yanılsaması yüzde 68’lik oranla çok daha yaygın.

Ev alırken Aile ve Arkadaştan Finansal Destek Daha Yaygın

ING Kıdemli Ekonomisti ve IIS Baş Yazarı Ian Bright, araştırma sonuçlarını değerlendirirken, genç ev sahiplerinin “anne-baba bankasına” başvurmasının daha yaygın bir olgu olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: “Bireylerin ev alırken, aileden ve arkadaşlardan yardım alması, ev alım sürecinin önemli bir bölümünü kapsıyor. Bu gerçek şu anda ev sahibi olabilmek için depozit biriktirmekte zorlanan yeni jenerasyon için rahatlatıcı bir gerçek olabilir. Birçok insan için durum her zaman aynı; kenara biraz para koyup, gerisini tamamlamaları için anne ve babalardan yardım istemek.”

ING Grubu Araştırma Sonuçları

Türkiye’de ankete katılanların yüzde 56’sı ev sahibi olmanın 10 yıl öncesine göre daha zor olduğunu düşünüyor. Avrupa ortalamasında ise bu oran yüzde 74

-Türkiye’de katılımcıların yüzde 63’ü gençlerin ev sahibi olamayacağı endişesini taşıyor. Avrupa’da bu oran yüzde 76.

-Türkiye’de katılımcıların yüzde 76’sı finansal açıdan ev almanın, kirada oturmaya göre daha avantajlı olduğunu düşünürken, Avrupa’da bu yüzde 73.

-Türkiye’de katılımcıların yüzde 83’ü mülk sahibi olmanın iyi bir yatırım olduğu görüşünde olurken, Avrupa’da ise bu oran yüzde 71.

-Türkiye’de ev fiyatlarının yüksek olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 73 olurken, ortalamanın yüzde 71 olduğu Lüksemburg yüzde 93 ile ilk sırada.

-Türkiye’de ev sahibi anket katılımcılarının yüzde 76’sı yaşadıkları yerdeki ev fiyatlarının yüksek olduğunu düşünürken, bu oran ev sahibi olmayanlarda yüzde 70 olarak gerçekleşiyor. Bu oranlar Avrupa ortalamasında ise tersine dönüyor. Ev sahibi olanların yüzde 70’i, ev sahibi olmayanların ise yüzde 73’ü yaşadıkları yerdeki ev fiyatlarının yüksek olduğu düşüncesinde.

-Türkiye, mortgage ödemelerinin aylık gelir içindeki yüzde 40’lık payı ile ikinci ülke olurken, Romanya yüzde 46’lık oranla ilk sırada yer aldı. Avrupa ortalamasında ise bu oran yüzde 30. Ev fiyatlarının pahalı olduğunu söyleyenlerin oranının en fazla olduğu Lüksemburg’ta ise mortgage ödemelerinin aylık gelir içindeki payı olan yüzde 26 olduğu görüldü. Araştırmaya göre bu durum, gelir düzeyindeki avantajın pahalılık algısını doğrudan etkilemediğine işaret ediyor.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Konut Kredi Faizleri Daha da Düşer 2013te Pazar 90 Milyar Lirayı Aşar

Konut kredi faizleri daha da düşer 2013'te pazar 90 milyar lirayı aşar.

Ekonomideki yavaşlamaya paralel ilk çeyrekte yerinde sayan  mortgage kredileri faiz oranlarının aylık yüzde 1lerin altına gerilemesiyle yeniden canlandı. Geçen yıl ilk 9 ayda yaklaşık yüzde 20 oranında büyüyen konut kredileri bu yıl aynı dönemde sadece yüzde 8.7arttı.  Kentsel Dönüşüm projelerinin önümüzdeki yıllarda  inşaat sektöründe 350 - 400 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşacağı öngörülüyor.  Kentsel dönüşüm, 2B yasası ve mütekabiliyetin sektörü hareketlendirmesini bekleyen bankacılar, mortgage pazarının yılı  yüzde 12lik artışla 80 milyar TLlik kredi hacmi ile kapayacağını tahmin ediyor.

