23 Temmuz 2012 Pazartesi

Yeni KDV Uygulaması Konut Sektörünü Derinden Etkileyecek



Mamak İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı Hamza Can, Ankara’da konut üretiminin önümüzdeki yıllarda azalacağını söyledi.

Elektronik Haber Ajansı (e-ha) muhabirinin edindiği bilgiye göre, Konutta uygulanan teşvikler ve kolaylıklar sebebiyle Ankara’da son 10 yıl içerisinde kiracı sayısının azaldığını, ev sahiplerinin ise arttığını belirten Mamak İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı Hamza Can, konutta uygulamaya konulan yeni mevzuat ve uygulamaların Ankara’da konut üretimini olumsuz yönde etkileyeceğini söyledi.

Konut kredisi faiz oranlarının düşük olması, maliyetlerin gerçekçi olması sebebiyle 2011 yılında Türkiye’deki konut satışlarının 2010 yılına göre daha verimli geçtiğini ve satışlarda yüzde 17 oranında bir artış gerçekleştiğini ifade eden Mamak İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı Hamza Can, “2010 yılında Türkiye genelinde yaklaşık 357 bin adet konut satılmış iken, 2011’de 420 bin adet konutun satışı gerçekleşmiştir. Mütekabiliyet yasası sebebiyle İstanbul ve kıyı bölgelerinde konut satışlarında canlılık devam edecektir. Yine Kentsel dönüşüm sebebiyle deprem riskinin büyük olduğu şehirlerimizde inşaat sektörü canlılığını devam ettirecektir. Fakat bunların dışında kalan yerlerde konut üretimi KDV uygulamaları, rayiç bedelleri, yükselen inşaat maliyetleri sebebiyle azalacaktır. Bu illerin başında ise Ankara gelecektir. 2006 yılından bu yana her yıl 500 binin üzerinde konut üretilmektedir. Yapı ruhsatı istatistiklerine göre, 2010 yılında ruhsat verilen konut sayısı 800 bini aşmıştır. 2011 yılında ise bu sayıda yüzde 20 oranında bir düşüş gerçekleşmiş, 2011 sonu itibariyle belediyeler tarafından ruhsat verilen konut sayısı 640 bin civarında kalmıştır. 2012 yılında bu düşüş devam edecektir” dedi.

Ankara’daki konut sayısının 1 milyon 20 bin olduğunu sözlerine ekleyen Mamak İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı Hamza Can, 600 bin kişinin ev sahibi olduğunu 320 bin kişinin kiracı olduğunu, 38 bin kişinin lojmanlarda kaldığını 56 bin kişinin ise ev sahibi olmamasına rağmen kira ödemediğini söyledi. Can, “Ankara bir öğrenci şehri olması sebebiyle kiracılarının içerisinde öğrenciler önemli yer tutmaktadır. Son yıllarda yap sat müteahhitlik hizmetlerini artması, konut üretiminin tahminin üzerinde çoğalması, gecekondularının yıkılarak modern konutların yapılması kiracı sayısını azaltmıştır. Konut fiyatları artmaya devam ederse, insanların yeni konut alma şahsı azalacaktır. KDV’nin konut fiyatlarına eklenmesi ile Ankara’da konut fiyatları yüzde 20 civarında artacaktır” şeklinde konuştu.

Mamak İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı Hamza Can, Ankara genelinde 1 milyon 20 bin civarındaki konutun büyük çoğunluğunun üç oda bir salon olduğunu belirterek, “571 bin konut üç oda bir salon iken, 302 bin konut iki oda bir salon, 77 bin 500 konut bir oda bir salondan, 8 bin 300 konut 1 odadan, 60 bin konut ise 5 ve üzeri odadan oluşmaktadır. Bu da gösteriyor ki, Ankaralılar genellikle 3 oda 1 salondan oluşan konutları tercih etmektedirler. Fakat önümüzdeki dönemde yükselen fiyatlar sebebiyle insanlarımızın alım gücü düşecek ve daha çok 2+1 evler tercih edilir olacaktır. Bu düşüşün bir sebebi de ailelerin küçülmesi olarak karşımıza çıkacaktır” dedi.

Çin'de Faizlerin Düşmesi Konut Fiyatlarnı Arttırdı

Çin'in başkenti Pekin'de konut fiyatları yüzde 0,3 oranında artarken, Şanghay'daki fiyatlar bir önceki aya kıyasla yüzde 0,2 arttı. Çin, Konut fiyatlarını düşük tutmak için iki yıldır emlak piyasasında kısıtlayıcı önlemler alıyordu.

