9 Ocak 2013 Çarşamba

Gösterge Tahvilin Bileşik Faizi Yüzde 6,24'e Kadar Geriledi



Tahvil-bono piyasasında gösterge tahvilin bileşik faizi yüzde 6,24 seviyesine kadar geriledi.

Güne yüzde 6,38 seviyesinden başlayan gösterge tahvilin bileşik faizi, Hazinenin bugün düzenlediği ihalelerin olumlu sonuçlanmasının ardından gelen alımların etkisi ile yüzde 6,24 seviyesine kadar geriledikten sonra şu dakikalarda yüzde 6,28 seviyesinde bulunuyor.

Ata Portföy Fon Yönetim Direktörü Cem Tözge, ihalede oluşan faiz oranlarının beklentinin altında olmasının piyasa faizlerinin gerilemesine yol açtığını söyledi.

Hazinenin bugün düzenlediği ihalenin sonuçlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Tözge, geçen haftaki yoğun satışlar sonrası yukarıda oluşan faiz seviyelerinden ihalelere yüksek ilgi olduğunun görüldüğünü belirterek, Özellikle ROT'a giden yüksek teklifin ve düşük karşılama oranının piyasa faizlerine moral verdiğini söyledi. Tözge, ihalede oluşan faiz oranlarının da beklentinin altında olmasının piyasa faizlerinin gerilemesine yol açtığını vurguladı.

Piyasaların yarın da yapılacak 2 önemli ihaleyi dikkatle takip edeceğine işaret eden Tözge, "Hem yeni gösterge tahvil hem de 10 yıllık tahvil ihalesine gelecek olan talep yüksek olursa faiz cephesinde bugün kısmi toparlanan morallerin daha da kuvvetlendiğini görebiliriz. Gösterge tahvilin bileşik faizinin şu anki koşullar altında 6,50-6,00 aralığında hareket etmesini beklemekteyiz" ifadelerini kullandı.

Haberler

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Yeni KDV Oranları Konut Fiyatlarını Etkileyecek




Büyükşehirlerdeki konut alımlarında 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren geçerli olan yeni KDV uygulamasının ikinci el konut piyasasını hareketlendireceği, uygulamanın kentsel dönüşüm çalışmalarını olumsuz etkileyebileceği belirtildi.

İzmir Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Mesut Güleroğlu, yeni KDV uygulamasının ikinci el konut piyasasını hareketlendireceğini söyledi.

Konutta bugüne kadar 150 metrekarenin altında olan binalarda yüzde 1, 150 metrekarenin üzerinde olan konutlarda yüzde 18 KDV uygulamasının olduğunu hatırlatan Güleroğlu, yeni uygulama ile 1 1 dairelerin de lüks kapsamına girebildiğini ifade etti.

Güleroğlu, ''Mesela bazı residanslarda 1 1 daire 1 milyon ile 2 milyon dolar arasında satılıyor ama bunların da KDV'si yüzde 1 olarak uygulanıyordu. Artık bundan sonra metrekare birim fiyatına göre ölçü alınacak'' dedi.
Yeni uygulamanın ekonomiyi canlandıracı etkiler yaratacağını öne süren Güleroğlu, şöyle konuştu:

''Yeni uygulama ikinci el piyasasını çok hareketlendirir. Ekonominin canlanmasındaki en büyük sebeplerden bir tanesi de bu olur. Çünkü insanlar daha fazla KDV ödememek için ikinci el konuta yönelecek ve gerçek değerler ortaya çıkacak. Mesela tapuda emlak beyanının altında gösteremiyordunuz. Dairenin fiyatı 120 liraydı fakat emlak beyanı 50 liraysa 55 lira gösterilip satış yapılıyordu. Bu uygulamadan sonra daireler gerçek değerini bulacak. Olması gereken de bu zaten. Sadece buradaki sıkıntımız KDV'den doğacak, 1. el konutlarda fatura ve KDV uygulaması olacağından ve uygulamanın yeniçıkmasından dolayı bu piyasada durgunluk olacağını düşünüyoruz.''