İndirim Konutu Canlandırdı

Anadolubank Hazine ve Perakende Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Recep Atakan , 2011 yılında yüzde 10 büyüyen inşaat sektöründe geçen yıla oranla bir hayli düşüş gözlemlenirken, yılın son çeyreğinde inşaat sektöründe bir toparlanma bekliyoruz. 2012 yılında  yüzde 5-6 büyüme öngörülen inşaat sektöründe  kentsel dönüşüm  belirleyici olacak. Ayrıca Merkez Bankasının faiz indirim kararı  konut sektörüne canlılık getirdi diye konuştu.

Yüzde 30 Arttı

ING Bank Bireysel Bankacılık Pazarlama ve Özel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Cenk Tabakoğlu ise, Kentsel Dönüşüm ve 2B Yasasının beraberinde getireceği inşaat sektöründeki canlılığın, doğal olarak konut kredileri hacmini de etkileyeceğini söyledi.

Faiz Düşüşü Devam Edecek

ŞEKER Finans Genel Müdürü Bahadır Teker, sektör genelinde 10 yıla kadar olan vadelerde yüzde 0,92 - 1,27 aralığında bulunan konut kredisi faiz oranlarının, yıl sonuna doğru ve yeni yılın devamında inişe geçebileceğini öngördü. Teker, Piyasada 10 yıl vadenin üzerinde yüzde 1 ve 1.18 arasında değişen çok az sayıda alternatif bulunuyorken Şeker Finans olarak 30 yıla varan vadelerle yüzde 0.94 faiz ile konut kredisi sunarak öne çıkıyoruz. 30 yıl vadelerle kira öder gibi taksit imkanı sunabiliyoruz dedi.

20 Yılda 520 Milyar Lira

İŞ Bankası Bireysel Krediler Müdürü Recep Haki, kentsel dönüşüm projelerinin  konut sahibi olmak isteyenlere cazip olanaklar sunduğunu belirterek, Yeni inşa edilecek konutlar iyi tasarlanıyor. Proje kapsamında 20 yılda 520 milyar liraya ulaşacağı öngörülen maliyet ve 2B yasası gibi uygulamalar konut sektörünü ciddi anlamda canlandıracak diye konuştu.

Kredi Talebi Artıyor

İNŞAAT sektöründe durgun geçen yaz aylarının ardından hareketlenme başladığını söyleyen HSBC Bireysel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Taylan Turan yeni proje lansmanlarıyla birlikte pazarın hareketlendiğini söyledi ve ekledi: Konut faizlerinde biraz daha düşüşe olabilir. Mevcut faizin 20 baz puan altını görebiliriz.
Son çeyrekte atağa kalkarız

VAKIFBANK Genel Müdür Yardımcısı Feyzi Özcan konut kredileriyle ilgili öngörülerini şöyle paylaştı: Son çeyrekteki faiz düşüşüyle birlikte geçen yıla göre pazar hacminde yüzde 18lik artış bekliyoruz.

Konut Kredileri Bu Yıl %12 Büyür

2011 sonunda Akbankın 7.5 milyar lira olan konut kredileri bakiyesinin 2012 ilk yarısında yüzde 14 büyüme ile 8. 5 milyar liraya çıktığını belirten Akbank Bireysel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Galip Tözge, bu yıl konut sektörünün son iki yıla nazaran yavaş seyrettiğini söyledi. Tözge, Konut kredisi pazarı yılın ilk çeyreğinde sadece yüzde 1lik bir büyüme gösterdi. Ancak, bahar aylarına girilmesi ile mevsimsel olarak artış gösterdi  Yılın genelinde, konut sektöründeki soğumaya paralel konut kredileri pazarında da büyümenin sınırlı olması, pazarın yüzde 10-12 gibi bir oranda büyüyerek 76-78 milyar TL ile seneyi kapatması öngörülüyor diye konuştu.