Çin'de Faizlerin Düşmesi Konut Fiyatlarnı ArttırdıBununla birlikte Çin ekonomisinde yılın ikinci çeyreğinde gözlenen yavaşlama nedeniyle, büyümeyi teşvik edici önlemler alınıyor.

Faiz Oranlarında İki Kez Düşüş 
Çin Merkez Bankası'na son aylarda faiz oranlarında düşüş iki kez yaşandı. Yorumcular, bu sayede ve diğer adımlar ardından konut fiyatlarındaki düşüşün durdurulduğunu kaydediyor. Şanghay'daki Standard Chartered kuruluşundan Lan Shen, "Faizlerin düşürülmesi ve piyasaya yeniden güven gelmesiyle, konut satışlarının toparlanacağı kanısındayız" dedi.

Ekonomiyi Canlandırmanın Tek yolu
Credit Suisse'in Hong Kong'daki ekonomistlerinden Jinsong Du ise "ekonomik veriler zayıf seyretmeye devam ederse yetkililer tek gözlerini kapatıp, konut fiyatlarının artmasına izin verecek. Zira kısa erimde ekonomiyi canlandırmanın tek yolu bu" dedi ve Emlak fiyatlarının yüzde 10 oranında artabileceğini, ama ekonomide istikrar sağlanırsa Çin yönetiminin emlak piyasasına yeniden el koyabileceğini belirtti.

Resmi rakamlara göre Haziran ayında yeni konut fiyatları yalnızca 21 kentte düştü. Reuters'in yayımlanan verilere dayanarak yaptığı hesaplamaya göre, ülke çapındaki konut fiyatları, geçen yıla kıyasla yüzde 1,5 düşüş kaydetti.
Konut Fiyatları Açıklanmıyor
Çin'de artık ulusal düzeyde konut fiyatları açıklanmıyor; bunun yerine bazı kentlere ilişkin veriler yayımlanıyor. Küresel kriz ardından Çin'de altyapı ve İnşaat projelerine büyük harcamalar ayrılmasıyla, Emlak Fiyatları yükselmeye başlamıştı. Yorumcular emlak piyasasındaki spekülasyonların fiyatlarda patlama yarattığını; bu yüzden de yetkililerin fiyatları frenlemeye yöneldiğini kaydediyor. Başbakan Wen Jiabao da, belli başlı kentlerde emlak fiyatlarının düşmesi gerektiğini vurgulamıştı.

20 Temmuz 2012 Cuma

Konut Kredisi Faiz Oranlarındaki İndirim Yarışı Devam Ediyor



Temmuz ayı başında başlayan bankaların konut kredisi faiz oranlarındaki indirim yarışı 20 Temmuz 2012 Cuma haftasında da devam etti
Temmuz ayı başında başlayan bankaların konut kredisi faiz oranlarındaki indirim yarışı 20 Temmuz 2012 Cuma haftasında da devam etti
20 Temmuz 2012 Cuma itibariyle 2 banka faiz oranlarında indirime gitti.  Abank 60 ve 120 ay vadede faiz oranını 1.18’den 1.14’e, DD Mortgage ise 60 ay vadede oranını 1.00’dan 0.99’a, 120 ay vadede ise 1.03’ten 1.01’e indirdi.
Bankaların yaptığı indirimle beraber 21 bankanın (Halkbank, DD Mortgage, Yapıkredi, Denizbank, TEB, Türkiye Finans, Albarakatürk, Anadolubank, Citibank, Finansbank, Ziraat Bankası, Garanti, Tekstilbank, HSBC, İşbankası, Abank, Vakıfbank, Kuveyttürk, Şekerbank, Akbank, İngBank) 120 ay vadede konut kredisi faiz oranları ortalaması 1.19 olurken, 5 yıl vadede oran 1.15 düzeylerinde seyretti. Faiz oranları 5 yıl vadede bankalar arasında 0.99-1.34, 10 yıl vadede 1.01-1.34 aralığında değişkenlik gösteriyor.
Banka ortalamasına göre 10 yıl vadede 100 bin TL konut kredisinin aylık taksiti 1.570 TL, 5 yıl vadede ise 2.316 TL oldu. Ödenecek toplam faiz ise 10 yılda 100 bin TL konut kredisi için 88.345 TL, 5 yıl için 38.988 TL.