İkinci el konutların fiyatlarında artış beklediklerini de kaydeden Güleroğlu, ikinci el konut almak isteyen yatırımcıların acele etmesi gerektiğini söyledi.

İzmir'de imarlı bir yerin metrekaresinin bin liradan aşağı olmayacağını belirten Güleroğlu, ''İzmir'de şehir merkezi ve merkez ilçelerdeki konutların büyük bölümü için yüzde 18 KDV ödenecek. İmarlı bir arsanın metrekaresi bin liranın üzerinde kalıyor. Torbalı, Ayrancılar, Bergama, Seferihisar gibi merkezden uzak yerler 500 ile bin lira arasında olabilir'' diye konuştu.

İkinci El Konutların Fiyatı Yükselir

İzmir Müteahhitler Federasyonu Başkanı Necip Nasır ise yeni uygulamanın kentsel dönüşüm sürecindeki Türkiye'de tüketiciyi olumsuz etkileyeceğini söyledi.

Nasır, ''İzmir gibi yüzde 85'i kentsel dönüşüme uğrayacak kentlerde sosyal bir hak olan barınma hakkı kapsamında vatandaşların sağlıklı konutlarda yaşaması sosyal bir haktır. KDV oranının yüzde 8 olması gerekirken yüzde 18 olması tüketiciyi ikinci ele yöneltmesinin olumsuz etkileri olacaktır. İkinci el konutta da belirli bir noktadan sonra fiyatlar yükselecek ve insanlar sağlıksız binalarda oturacak. Zaten kentteki mevcut binalar sağlıklı yapılar değil. Maliyet artışı mutlaka tüketiciye yansıyacaktır'' dedi.

Metrekaresinin 500 ile bin liradan düşük olan yerlerde inşaat yapılmasının maliyeti düşüreceğini belirten Nasır, yeni yapılacak konutların şehir dışına kayabileceğini söyledi.

Nasır, kaba inşaat malzemeleri olan kum, demir, tuğla, çimento, cam gibi zorunlu olan malzemelerin KDV oranının da yüzde 8'e düşürülmesi gerektiğini savundu.

Memurlar

1 Milyar Euro Alacaklar



Avrupa Birliği (AB) tarafından tarım sektörü ve kırsal alanda Türkiye'ye sağlanacak desteklerin çerçevesini çizen Kırsal Kalkınma Programı (IPARD) Avrupa Birliği Komisyonu tarafından 2008 yılında onaylanarak uygulanmaya başlandı.

IPARD programı, kırsal alanda sadece tarım ve hayvancılık değil, çevre, turizm ve sanayi gibi geniş bir yelpazeyi kapsamakta. Proje ile tarımsal yatırımların desteklenip yönlendirilmesi, kırsal ekonomik faaliyetlerin çeşitlenmesi, istihdamın artırılması ve yerel kalkınma stratejilerinin harekete geçirilmesini amaçlanıyor. Program kapsamında proje karşılığı sağlanan destekler ise Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın ilgili kuruluşu olarak 2007 yılında kurulan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından yönetiliyor.

IPARD programının ikinci etabı olan 2010-2013 yılları için sağlanan destekleri Bursa'da yürüten TKDK Bursa İl Koordinatörlüğü 2012 yılı Nisan ayında faaliyete başladı. Bursa'da IPARD fonlarının kullandırılabilmesi için gerekli olan AB Komisyonu yetki devri sürecinde son aşamaya gelindi. Bu kapsamda 2013 yılı ilk yarısı içinde IPARD fonlarının kullandırılması bekleniyor. YÜZDE 65'E VARAN ORANDA HİBE Program kapsamında özellikle, süt ve et üretip işleten ve pazarlayan tarımsal işletmeler, meyve ve sebzelerin işlenip pazarlanması, su ürünlerinin işlenip pazarlanması, çiftlik faaliyetlerine yönelik işletmeler, yerel ürünler ve kırsal turizm ile kültür balıkçılığına yönelik işletmelere yüzde 50 ile 65 arasında hibe desteği verilecek. Programa dâhil 42 ilde kullanılacak olan toplam hibe tutarı ise yaklaşık 1 milyar Euroyu bulmakta. İznik Kaymakamlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, bu desteklerin kırsal kalkınma açısından önemine vurgu yapılırken, girişimcilerden bu fırsattan yararlanmaları istendi.