Faizlerde Radikal Düşüş Beklemeyin

DENİZBANK Perekande Bankacılık Grubu Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Ertürk, kredi faizlerine ilişkin şu öngörüde bulundu: MBnin kredilerin maliyet hesaplamalarında da kullanılan faiz koridorunun üst bandını  yüzde 10a çekmesinin kredi faizlerinin aşağı gelmesinde elbette etkisi olacak ama MB koridoru daha fazla daralmadığı taktirde konut kredilerinde radikal düşüşler beklenmemeli.

2013te Büyüme %18i Bulur

Yapı  Kredi Konut Finansman  Direktörü İsmet Erdem, 2013 yılında konut kredisi pazarının yüzde 17-18 oranında büyüyerek, 90 milyar TL seviyesine çıkacak dedi.  Erdem, yılın son çeyreğine ilişkin beklentilerini şöyle  özetledi: Kentsel Dönüşüm  projelerinin önümüzdeki yıllarda Türkiye inşaat sektöründe 350 - 400 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşacağını tahmin ediyoruz.  2B ve mütekabiliyet yasası çerçevesinde yeni bir talebin oluşacağını öngörüyoruz. Bu durumun kredi piyasasına hareket getirir.

Kentsel Dönüşüm İlaç Olacak

TEB Bireysel ve Özel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Mendi, Konut kredisi 9 ayda yüzde 10 büyüdü. Yılın son çeyreğinde ise konut piyasasının daha da hareketleneceğini ve yılsonu itibariyle sektörün  yüzde 12-13 arasında büyüyeceğini öngörüyoruz. Kentsel dönüşümle ilgili yasal uygulamanın nasıl olacağı ve bu uygulamada bankaların rolünün ne olacağı netleştiği zaman, konut kredisi talebinde ciddi artış yaşanacağını öngörüyoruz dedi.

Akşam Gazetesi

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Hindistan Merkez Bankası Munzam Karşılık Oranlarını Düşürdü


Hindistan Merkez bankası, Maliye Bakanı Palaniappan Chidambaram'ın bütçe açığının azaltılmasını da kapsayan politika denetimi için daha ucuz kredi çağrılarına direnirken, enflasyon yavaşlarken Ocak-Mart döneminde para politikaında daha fazla gevşeme yapılabileceğini söyledi.

En büyük gelişen ekonomiler arasında yer alan Hindistan Merkez Bankası, hükümetin büyümeyi canlandırmayı hedefleyen politikalarını destekleyerek bankaların munzam karşılık oranlarını aşağı çekti; politika faizini ise fiyat baskısıyla mücadele edebilmek için sabit tuttu.

Hindistan Merkez Bankası Başkanı Duvvuri Subbarao, zorunlu karşılık oranlarını yüzde 4.5'ten yüzde 4.25'e çekerek bankacılık sistemine 175 milyar rupi ekledi. Merkez bankasının 36 yılın en düşük seviyesine işaret eden indirimi, Bloomberght anketine katılan 33 ekonomistin 19'u tarafından öngörülmüştü. Anket katılımcılarının 4'ü munzam karşılıkların yüzde 4'e kadar düşürülmesini, 10'u ise hiçbir değişiklik yapılmamasını bekliyordu.

Hindistan'da yüzde 8'lere yakın seyreden enflasyon, küresel konomideki zayıflamanın etkisiyle Brezilya'dan Tayland'a birçok ülkenin yapmaya başladığı faiz indirimi imkanını azaltıyor. Merkez bankası, Maliye Bakanı Palaniappan Chidambaram'ın bütçe açığının azaltılmasını da kapsayan politika denetimi için daha ucuz kredi çağrılarına direnirken, enflasyon yavaşlarken Ocak-Mart döneminde para politikaında daha fazla gevşeme yapılabileceğini söyledi.