19 Temmuz 2012 Perşembe

Banka Yöneticileri İleriki 3 aylık Dönem için Umutlu

Banka yöneticilerinin önümüzdeki 3 ayda, kredi hacimlerindeki artış beklentilerinin toplam nakdi krediler için yüzde 75, gayri nakdi krediler için yüzde 61, ticari kredilerde yüzde 70, KOBİ kredilerinde yüzde 81, konut kredilerinde yüzde 62, taşıt kredilerinde yüzde 45 ve kredi kartlarında yüzde 73 seviyesinde gerçekleşti. Ancak, takipteki tüketici kredilerinde artış bekleyenlerin oranı bu dönemde yüzde 69'dan yüzde 82'ye çıktı.
Bankacılık sektöründe önümüzdeki 3 aya ilişkin olumlu beklentiler devam etti. Banka yöneticileri Temmuz-Eylül 2012 döneminde fon kaynakları, krediler ve iç borçlanma faiz oranlarının aynı kalmasını, Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH), aktif büyüklüğü ve kredi hacimlerinin artmasının beklerken, enflasyon oranında düşüş öngördü. Sektör risklilik düzeyinin aynı kalacağı yönündeki beklentileri ağırlık kazanan banka yöneticileri, önceki dönemlerde var olan olumlu beklentilerin devam ettiği konusunda fikir birliğine vardı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) 3 aylık dönemleri kapsayan Bankacılık Sektörü Yönetici Kesimi Beklenti Anketi'ni yayımladı. Nisan-Haziran döneminde gelecek 3 aya ilişkin olarak 66 üst düzey yönetici tarafından cevaplanan Bankacılık Sektörü Yönetici Kesimi Beklenti Anketine verilen cevaplar incelendiğinde önceki anket döneminde olduğu gibi olumlu beklentilerin devam ettiği görüldü. Anket cevaplarından, GSMH, bütçe açığı gibi makroekonomik göstergelere ilişkin olumlu beklentilerin önceki anket dönemine yakın seviyelerde devam ettiği, cari açık, iç borçlanma faiz oranı gibi göstergelerde ise olumlu beklentilerde bir yükseliş olduğu anlaşıldı. Ayrıca, genel olarak faiz oranlarında düşüş, kredi hacimlerinde ve bankacılık aktif büyüklüğünde artış gibi olumlu yöndeki beklentiler öne çıktı.
En Dikkat Çekici Olumlu Beklenti TÜFE'de
Makroekonomik göstergelere ilişkin beklentiler incelendiğinde en dikkat çekici olumlu beklenti TÜFE de görüldü. TÜFE'nin artacağına ilişkin beklentiler, önceki çeyrekte yüzde 40 seviyesinde iken bu dönemde yüzde 20 seviyesine geriledi. TÜFE'de azalış bekleyenler katılımcıların yüzde 53'ünü oluşturdu. Anket katılımcılarından yüzde 79'u GSMH'da artış beklerken, cari açık ve bütçe açığında beklentiler azalış veya aynı kalacağı yönünde oldu. ABD dolar kuru için ise yüzde 19 seviyesinde olan artacak yönündeki beklentiler yüzde 17'ye düştü, aynı kalma yönündeki beklentiler ise yüzde 71 olarak gerçekleşti. İç borçlanma faiz oranlarına bakıldığında bir önceki dönemde yüzde 24 seviyesinde olan iç borçlanma faiz oranının artacağına dair beklenti bu anket döneminde yüzde 5 seviyesine geriledi, aynı kalacağı yönündeki beklenti ise yüzde 55'den yüzde 65 seviyesine çıktı.
Makroekonomik Göstergelerin Olumu Gelişmeleri İşaret Ettiği Değerlendirildi 
Genel olarak anket sonuçlarından makroekonomik göstergelerin olumlu gelişmeleri işaret ettiği değerlendirildi. Ankette yer alan faiz oranlarının gelişimine ilişkin sorulara bakıldığında hem fon kaynaklarının hem de kredilerin faiz oranlarının düşmesi veya aynı kalması yönünde beklentilerin arttığı görüldü. Önümüzdeki üç aylık dönemde faiz oranlarının aynı kalması yönündeki beklenti 3 ay vadeli TL mevduat oranında yüzde 58, döviz tevdiat hesaplarında'da ve TCMB bankalar arası gecelik faiz oranlarında sırasıyla yüzde 76 ve yüzde 73, yurtdışı borçlanma faiz spreadlerinde ise yüzde 71 seviyesinde gerçekleşti.
Diğer taraftan, faiz oranlarındaki azalış beklentisi ise 3 ay vadeli TL mevduat oranında yüzde 38, döviz tevdiat hesaplarında da yüzde 17 ve Merkez Bankası bankalararası gecelik faiz oranlarında yüzde 11 ve yurtdışı borçlanma faiz spreadlerinde ise yüzde 9 seviyesinde gerçekleşti. Faiz oranındaki azalış beklentisi önceki anket dönemine göre yükselmiş olmakla birlikte, ağırlıklı beklentinin fon kaynaklarının faiz oranlarında önemli bir değişiklik olmaması yönünde olduğu görüldü.