CİHAN

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Akbank'tan Adana'ya Çıkarma


AKBANK'ın dünyadaki ve Türkiye'deki ekonomik gelişmeleri müşterileriyle paylaşmak amacıyla düzenlediği 'Akbank Sizin İçin Buluşmaları'nın 21'incisi Adana'da yapıldı. 

Akbank Yönetim Kurulu Başkanı ve Murahhas Üyesi Suzan Sabancı Dinçer ile Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil'in ev sahipliğindeki etkinlik, Adana ve çevre illerden çok sayıda sanayici ve işadamını buluşturdu. Etkinlik kapsamında ayrıca Akbank ve Adana Sanayi Odası (ADASO) arasında bir protokol de imzalandı. Protokol, KOBİ'lerin yeni koşullara göre değişen ihtiyaçlarına yönelik özel ürün, hizmet ve çözümler içeriyor.

ADANA İLE ÖZEL BAĞ

Protokol imza töreni ve toplantıda konuşan Suzan Sabancı Dinçer, Türkiye'nin 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmek için yatırımlarını artırması gerektiğine dikkat çekerek, "Ekonomimizin ve reel sektörümüzün daha da büyük atılımlar yapmasına ve ülkemizin sürdürülebilir büyüme performansını artırmaya destek olmak için başta küçük ve orta ölçekli firmalarımız olmak üzere, özel sektör ve kamu kesimine yenilikçi ürünlerimiz ile finansman kaynağı sağlamayı sürdürüyoruz" dedi.

Akbank'ın geçen Nisan ayından itibaren yürütmekte olduğu tasarruf seferberliği ile, özellikle Adana gibi ticaret ve sanayide hızla gelişen bölgelerdeki yatırımları desteklemek için kaynak yarattığını vurgulayan Suzan Sabancı Dinçer "Adana, bankamızın isminin ilk harfini veren ilimiz. Akbank olarak kurulduğumuz, ilk şubemizi açtığımız şehir. Bu sebeple Adana'yla ayrı bir bağımız var. Türkiye'nin gelişmiş sanayi kentlerinden biri olan, güçlü ekonomisiyle dikkat çeken Adana'nın yeni yatırımları ve yapacağı atılımlarla ülkemizin 2023 hedefinde önemli bir rol oynayacağına eminim. Akbank olarak Adana'nın yüksek potansiyelinin ve ülke ekonomisindeki yerinin farkındayız. Önümüzdeki dönemde bu gelişim sürecinde daha fazla yer almak istiyoruz" diye konuştu. 

REKABETÇİLİĞİ ARTIRMALIYIZ

Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil de Türkiye'nin, dünya ekonomisinde bulunduğu yerin çok üstünde bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Binbaşgil, Türkiye'nin özellikle yüksek mali disiplin, düşük borçluluk oranları ve sağlam bankacılık sektörüyle diğer birçok gelişmiş ülkeden ayrıştığına dikkat çekti. Türkiye'nin 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisi hedefine vurgu yapan Hakan Binbaşgil "Bu vizyonu el ele vererek, tüm illerimizin ve ilçelerimizin katkısıyla gerçekleştirebiliriz. Bu amaca daha hızlı ulaşmak için illerimizin ve ilçelerimizin rekabetçiliğini, sanayileşme oranını, üretim, istihdam ve ihracat potansiyellerini daha da artırmalıyız" dedi.