Merkez bankasının şu etapta hükümetin büyümeyi destekleme çabalarına ancak bu kadar katkı sunabileceğini ifade eden Mumbay'daki Bank of Baroda'nın ekonomistlerinden Rupa Rege Nitsure, para politikacılarının enflasyondaki hızlanmadan ötürü faiz indirimi imkanını daha az olduğunu belirtti.

Hindistan Başbakanı Manmohan Singh'in yönetimi 13 Eylül'de yakıt teşviklerinin azaltılması ve yatırım desteklerini de kapsayan bir dizi politika değişikliğine başladı. Önlemler yatırımcı güvenini destekleyerek, rupi ve hisseleri yukarı taşıdı.

Bloomberght

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Konut Kredisi Kullanımı Azalıyor

Faizlerin yıllık yüzde 8’e gerilediği bir ülkede konut kredisi kullanımı hızla azalıyor

Yeniçağ Gazetesi yazarlarından Remzi Özdemir bu haftaki yazısında inşaat sektöründeki gizli krizi ve konut kredilerindeki durumu değerlendirdi. Özdemir yazısında şu konulara yer verdi:

Dünyada mekan ahirette iman! Bu sözü dünyada söyleyen sadece iki millet var. Biri Türkler diğeri Araplar. Bu nedenle her iki millet için de ev çok önemlidir.

Bankaların uzun vadeli konut kredisi vermeye başlaması, son 7 yılda Türkiye’de konut sektörünün patlamasına neden oldu. O dönem bir gün önce ev alanlar, iki gün sonra yüzde 30 kar elde ettiler.
100 bin liralık evler bile bir anda 200 bin liraya alıcı buldu. Bu da konutta inşaat sektörünün hızla büyümesine neden oldu. Maketten satılan projeleri bile almak için millet geceden kuyruğa girdi. Bu da Türkiye’de bir anda inşaat şirketlerinin patlamasına neden oldu. Öyle ki, bu inşaat şirketleri artan talep karşısında çok büyük paralar kazandılar. Müteahhitler Türkiye’nin en popüler kişileri oldu.

İnşaat Sektörü Gizli Bir Kriz Yaşıyor

Bunu hükümet dahil kimse dile getirmek istemiyor. Faizlerin yıllık yüzde 8’e gerilediği bir ülkede konut kredisi kullanımı hızla azalıyor. Devlet istatistikleri de bunu gösteriyor. Ancak dedim ya bunu kimse açık açık konuşmak istemiyor. Çünkü inşaat sektörü Türkiye’nin büyümesinde çok önemli bir alan. Bu sektörün yavaşlaması Türkiye’nin yüzde 9’larda olan büyüme oranını yüzde 2’lere çekti.

Reklamlar Arttı

Projeler tamamlandıkça sıkıntılar da başladı. Halen biten projelerde satılmayan binlerce daire mevcut. Özellikle şehir dışındaki lüks olarak adlandırılan projelerin satışı, neredeyse durma noktasına geldi. Bu da inşaat şirketlerinin medyayı kullanmasına neden oldu. Gazete ve TV’ler inşaat reklamları ile dolup taşıyor. Birçoğu barter adı verilen yöntemle yapılan reklamlar, sektörün şu anda geldiği noktayı çok iyi anlatıyor. Zira, reklam maliyetleri en önemli gider olarak inşaat şirketlerinin karşısına çıkıyor.

Talebin azalması ise inşaatçıların zorunlu olarak daha fazla reklama yönelmelerine neden oluyor. Unutmayın hiçbir zaman hamburger gibi satılan projeler için büyük paralar verilerek reklam yapılmasına gerek yok. Ne kadar çok reklam, o kadar az satış anlamına gelmekte. Çok kolay satılan bir proje için şirketler niçin büyük maliyetlere girerek reklam yapsın ki?