Kredi faiz oranlarında da fon kaynaklarında olduğu gibi ağırlıklı beklenti aynı kalma yönünde gerçekleşti. Buna göre, faiz oranlarının aynı kalacağı beklentisi konut kredilerinde bir önceki anket döneminde yüzde 61 iken bu dönemde yüzde 71'e, diğer tüketici kredilerinde yüzde 67 iken yüzde 76'ya, ticari kredi faiz oranlarında yüzde 55 iken yüzde 71'e ve kredi kartı faiz oranlarında yüzde 78 iken yüzde 86'ya yükseldi.
Kredi Hacminde Artış Beklentisi 
Kredi hacimlerindeki artış beklentisi faiz oranlarındaki aynı kalma ve azalma yönündeki beklentilerde meydana gelen artış ile paralellik arz etti. Kredi hacimlerindeki artış beklentilerinin toplam nakdi krediler için yüzde 75, gayri nakdi krediler için yüzde 61, ticari kredilerde yüzde 70, KOBİ kredilerinde yüzde 81, konut kredilerinde yüzde 62, taşıt kredilerinde yüzde 45 ve kredi kartlarında yüzde 73 seviyesinde gerçekleştiği görüldü. Ancak, takipteki tüketici kredilerinde artış bekleyenlerin oranı bu dönemde yüzde 69'dan yüzde 82'ye çıktı. Kredi hacimlerini etkileyen faktörlerin sorulduğu sorularda katılımcılar önceki dönemlerde olduğu gibi ticari kredi hacmi için ticari iç talepteki artma veya azalma ve tüketici kredisi hacmi için tüketici talebindeki artma ve azalmayı en önemli faktörler olarak gösterdi.
Bankacılık Sektörü Aktiflerin Büyüyeceği Beklentisi Azaldı 
Ankette, bankacılık sektörü aktiflerinin büyüyeceği yönünde bir önceki dönemde yaygın olan beklentinin önümüzdeki üç aylık dönem için azaldığı görüldü. Aktif büyüklüğünün artmasını bekleyen katılımcı oranı önceki ankette yüzde 88 iken bu anket döneminde yüzde 77 olarak gerçekleşti.
Sektör Karlılığının aynı Kalacağı Yönündeki Beklenti Devam Etti 
Diğer taraftan, sektörün karlılığına ilişkin aynı kalma yönündeki beklentilerin küçük değişikliklere rağmen devam ettiği görüldü. Karlılığın azalacağını bekleyen katılımcı oranı bir önceki anket döneminde yüzde 19 seviyesinde iken bu anket döneminde yüzde 23 seviyesinde gerçekleşti. Aynı kalma yönünde beklentiye sahip katılımcı oranı yüzde 58'den yüzde 50'ye düştü. Sektör karlılığını etkileyecek en önemli faktör olarak ise katılımcıların yüzde 61'i tarafından faiz marjları gösterildi.
Yabancı Sermaya Payında Değişiklik Olmayacağı Görüşü Hakim
Ankette, geçen dönem olduğu gibi bu dönem de yabancı sermaye payında bir değişiklik olmayacağı görüşü hakim. Makroekonomik gelişmelerin önümüzdeki üç aylık dönemde bankacılık sektörünü etkileyecek en önemli faktör olduğu görüşü katılımcıların yüzde 65'i tarafından paylaşıldı. Diğer taraftan, bankacılık sektörüne olan güven konusunda hem makroekonomik gelişmeler hem de yabancı sermaye girişi önemli göstergeler olarak görüldü. Ankette değerlendirilen diğer bir sonuç, bankacılık sektörünün riskliliğine ilişkin beklentilerin önceki anket dönemine paralel olarak gerçekleşti. Katılımcıların yüzde 42'si sektörün riskliliğinin artmasını beklerken, önümüzdeki üç aylık dönemde katılımcıların yüzde 56'sı sektörün riskliliğinin aynı kalacağını ifade etti. Ayrıca, en önemli risk kaynağı olarak önceki dönemlerde olduğu gibi kredi riski gösterildi.
Sektör Risklilik Düzeyi Aynı Kalacak
Nisan-Haziran 2012 dönemi anket sonuçlarından, önümüzdeki üç aylık dönemde fon kaynaklarının, kredilerin ve iç borçlanma faiz oranlarının aynı kalmasının, GSMH, aktif büyüklüğü ve kredi hacimlerinin artmasının beklenildiği, enflasyon oranında düşüşün öngörüldüğü, sektör risklilik düzeyinin aynı kalacağı yönündeki beklentilerin ağırlık kazandığı ve önceki dönemlerde var olan olumlu beklentilerin devam ettiği sonuçlarına ulaşıldı.