Adana'nın Türkiye'nin milli gelirine en yüksek katkı sağlayan 10 ilden biri olduğunu vurgulayan Hakan Binbaşgil, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Adana 1948'de kurulduğumuz yer. İlimiz bu özelliği ile de bizim için ayrı bir öneme sahip. Bölgesinin önemli bir tarım, sanayi ve ticaret merkezi. Ülkemizin tarımsal üretiminin yaklaşık yüzde 8'ini sağlıyor. Ayrıca Irak ve Hazar bölgesi petrollerinin dünya pazarlarına çıkış noktası. Yıllık yaklaşık 100 milyon ton petrol sevkiyatı Adana'dan gerçekleşiyor. Akbank olarak Adana'nın yüksek potansiyelinin ve ülke ekonomisindeki yerinin farkındayız. Akbank da Adana gibi Türkiye'nin büyümesine katkıya hazır." 

AKBANK'I ARKANIZDA HİSSEDEBİLİRSİNİZ

Adana'nın yeni projeler ve yatırımlarla daha da modernleşmeye, zenginleşmeye devam ettiğinin altını çizen Binbaşgil "Kasım itibarıyla ildeki kredi hacmimiz yaklaşık 1.9 milyar liraya, mevduat toplamımız ise yaklaşık 1.7 milyar liraya ulaştı. Adana'nın dış ticaretinin finansmanındaki hacmimiz de 500 milyon dolara yükseldi. Ancak Akbank olarak Adana'nın daha da büyümesi için desteğimizi artırmak istiyoruz" dedi. 

Akbank'ın Adana'daki 500 bine yakın müşterisine Çukurova Bölge Müdürlüğü, 27 şube ve 130 ATM'nin yanı sıra 350 civarındaki Akbanklı ile hizmet verdiğini kaydeden Hakan Binbaşgil, "Akbank, Adana'ya yatırım yapmaya devam ediyor, edecek. Adana'nın gelişmesinde daha fazla yer almak istiyoruz. Akbank'ı arkanızda hissedebilirsiniz" diye konuştu.

AKBANK İLE ADASO PROTOKOLÜ

Akbank'ın ADASO ile imzaladığı protokol çerçevesinde, oda üyelerine dış ticaretin finansmanı, yatırım kredisi, işletme sermayesi, ticari gayrimenkul kredileri, taksitli ticari krediler, gayrinakdi krediler, ülke kredileri ve avantajlı fonlar sunuluyor. Anlaşma, firmalara ihracatın ve ithalatın finansmanı amacıyla krediler, orta-uzun vadeli yatırım kredileri, işletme sermayesi amaçlı işlek (rotatif) ve spot kredi, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği yatırımları ve enerji tüketimini azaltan faaliyetler ile işletme sermayesi ve diğer yatırımların finansmanı için uluslararası kaynaklardan sağlanan fonları da içeriyor. Ek olarak, protokol çerçevesinde, işyeri kredisi, işyeri yenileme-bitirme kredisi, ticari arsa alım kredisi, taksitli ticari krediler, gayrinakdi krediler, ülke kredileri ve KOBİ destek paketi de avantajlı koşullarda kullanılabiliyor.

Gerçek Gündem

Babacan: Çok Geniş Bir Kredi Sicili Oluşacak



Başbakan Yardımcısı Babacan, "Cep telefonu faturaları veya elektrik faturaları ya da bankalardan konut kredileri, kredi kartı ödemeleri... Yani bir vatandaşın borçlanıp ödediğiyle alakalı ne var ne yoksa o kredi sicilinde yer alacak" açıklamasında bulundu

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, çek alınacak kişinin pozitif ve negatif sicilinin artık internet üzerinden veya akıllı telefonlar üzerinden, o kişinin de izin vermesi kaydıyla daha kolay görülebilineceğini bildirdi.