Etkileyici Haberler

İnşaat şirketleri mevcut projeleri satabilmek için her türlü yola başvuruyorlar. Bu yollardan biri de bazı gazete ve televizyonlarda konut sektörüne yönelik haberler. Gazetelerin şu an için en önemli reklam geliri olan inşaat sektörüne yönelik biraz da etkileyici haberleri zorunlu olarak kullandıklarını görüyoruz. Talep patlaması ve sürekli olarak konut fiyatlarının artacağı yolundaki haberler, biraz da vatandaşı etkilemeye yönelik. Özellikle şehir dışındaki projelerde çok ciddi sıkıntı yaşanmakta. Gazetelerde ve internette ikinci el konut satışlarındaki patlamayı çok rahat görerek piyasanın bugünkü durumunu anlayabilirler. Vatandaşlar bu tür haberlere itibar edip, etkilenmesinler.

Kredi Daralması

Konut sektörünün içindeki durumu en iyi anlatan konut kredileri. Şu anda yıllık faiz oranının yüzde 8’lere geldiği bir ortamda konut kredisi kullanımı hızla düşüyor.

Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği’nin (GYODER) raporuna göre, yılın ilk çeyreğinde konut satışları ile kullandırılan konut kredisi sayısı düştü. GYODER tarafından hazırlanan “Türkiye ve Dünya Gayrimenkul Sektör Raporu 1. Çeyrek, 2012” raporuna göre, konut kredileri stokundaki büyüme, yeni yılla birlikte yavaşladı. 2011 genelinde yüzde 22.7 büyüme gösteren konut kredileri, bu yılın ilk 4 ayında sadece yüzde 2 büyüdü. Bu dönemde toplam kredi hacmindeki büyüme yüzde 4 ile geçen yılın oldukça altında gerçekleşti.

Bu yılın ilk çeyrek döneminde kullandırılan yeni konut kredi sayısı ise 66 bin 589 ile son sekiz çeyrek dönemin en düşük seviyesine indi. Geçen yılın aynı döneminde 9.8 milyar lira tutarında yeni konut kredisi kullandırılırken, bu yılın ilk çeyrek döneminde 4.8 milyar lira konut kredisi alındı. Konut kredisi faiz oranları ise, sınırlı oranda geriledi.

İlk çeyrek sonunda yüzde 1.25’e düşen ortalama aylık kredi faiz oranları, ikinci çeyrek sonunda ise yüzde 1.21’e geriledi. Konut satışları ise 96 bin 92 ile son üç çeyrek dönemdeki satışların altında gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 5.5 artış yaşandı.

Bu rakamlar ışığında konut alacakların çok iyi araştırma yapmadan, özellikle, makete bakarak alım yapmaması gerekiyor. Yoksa bir dönem banker faciası gibi müteahhit faciaları da yaşamamız ihtimal dahilinde!..

Yeniçağ

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Rusya Rumlardan Kredi Karşılığında Petrol Kuyusu İstiyor

Rum basının haberine göre, Duma üyesi Mihail Emelianov Güney Kıbrıs’ın sözde “Münhasır Ekonomik Bölgesi” (MEB) içerisinde, hidrokarbon yatakları bulunan parsellerden birini, kredikarşılığında Rusya’ya vermesini talep etti.

Rusya'dan bir siyasetçinin Güney Kıbrıs’a AB Destek Mekanizması’ndan alacağı krediye ihtiyaç bırakmayacak bir teklif sunduğu bildirildi. Rum basının haberine göre, Duma üyes Mihail Emelianov Güney Kıbrıs’ın sözde “Münhasır Ekonomik Bölgesi” (MEB) içerisinde, hidrokarbon yatakları bulunan parsellerden birini, kredi karşılığında Rusya’ya vermesini talep etti.

Rum Simerini gazetesinin “Bize Gaz Verin ve Troyka’yı Geri Gönderin” başlıklı manşet haberine göre, Emelianov, Rum Başkanlık adayı Yorgos Lillikas’ın da konuşmacı olduğu Moskova’daki bir yuvarlak masa toplantısında, Rusya’nın ekonomisinin sağlam olduğunu ve 5-10 milyar dolarlık kredi vermenin, kendileri için problem olmayacağını kaydetti. Emelianov’un, Güney Kıbrıs’tan da Rusya lehinde, özellikle doğalgaz ve enerji alanında, olumlu bir politika izlemesini beklediklerini söylediğini yazdı.