17 Temmuz 2012 Salı

İcradan Alınan Evlere Konut Kredisi Alınabilir mi?

KrediPazari.com’un Ankara 22. İcra dairesinden edindiği bilgilerle 'İcradan satılan evlere konut kredisi alınabilir mi? sorusuna cevap aradı.
İcra dairesince satışa sunulan gayrimenkuller farklı kanallardan icra dairesine ulaşır. KrediPazari.com’un Ankara 22. İcra dairesinden edindiği bilgilere göre
taşınmazlar 3 durumda icra dairesinde satışa konu oluyor:
1) Bankadan ipotek karşılığı alınan ve ödemesi yapılmayan kredilerden (konut kredisi veya ipotek karşılığı bireysel finansman kredisi)
2) Tüketicinin 2. Kişilere olan borçlarının ödenmediği durumlarda başlatılan haciz işlemlerinden,
3) İzale-i Şuyu davası konularından (Ortak bir mülk için , ortaklardan birinin ortaklığı sona erdirmek için açtığı dava)

Her üç durumda da amaç, borçlunun borcunun tahsil edilmesidir.
Birinci durum tüketicinin gayrimenkul satın almak için bankadan konut kredisi kullandığı ancak borcunu çeşitli nedenlerden dolayı ödeyemediği durum olarak açıklanabilir. Tüketici kredi taksitlerini iki ay üst üste ödeyemediği durumunda gayrimenkulü kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya gelir. Gayrimenkul, borç karşılığında bankaya ipotek olarak verildiği ve banka borç bitene kadar gayrimenkulün gerçek sahibi olduğu için gayrimenkulün borca karşılık icra kanalıyla satışı gündeme gelebilir.

Gayrimenkulün Açık Arttırmada Yöntemiyle Satışa Sunulması

Kredi borcuna karşılık icra kanalıyla satışa çıkarılan gayrimenkul, açık arttırma yöntemiyle satışa sunulur.

Satış işlemi için ihaleye katılacak kişilerden gayrimenkulün değerleme fiyatının %20’si nakit veya teminat mektubu olarak alınır. Gayrimenkul açık arttırma ile satışa sunulur ve en yüksek fiyatı veren kişi ihaleyi alır. İhaleye 7 gün içinde itiraz edilebilir. İhaleye katılanlar ihalede usulsüzlük olduğunu beyan ederek veya tapu üzerindeki diğer hacizlerden kaynaklı nedenlerden dolayı satışa itiraz edilerek ihalenin feshi davası açabilir. 7 günlük süreç içinde satışa itiraz olmaz ve dava açılmaz ise ihaleyi alan kişinin 10 gün içinde paranın kalan kısmını (%80’inin) icra dairesine ödemesi gerekir. Örnek olarak, ihale satış işlemleri ayın 10’unda yapıldı ise 20’sinde paranın kalan kısmının ödenmiş olması gerekir.

Tapuda Tescil İşlemleri

İhaleyi alan kişi paranın tamamını belirlenen 10 gün içinde ödedikten sonra icra dairesi yetkilileri tapu dairesine, ihaleyi alan kişi adına tescil işlemlerinin yapılabilmesi için bir yazı hazırlar. Bu yazı genelde ihaleyi alan kişiye, tapu dairesine iletmesi için elden verilir. Yazı tapu dairesine ulaştıktan sonra tescil işlemleri gerçekleştirilir ve gayrimenkulün yeni sahibi ihaleyi alan kişi olarak belirlenir.