Babacan, sistemin tamamen oturmasını beklediklerini ve Ocak'ın 15'i gibi ayrıca bir tanıtım yapacaklarını belirterek, ''Cep telefonu faturaları veya elektrik faturaları ya da bankalardan konut kredileri, kredi kartı ödemeleri... Yani bir vatandaşın borçlanıp ödediğiyle alakalı ne var ne yoksa o kredi sicilinde yer alacak'' dedi.

Uzun zamandır iş dünyasının üzerinde konuştuğu, Borçlar Kanunu ile birlikte gelen ''eş muvafakati'' konusuyla ilgili bilgi veren Babacan, bu konunun çözüleceğini söyledi.

Bu konu üzerindeki çalışmaların devam ettiğini aktaran Babacan, şunları kaydetti:

''Yeni Medeni Kanun'a göre, karı kocanın da bir ortaklık anlayışı söz konusu, mal mülk konusunda. Kendi şirketine veya ortağı olduğu bir şirkete kefil olurken belki eş muvafakati aranmayacak ama bir arkadaşına, yabancı birine kefil oluyorsa da o zaman yine de eşi bundan haberdar olsun istiyoruz, çünkü orada da aile faciaları yaşanıyor. Yani imzayı atıyor bir arkadaşına, ondan sonra problem çıkıyor ama kendi şirketiyse, zaten problemin ağırlığı da orada. Yani muhtemelen öyle çözülecek ama henüz son noktayı da koymadık. Şimdi fazla bir beklenti oluşturmayım ama o şekilde çalışmalar devam ediyor. Son şeklini verdikten sonra zaten, açıklayacağız.''

Sat Geri Kirala İmkanı

Babacan, özel sektörün kira sertifikası ihracının çok önemli bir konu olduğunu ve bu konunun yasal zemininin hazır olduğunu vurgulayarak, burada maliyetlerin de aşağı çekildiğini bildirdi.

Yeni bir kanun çıkardıklarını anlatan Babacan, bu kanuna ''sat, geri kirala'' gibi bir madde de koyduklarını ifade etti.

Bu kanunla, bir varlığı finansman şirketine satıp, tekrar kiralama yapmanın mümkün olduğunu dile getiren Babacan, ''Burada en önemli konu vergi engeliydi, çünkü özellikle gayrimenkulde iki kere tapu harcı doğuyordu. Biz bunun tapu harcını ipotek tapu harcına indirdik o kanunla beraber'' diye konuştu.

5084 Artık Bitti

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 5084 sayılı Teşvik Yasası'nın artık bittiğini, çünkü bunun, yatırım teşvik ruhuna uygun olmadığını ifade etti.

Şimdi ise yeni bir çalışma olduğuna işaret eden Babacan, şöyle devam etti:

''Çalışma Bakanlığımızla beraber bir istihdam teşvik paketi hazırlıyoruz. Yani 5084'ün özellikle o sosyal güvenlik primleriyle ilgili artılarını, işverene faydalarını 5084 kapsamında değil, yatırımı teşvik kapsamında değil, istihdamı teşvik kapsamında getireceğiz ama hangi iller, nasıl olur, hangi kurallara göre olur? Bunlar çalışılıyor.''

Çok Geniş Bir Kredi Sicili Oluşacak

Babacan, çek sicillerinin görülebilmesi çalışmaları hakkında da bilgi verdi ve şöyle konuştu:

''Türkiye Bankalar Birliği nihayet, nihayet diyorum, çünkü bize Mart'ta Nisan'da bitiririz diye söz vermişlerdi, Ocak ayına geldik. Nihayet bunun bilgisayar altyapısını hazırladılar, TOBB ile birlikte çalıştılar. Sonuçta geldiğimiz nokta şu; çeki alacağınız kişinin pozitif ve negatif sicilini artık internet üzerinden veya akıllı telefonlar üzerinden, o kişinin de izin vermesi kaydıyla daha kolay görebileceksiniz. 2008'den bu yana pozitif siciller de toparlandı, veri tabanında bunlar var. Sadece negatif değil, pozitif sicil de görülecek. Yani ne kadar çek ödemiş adam, ne kadarı dönmüş, ne kadar seneti protesto edilmiş, bunların hepsi görülecek.