Habere göre Emelianov, Rus şirketlerinin Güney Kıbrıs’ın sözde “MEB”inde faaliyet göstermeleri halinde, bunun her iki ülkenin de menfaatine olacağını belirtti.

Fileleftheros gazetesi ise, Güney Kıbrıs ile Troyka arasındaki müzakerelerin devam ettiğini, al-ver aşamasında bulunulduğunu, ancak henüz memorandum ve şartlar konusunda anlaşma noktasına gelinmediğini yazdı. Gazete, Brüksel’den gelen bilgilerin, müzakerelerin ilerlediği ancak daha yapılacak çok iş bulunduğu ve en çok da özlü konularda uzlaşı sağlanması gerektiğini yönünde olduğunu kaydetti.

Troyka’nın Güney Kıbrıs için koyduğu hedeflerin gerçekleşip gerçekleşemeyeceği konusunda endişeli olduğunu belirten gazete, Rum hükümetinin memorandumu ile Troyka’nın memorandumu arasında, 8 önemli konuda farklılıklar bulunduğunu yazdı.

Bakanlık Ev Taşıyana Bin Lira Nakliye Parası Verecek

Kentsel dönüşüm kapsamında kira yardımının ardından bir müjde daha geldi. Bakanlık, ev taşıyanlara bin lira nakliye parası verecek

Türkiye'yi depreme hazırlıklı hale getirecek kentsel dönüşüm projesi kapsamında vatandaşa bir müjde daha geldi. Riskli ilan edilen yerlerdeki evlerini boşaltan vatandaşlara nakliye yardımı yapılacak. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, dönüşüm bölgelerindeki vatandaşlara bin TL verecek. Riskli alanda kiracı olanlara bir defaya mahsus yapılacak yardım vatandaşların mağdur olmamasını amaçlıyor.

Esenler İlk Yardımı Aldı

Bakanlar Kurulu kararı ile riskli alan edilen bölgelerden İstanbul'daki Esenler ilk yardımı alan ilçe oldu. Esenler riskli alan ilan edildiği için bu ilçede bin 500 kişiye 500 lira kira yardımı yapıldı. 450 kişiye de bin lira nakliye yardımı yapılacak. Riskli binada oturanlar nakliye masrafları için bakanlığa başvuracak. Başvuru sırasında riskli yapı raporunun olması gerekecek. Başvuruları bakanlık inceledikten sonra onay verecek. Her başvurana nakliye parası verilmeyecek.

Dosya Masrafı Alınmıyor

Bakanlık, 15 bankayla finans desteği için görüşmeler yaptı. Görüşmelerde krediler için dosya masrafı alınmaması kararlaştırıldı. Ayrıca kullanılan kredilerde yüzde 4'lük faiz devlet tarafından ödenecek. Kredi faiz oranları düşürülecek.

Ankara Haber

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Banka Kredilerindeki Sınırlama Gevşetilse Bile Kredilerde Önemli Ölçüde Artış Olmayacak


Güngör Uras, banka kredilerindeki sınırlama gevşetilse bile kredilerde önemli ölçüde artış olamayacağını, çünkü kredi talebinin düşük olduğunu ve ödenmeyen kredi portföylerinin büyümesinden korkulduğunu bildirdi.