İhaleyi Kazanan Kişi Konut Kredisi Kullanabilir mi?

Satış gerçekleştikten sonra ihaleyi kazanan kişi , sahip olduğu gayrimenkul için konut kredisi kullanabilir mi?
Sürecin işleyişine bakıldığında hangi aşamada kredi kullanılabilir sorusu akla gelir. Normalde bir gayrimenkul için konut kredisi kullanılmak istenildiğinde , tapuda satış işlemleri ve ipotek koyma işlemlerini aynı anda yapılır. Banka krediyi bu işlemler sonrasında verir.

İcra yoluyla satışlardaki sürece bakıldığında ise durumun banka uygulamasıyla pek örtüşmediği görülür. İcra satışlarında ihaleyi alan kişiden önce gayrimenkulün değerleme bedelinin %20’si teminat olarak alınır, 7 gün içinde satışa itiraz olmaz ise toplamda 10 günlük sürede paranın tamamının ödenmesi beklenir. Para tamamlandıktan hemen sonra da tapuda gayrimenkul, kişinin adına tescil edilir.
Uygulamadaki süreçlere bakıldığında banka, hem normal bir gayrimenkule uygulanan kredi kullandırım aşamalarına uymadığı için, hem de satış gerçekleşse dahi itiraz süresince satışın dava konusu olma riski taşıdığı için icra yoluyla satın alınan gayrimenkullere konut kredisi vermeyi bu şartlarda uygun görmez.