Sistem tam bir otursun, Ocak'ın 15'i gibi ayrıca bir tanıtım yapacağız. Çünkü iş dünyamız için bambaşka bir dönem başlayacak. Biz kanunla onlara şu yetkiyi de verdik. Mesela cep telefonu faturaları veya elektrik faturaları ya da bankalardan konut kredileri, kredi kartı ödemeleri... Yani bir vatandaşın borçlanıp ödediğiyle alakalı ne var ne yoksa o kredi sicilinde yer alacak. Nihai amacımız o. Mesela senetlerde sadece protestolu senetleri görüyorduk, şimdi ödenen senet bilgilerini de alacağız. Ödenen senetler de görülebilecek ve bu şekilde çok geniş bir kredi sicilioluşacak. Ancak bu, tamamen vatandaşımızın kendi izniyle üçüncü bir şahsa açılabilecek.''

Türkiye İlham Kaynağı Haline Geldi

Türkiye'nin artık sadece kendi için değil, bölgesindeki tüm ülkeler için de bir ilham kaynağı haline geldiğine dikkati çeken Babacan, siyasi ve ekonomik reformlar konusunda Türkiye'nin, pek çok ülkeye destek vermeye başladığını bildirdi.

Mısır'a 2 milyar dolar, Tunus'a 500 milyon dolar, Libya'ya 200 milyon dolar, Yemen'e de 100 milyon dolar kredi verildiğini belirten Babacan, ''Bir zamanların Türkiye'si, dışardan yardım alırken artık kredi veren, yardım eden ülke pozisyonuna yükseldi'' dedi.

BloomBerght

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Kredi Alımlarında Eş Rızasında Son Durum



1 Temmuz 2012'de yürürlüğe giren Türk Borçlar Kanunu ile banka kredilerinde eş rızası alınır hükmü uygulamaya geçti.

Bankaların özellikle ticari kredi kullandırımlarında büyük şirketlerin patronlarından bile eş rızası alma şartı, iş dünyasında krize neden olmuştu. Medeni Kanun çerçevesinde aile birliğini konrumayı amaçlayan bu hükmün iş dünyasında yarattığı aksaklıklar sonucunda Ekonomi Bakanlığı'na ve Başbakan'a yapılan şikayetler doğrultusunda kanunda yeni düzenlemelerin yapılması gündeme geldi. Bakanlık bünyesinde oluşturulan komisyonla konunun kapsamlı bir şekilde araştırılmasına ve aksayan yönlerinin tespit edilmesine karar verildi.

Ali Babacan'ın Ocak 2013 tarihinde yaptığı açıklamayla tacirin, kendi şirketine veya ortağı olduğu bir şirkete kefil olurken belki eş muvafakatinin aranmayacağını, ancak bir tanıdığına veya yabancı birine konut kredisiihtiyaç kredisi, taşıt kredisi veya diğer kredilerde kefil olunduğunda durumun eşin bilgisi dahilinde olması gerektiğini bildirdi. Babacan, konuyla ilgili çalışmaların devam ettiğini ve bu konuda net kararın çalışmalar bittikten sonra açıklanacağını sözlerine ekledi.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Konut Kredisi Yapılandırmada Dikkat Edilecek Noktalar



Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Çelik, konut kredisi yeniden yapılandırılırken erken ödeme ücretinin, yeni kredinin dosya masrafları ve her iki kredi faiz oranı arasındaki farka göre birkredi hesaplaması yapılması gerektiğini belirtti.
Çelik, ''Bu hesaplama sonucunda lehe bir durum ortaya çıkıyorsa kredinin yeniden yapılandırılması faydalı olacaktır'' dedi.