Milliyet Gazetesi yazarlarından Güngör Uras bu haftaki yazısında ABD başkanlık seçimini ve Türkiye’nin notundaki değişkenlikleri değerlendirdi. Uras yazısında şu konulara yer verdi:

Ekonominin temeli üretimdir. “Finans kesimi” diye adlandırılan sistem, üreticinin, tüketicinin parasal ihtiyacını karşılar. Esas olan üretimi gerçekleştiren “reel kesim”dir. Reel kesim ne kadar büyür, ne kadar kâr eder ise finans kesimi de o kadar büyür ve kâr eder. Son yıllarda işler tersine döndü. Reel kesim ile ilgisini kesen finans kesimi büyüyor. Reel kesim (üretim, tüketim) gerilerken, finans kesimi coşmuş durumda. Almış başını gidiyor.

Ülkelerin, şirketlerin borçları arttıkça, bono, tahvil satın alanların kârları gerileyeceğine artıyor. Şirketler güç duruma düşerken borsada hisse senetleri tavan yapıyor. Kredi verdikleri şirketler zarar ederken banka kârları patlıyor, çatlıyor. Ülkenin cari açığı, borçlanma gereği artarken döviz fiyatı ucuzluyor. İthalat, ihracatın önünde koşarken, döviz fiyatının artmaması için tedbirler alınıyor.

Sonuç: Bütün güçler finans sistemi için çalışıyor. Reel kesim gölgede kaldı. Finans kesiminde işler iyi ise... Mesele yoktur! Finans kesiminde işlerin iyi olmasının göstergeleri nelerdir?

* Döviz fiyatı istikrarlı mı?

* Faiz fiyatı içeridekiler için ucuz, dışarıdakiler için yüksek tutulabiliyor mu?

* Borsada hisse senedi satın almaya ve de bono satın almaya yeterli ölçüde yabancı para geliyor mu?

* Cari açığın büyümesi dizginleniyor, Merkez Bankası’nın döviz rezervleri yabancıların riskini azaltacak şekilde artırılabiliyor mu?

* Enflasyonun azması önlenebiliyor mu?

Bunlar tamamsa... Boş verin reel sektörün durumuna... Üretim yavaşlıyormuş, halkın satın alma gücü azalıyormuş, genç işsizlik artıyormuş... Ne yani? Daha önce böyle değil mi idi?

(Bir hikaye: Mustafa Kemal bir köy kahvesine uğramış. Köylü etrafında toplanmış. Kahveci sipariş alıyor. Mustafa Kemal “Evladım benimki sade olsun” demiş. Mustafa Kemal’den sonra kahveci yanındakilerin ve kahvede bulunanların siparişini almış. “Benimki şekerli, benimki orta, benimki sade...” Kahveci siparişi alıyor ama kağıda kaydettiği falan yok. Mustafa Kemal’in dikkatini çekmiş. “Bu kadar siparişi nasıl aklında tutacaksın?” diye sormuş. Kahveci: Paşam seninki sade olacak ya... Gerisini boş ver...” demiş.)

Merkez Doları 1.80 TL'de Tutmaya Devam Edecek

Bayram sonu finans kesimini (1) İçten (2) Dıştan etkileyen ve etkileyecek gelişmeler olacak.

1) Finans kesimini içten etkileyen ve etkileyecek güçler ve gelişmeler neler olacak?

Finans kesimini, içten etkileyecek güçlerin pozisyonlarında bayram sonunda önemli değişiklikler beklenemez.

* Merkez Bankası dolar fiyatını 1.80 TL’de tutmaya devam edecek.

* Faizi aşağıya çekme baskısı altında kalacak olan Merkez Bankası, “göstermelik” de olsa yıl başına doğru faiz oranlarında düzeltmeye gidecek. Ama bu kredi faiz oranlarına yansımayacak. Mevduat faizleri gerileyecek.

Banka kredilerindeki sınırlama gevşetilse bile kredilerde önemli ölçüde artış olamayacak. Çünkü kredi talebi düşük ve bankaların ödenmeyen kredi portföylerinin büyümesinden korkuluyor.

* Hazine bonolarının faizi enflasyon yükü taşıyan Türk müşteriler için neredeyse sıfır veya sıfırın altında iken yabancı yatırımcılar için cazibesini koruyacak. Çünkü döviz fiyatı sabit tutuluyor, vergi yok.