Brezilya'da Konut Kredileri Sorun Çıkarmaya Başladı

Brezilya'da kredi ile beslenen iç tüketici talebi de hızla güç kaybediyor. Araba, elektronik eşya, tatil ve konut için alınan krediler şimdi sorun çıkarmaya başlamış bulunuyor.
Akşam Gazetesi yazarlarından Deniz Gökçe Brezilya'daki ekonomik durumu değerlendirdi.
Brezilya demir, petrol ve soya gibi birçok üründe çok zengin doğal kaynaklara sahip bir ülke olarak ve sergilediği ihracata dönük ekonomi politikaları ile son yıllarda yüksek büyüme oranı elde ederek BRIC denen hızlı büyüyen ülke grubunun parlak oyuncularından biri haline gelmişti.
Ancak Brezilya 2010 yılında yüzde 7.5 büyüdükten sonra 2011 yılında sadece yüzde 2.7 büyüyebilmişti. Şimdi ise Brezilya ekonomisi nerede ise durmanın eşiğinde. Bu nedenle de, Wall Street Journal’a beyanat veren ve geçmişte BRIC kısaltmasını icat eden Goldman Sachs analisti ve gelişen ülkeler ekonomisti Jim O’Neill, “Brezilya en azından yüzde 3.5 on yıllık büyüme ortalaması elde etmediği taktirde BRIC grubundan çıkar!” diyor.
Brezilya analistleri Brezilya’nın 2012 büyümesi tahminini daha önceki yüzde 4 düzeyinden yüzde 2 düzeyinin altına indirmiş bulunuyorlar. Nitekim Credit Suisse 2012 yılı Brezilya için büyüme tahminini geçen ay yüzde 1.5 düzeyine indirmiş.
Brezilya ekonomi yönetimi kendi ekonomilerinin yavaşlamasını gelişen ülkeler Çin ve Hindistan’ın yavaşlaması ve Avrupa’nın yarattığı global durgunluk ile açıklıyorlar. Brezilya’nın önemli ihracat partneri Çin ekonomisi son beş çeyrektir yavaşlamakta idi. Hindistan ise 2012 ilk çeyreğinde yüzde 5.3 büyüdü ama bu son dokuz yılın en düşük çeyreklik büyümesi idi.
Bu şartlar altında Brezilya aşağı yukarı son bir yıldır ekonomisini yeniden büyümeye döndürecek önlemler almaya çalışıyor. Ama gene de örneğin perakende satışların hiç beklenmedik şekilde Mayıs ayında Nisan ayına göre yüzde 0.8 daralmasını önleyemediler.
Brezilya hükümeti ekonomik gidişatı tersine çevirmek, uzun zamandır daralan sanayi üretimini canlandırmak için sanayi ürünü üreten şirketlere teşvik avantajı sağlamak, ülkenin değerlenen parasının değerini düşürmek ve faiz hadlerini de hızla düşürerek büyümeyi yükseltmek çabaları içinde. Ancak işleri zor. Haziran ayında vergi iadesi önlemleri çerçevesinde otomobil satışları artmıştı. Ama ileride ne olacağı belli değil.
Brezilya aslında biraz da kendi daha önceki başarısının kurbanı. Son global kriz döneminde diğer gelişen ülkelere ihracat yapabildiğinden dış talebin kuvvetli olduğu dönemde iç talebi de artırmıştı.
2002 yılında GSYİH oranı olarak yüzde 25 civarında olan toplam kredi oranı son on yılda yüzde 50 oranına yükselmişti. Bu da gayrımenkul fiyatlarını iki misline çıkartırken ve otomobil satışlarını son beş yılda hep rekor düzeyde tutarken, yavaşlama gelince trendler de tersine döndü. Şu anda Brezilya’da doksan günden daha fazla süre geçikmiş ve ödenmemiş kredi oranı tehlikeli bölgeye girmiş ve yüzde 6 düzeyine çıkmış bulunuyor. Bu oran ülkemizde yüzde 3 düzeyinin altında. Hatırlanırsa Türkiye kredi balonuna karşı erken önlemler almış, ama faiz hadlerini yüzde 12 düzeyine çıkarması tavsiye edilirken yükseltmemiş ve koridor yaklaşımı ve karşılık oranları ile kredi balonunu frenlemeyi becermişti. Brezilya ise 2011 yılı Ağustos'unda faizleri yüzde 12.5 düzeyinde tutmuştu. Halbuki ülkenin enflasyonu faizin yarısı kadardı. Şimdi panikleyen Brezilya Merkez Bankası “Selic Rate” denen politika faizini peş peşe düşürerek, yüzde 8 düzeyine indirmiş bulunuyor ve daha da indirmesi bekleniyor.
Brezilya’nın temel sorunlarından biri de yüksek faiz döneminde ülke parasının değerinin yükselmesi olmuştu, bu da Brezilya üreticilerinin uluslararası rekabet gücünü azaltmıştı. Şimdi Brezilya faizi düşürerek parasının değerini de daha hızla aşağıya çekmeye çalışıyor. Geçen Temmuz'dan bu temmuza ülke parası yüzde 27 değer kaybetmiş bulunuyor.
Ancak dünya yavaşlarken son yıllarda üç misline çıkan emtia fiyatları artık artmıyor hatta düşüyor. Bu da ihracatı baltalıyor. Kredi ile beslenen iç tüketici talebi de hızla güç kaybediyor. Araba, elektronik eşya, tatil ve konut için alınan krediler şimdi sorun çıkarmaya başlamış bulunuyor.
Brezilya hükümeti yılda toplam milli gelirin yüzde 38 kadarını vergi olarak topluyor. Şimdi ise vergi indirerek yeniden büyümeye geçebilmeye çalışmak zorunda. Yani bütçe açığını büyütmek zorunda kalacak. Bu sorunlar bundan tam beş yıl evvel denizde sualtında petrol bulan ve petrolü kendi çabası ve kendi şirketleri ile çıkarmaya çalışan Brezilya’nın petrol çıkartma faailyetlerini de baltalayacak.
Birkaç yıl evvel Brezilya’ya akan yabancı sermaye yatırımının şimdi Meksika, Peru, Şili ve Kolombiya’ya döndüğü de konuşuluyor!
Brezilya bugün yıllar önce olduğu gibi ve yeniden çok korumacı bulunmakta! Brezilya’yı izlemeye devam edeceğiz!
Galiba büyüme modelini değiştirmeye mecbur kalacaklar!

16 Temmuz 2012 Pazartesi

Sarayönü İlçesinde Kentsel Dönüşüm Başladı


16 Temmuz 2012, Kaynak:Saray

Sarayönü'nde kentsel dönüşüm başlıyor. İlçe merkezindeki barakalarla ilgili alınan yıkım kararının uygulanmasının ardından bu alan için hazırlanan projede 20 konut 12 işyerinin ferdi tapuları oluşturuldu.

Rutin faaliyetlerini sürdüren Sarayönü Belediyesi bu hizmetlerin yanı sıra büyük projelerle ilgili çalışmalarını da tüm hızıyla sürdürüyor. Kilitli taş çalışmalarına devam ettiklerini kaydeden Sarayönü Belediye Başkanı Mehmet Güney’in gündeminde önemli projeler bulunuyor.