Konut Kredisi Yapılandırmada Dikkat Edilecek Noktalar

AA muhabirine konut kredisindeki faiz oranlarının düşmesi karşısında yeniden yapılandırmada dikkat edilmesi gerekenlere ilişkin bilgi veren Çelik, Türkiye'de konut kredilerinin sabit faizli olarak verildiğini hatırlatarak, kredi kullandırıldıktan sonra piyasadaki faiz hareketlerine göre kredi faiz oranlarında otomatik bir ayarlama yapılamadığını anımsattı.

Fazla Faiz Ödememek İçin

Bu durumun kredi faiz oranlarının artması halinde tüketiciyi koruyan bir mekanizma olduğuna vurgu yapan Çelik, ''Faiz oranları düştüğünde ise tüketici herhangi bir müdahalede bulunmadığı takdirde piyasanın üzerinde bir faiz ödemeye devam ediyor. Tüketicinin korunması hakkındaki Kanun bu noktada tüketicileri koruyan ilave bir düzenleme barındırmıyor. Kanunen, tüketici kredisini erken kapatabiliyor. Bu da kredi faiz oranları düştüğünde tüketicinin yeni bir ucuz kredi alarak ilk kullandığı krediyi kapatabilmesini ve böylece ileriye dönük olarak ödeyeceği faiz tutarını azaltabilmesini sağlıyor'' diye konuştu.

Çelik, ancak kanunun bu tür bir durumda bankanın risklerini ve uğrayabileceği zararları karşılaması amacıyla tüketiciden kalan anapara tutarının yüzde 2'si oranında erken kapama ücreti alınmasına izin verdiğine dikkati çekti.

Çelik, ''Örneğin, aylık yüzde 1,30 faiz oranı ile 100 bin lira kredi kullanan ve bugüne kadar 20 bin lira anapara ödemesi yapan bir tüketici, bugün yüzde 0,90 ile yeni bir kredi kullanarak eski kredisini kapatmak isterse, 80 bin lira anapara tutarına ilave olarak bunun yüzde 2'si olan 1.600 lirayı da ödemesi gerekiyor. Bu tüketici bugün itibariyle bu 1.600 lira erken ödeme ücretini ödemekle birlikte, ileriye dönük olarak ödeyeceği faiz oranını yüzde 1,30 dan yüzde 0,90'a indirmiş oluyor'' bilgisini verdi.

Sonuç olarak konut kredisi yeniden yapılandırılırken erken ödeme ücretinin, yeni kredinin dosya masrafları ve her iki kredinin faiz oranı arasındaki farka göre bir hesaplama yapılması gerektiğini ifade eden Çelik, bu hesaplama sonucunda lehe bir durum ortaya çıkıyorsa kredinin yeniden yapılandırılmasının faydalı olacağını söyledi.

Her Tüketici Kendi Özel Durumlarına Göre Hesaplama Yapmalı

Yeniden yapılandırmadaki en önemli etkenlerin eski kredinin faiz oranı, kalan vadesi, erken ödeme ücreti, yeni kredinin faiz oranı ve dosya masrafı olduğuna dikkati çeken Çelik, ''Bunları bir hesaplama tablosuna yerleştirip, sonuç olarak krediyi yapılandırmanın lehe bir durum getirip getirmediği görülmeli. Tüketicinin lehine bir durum oluşuyor ve cebinden çıkacak toplam tutar azalıyorsa yapılandırmanın gerekli olduğunu söyleyebiliriz'' dedi.

Konut Kredisi Hesaplaması Yapılarak Yapılandırmaya Karar Verilmeli

'Yapılandırmada tek bir faiz oranı doğrudur'' denilemeyeceğini belirten Çelik, mevcut kredi, faiz oranının yüzde 1,50'si ise yüzde 1,30'un doğru bir oran olabileceğine işaret etti.