* Parasını mevduata yatıramayanların bir bölümü İMKB’ye gidecek, hisse senedi satın alacak. Fiyatlar artacak. Artan fiyatlar borsada payları yüzde 70’lere yükselen yabancı yatırımcıları mutlu edecek.

2) Finans kesimini dıştan etkileyecek gelişmeler nelerdir, neler olacak?

* Dışarıda para bol ve faiz sıfır. Ve de parası olanlar paralarını yatıracakları risksiz ülke ve risksiz  yatırım aracı bulmakta zorlanıyor. İşte bu bizim şansımız. Çünkü ülkeye oluk oluk sıcak soğuk döviz giriyor. Bizde “Ekonomi iyiye mi kötüye mi gidiyor diye merak edenler üretim rakamına bakmazlar. İki şeye bakarlar: Döviz fiyatı değişiyor mu? Döviz bol mu? Döviz girişi devan ettiği için “Cari Açık-Döviz Açığı” sorununu bile nerede ise unuttuk.

* Önümüzde, finansçıların merakla beklediği 2 haber var:

1) ABD’de başkanlık seçimi ne olacak?

2) Fitch not artıracak mı?

ABD’de başkanlık seçiminin sonucu neden önemli

ABD Merkez Bankası seçimlerden önce piyasaya, işe yaramayan ipotekli ev kredisi tahvilleri karşılığı 40 milyar dolar para saldı. Bekleyiş o ki, Obama seçimi kazanır ise Merkez Bankası piyasaya bir o kadar daha para salacak. Her ne kadar büyüme ve istihdam göstergeleri “iyidir” deniliyor ise de “yeterli iyilikte” değil.

Obama tekrar seçilir ise bu defa “politik etkisinden çekinmeden” Merkez Bankası’nın piyasaya tekrar para akıtacağı tahmin ediliyor. Bundan bize ne? Bizim finans piyasamız için bu önemli. Bunun anlamı, küresel pazarlarda sıfır faizli paranın bollaşması ve gidecek yer aramasıdır. “Komşuda pişer, bize de düşer” misali, bu paranın kırıntısı bile bize gelse, döviz bolluğu, ucuzluğu devam eder. Bonoya talep artar. İMKB’de fiyatlar yükselişini sürdürür.

Görünümün Artması da Bize Yeter

Kredi dereceleme kuruluşu Fitch’e göre bizim kredi notumuz “Yatırım yapılabilir seviyenin bir altı olan BB+”de. Ayrıca her kredi notunda bir de “Görünüm” kademesi var. Bunlar “Pozitif, Durağan ve Negatif” şeklinde sıralanıyor. Fitch geçen kasım ayında bizim notumuzu BB+’da korurken Görünüm’ü Pozitif’ten Durağan’a indirdi. Şimdi bekleyiş, (1) Görünüm’ün Durağan’dan tekrar Pozitif’e yükseltilmesi veya (2) Görünüm ile ilişkili olmadan kredi notunun “Yatırım Yapılabilir Seviye olan BBB-‘e yükseltilmesi.

Ülkenin kredi notunun en az “Yatırım Yapılabilir” seviyesinde olması gerekiyor. Not bu seviyeye çıkınca, ülkeye yabancılar daha çok döviz getiriyor, ülke daha ucuza borçlanıyor ve de borçlanmada vade uzuyor.

* Yabancıların getirdikleri döviz ile tahvil, bono ve hisse senedi satın alıyorlar.

* Kamu ve özel sektör yurtdışı finans kuruluşlarından kredi kullandığında, daha uzun vade ve ucuz faiz imkanından yararlanıyorlar.
Piyasalar kredi notunun yükseltileceğine inanıyor. Ama gerçekçi bekleyiş şu: “Kredi notuyükseltilmez. Görünüm “Durağan”dan, ”Pozitif”e çıkartılır. Aslında bu da bize yeter.

Milliyet

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.