Geçtiğimiz aylarda ilçe merkezindeki barakalarla ilgili alınan yıkım kararının uygulanmasının ardından bu alan için bir proje hazırladıklarını kaydeden Başkan Güney, “20 konut 12 işyerinin ferdi tapuları oluşturuldu proje tamamlandı. 15-20 gün içerisinde ihaleye çıkıp evlerin satışını yapacağız. İhale talebin fazla olması durumunda Belediye Düğün Salonu’nda, az olması halinde ise Sarayönü Belediyesi Toplantı Salonu’nda yapılacak. Halkımız iş yerlerini ve konutlarını satışlarında konut kredisi veişyeri kredisi kullanabilecekler. Şuanda birkaç bankayla görüşüyoruz. En uygun krediyi veren bankayla anlaşıp vatandaşlarımıza kredi desteği sağlayacağız. Belediye olarak öncelikle halkımızın işyerlerine kavuşmasını ve halkımızın konut sahibi olması için kar amacı gütmeden satacağız. 200 m² alana oturtulacak konutlar 167 m2 net kullanım alanına sahip olacak. Tahminen 100 bin TL gibi bir fiyattan satışa çıkaracağız. Evlerin satışı halkımıza en iyi şekilde duyurulacak. Evlerin satışı herkese açık bir şekilde ihale ile yapılacak” dedi.

Arkası Gelecek

Sarayönülülere doğumdan ölüme kadar hizmet etme anlayışı içerisinde hareket ederek çalışmalarını sürdürdüklerini kaydeden Güney, “Bu düşünce ile halka hizmet hakka hizmet anlayışı ile her zaman halkımızın iyiye ve güzele sahip olabilmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu bir başlangıç olacaktır. Bundan sonrası içinde ilçe merkezimizde konut ve işyeri projelerimize devam edeceğiz” diye konuştu.

Bakım evi Hızla Yükseliyor

Belediye’nin Sarayönü’nün hemen hemen her mahallesinde bir çalışması olduğuna değinen Güney, “Ramazan ayına girmeden önce mesafe almak için işi sıkı tutuyoruz. İlçemizin ihtiyacı olan hamam, yaşlı bakım evi merkezi, tuvalet inşaatımızda hızlı bir şekilde devam ediyor. Bu kompleksi Allah nasip ederse Eylül veya Ekim ayı içerisinde ilçe halkımızın hizmetine sunacağız” dedi.

Alt Geçit için Kazma Vurulacak

Sarayönü’nün bir başka kanayan yarası olan tren yolu hattı ile ilgili geliştirilen çözümün en kısa sürede hayata geçirileceğini kaydeden Güney, “İlçe merkezi ve belediye sınırlarını ikiye bölen tren yolu hattında ki sıkıntıyı gidermek için yaya alt geçidinin ihalesini yaptık. Bunu da 90 gün içerisinde ilçe halkımızın hizmetine sunacağız. Önümüzdeki birkaç gün içerisinde müteahhit firma tarafından inşaata başlanacak” diye konuştu.

Açılışı Halkımla Yapacağız

İlçe merkezinde kilitli taş döşeme ve kaldırım yapımının hızla devam ettiğini ifade eden Güney, “Yukarı, Fatih, Hatıp ve Batı İstasyon Mahallesi’nde çalışmalarımız devam etmektedir. Aynı zaman da İnli Mahallesi, Selimiye Mahallesi ve Yukarı Mahalle üçgeninde bulunan ve mülkiyeti hazineye ait olan arsayı 3 mahallenin en iyi şekilde kullanabileceği bir park haline getireceğiz. 20 yıldır virane şekilde bulunan 1357 m²’lik arsaya aynı zamanda dershane okuma salonu adı altında bina yaparak halkımıza yeni bir sosyal ortam kazandıracağız. Bunların yanı sıra Evcekaya mevkiine yapılacak gençlik, spor ve tarım aletleri müzesinin temelini birkaç gün içinde atacağız. Bu projede MEVKA, Sarayönü Kaymakamlığı ve Sarayönü Belediyesi olarak ortak şekilde hareket edeceğiz. Burada hem gençlerimiz spor yapacak, hem de geçmişte kullanılan tarım aletlerini halkımıza sergilemiş olacağız” dedi.

Güney, yatırımların tamamlanmasının ardından bu tesislerin açılışının halkın katılımı ile yapılacağını belirtti.