Çelik, ''Mevcut faiz oranınız yüzde 1,10 ise yüzde 0,95 sizin için doğru bir oran olabilir. Doğru oran mevcut kredinin faiz oranı, erken kapama ücreti, kalan vade, yeni kredinin dosya ücretine göre değişiklik gösterebilir. Yüzde 1,30 oranının altında kredi kullanmış olanlar için özel bir durum bulunmuyor. Hangi orandan kredi kullanmış olursanız olun, kredi faiz oranlarındaki düşüş size avantaj sağlıyor olabilir. Bu nedenle belirtilen konut kredisi hesaplamayı tüm tüketicilerin kendi özel durumlarına göre yapmalarında fayda var'' şeklinde konuştu.

Konut Kredisi Faiz Oranları Bir Miktar Daha Düşecek

Çelik, kredi faiz oranlarının genel ekonomik aktivite ve nihayetinde Merkez Bankasının para politikasına dair aldığı kararlar neticesinde değiştiğini ifade ederek, ''Faiz oranlarındaki genel bir düşüş doğal olarak konut kredisi faiz oranlarına da yansıyacaktır. Önümüzdeki dönemde faiz oranlarının ufak da olsa bir miktar daha geri gelebileceğini tahmin ediyoruz'' dedi.

Kalan Vade Ne Kadar Uzunsa Yeniden Yapılandırma O Kadar Avantajlı

Kredinin yeniden yapılandırılmasında kalan vadenin etkisinin önemli olduğunu belirten Çelik, şunları kaydetti:
''Kalan vade örneğin iki ay ise, iki ay için yüzde 2 erken ödeme ücreti ve üzerine ilave bir dosya masrafı ödenmesi anlamsız olacaktır. Kalan vade ne kadar uzunsa, yeniden yapılandırma sayesinde elde edilen avantaj da o kadar fazla olur.

Aynı bankada yeniden yapılandırma yapılabiliyorsa elbette daha avantajlı. Halihazırda gayrimenkul üzerinde söz konusu bankanın ipoteği olduğundan tekrar bir tapuda işlem gerekmeyecek. Ancak başka bir banka ile yeniden yapılandırma yapılıyorsa eski bankanın ipoteğinin kaldırılması ve yeni bankanın ipotek koyması gerekecek ve bu işlemler için tapuda ödenecek harçlar ilave bir maliyet unsuru olacak. Ayrıca bankalar bazı durumlarda kendileri krediyi yeniden yapılandırdıklarında bunu bir erken ödeme gibi görmemekte ve erken ödeme ücreti talep etmemektedir. Bu da önemli bir avantaj sağlayacaktır.''

Eline Toplu Para Geçen Kredisi Erken Kapatmalı mı?

Çelik, eline toplu para geçen bir tüketici için kredinin kapatılmasının doğru olacağını ifade etti. Bu para bankaya mevduat olarak konulduğunda faiz geliri elde edilebileceğini, ancak konut kredisi için ödenen faiz miktarının her zaman daha yüksek olacağını vurgulayan Çelik, ''Bugün itibariyle konut kredilerinin yıllık maliyet oranı yüzde 12'ler civarında. Elinize geçen toplu parayı başka bir yerde değerlendirip, yıllık yüzde 13 getiri elde edemiyorsanız, bu parayla konut kredinizi kapatmanız daha iyi olacaktır'' tavsiyesinde bulundu.
Mevcut kredinin erken ödeniyor olması nedeniyle kalan anapara borcunun yüzde 2'si tutarındaki erken ödeme ücretine, yeni kredinin dosya açma ücretinin de ekleneceğini hatırlatan Çelik, ''Ayrıca yeniden yapılandırma farklı bir banka üzerinden olacaksa tapuda eski bankanın ipoteğinin kaldırılması ve yeni bankanın ipoteğinin konması da ilave bir maliyet anlamına gelecektir'' dedi.

Çelik, ancak halihazırda ödenmeye devam edilen kredinin faiz oranı ile yeni alınan kredinin faiz oranı arasındaki fark yeterince büyükse, tüm bu ek masraflara rağmen yeniden yapılandırmanın daha avantajlı olacağını da sözlerine ekledi.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.